Ana SayfaGüncel Haberler2 bin yıldır hala...

2 bin yıldır hala ayakta

İç savaşla birlikte yüz binlerce kişinin yaşamını yitirdiği Suriye’de insanlığın mirası olan tarihi eserler de yerle bir edildi. Bunlardan biri de Necm Kalesi. Minbic özgürleştirilince yaklaşık 2 bin yıllık tarihi olan kale, daha büyük bir tahribattan kurtuldu.

Son 5 yıl içerisinde Suriye’de yaşanan savaş, sadece yüzbinlerce insanın ölümüne neden olmadı. Her biri dünya mirası olan, arkeolojik kazıları tamamlanmadığı için haklarında yeterince bilgi bulunmayan tarihi mekanlar ve eserler de yok oldu. Çeteler, taşınabilir eserleri çaldı, taşınamayanları da yerle bir etti.

Yağmadan nasibini alan, ancak stratejik öneme sahip olduğundan olsa gerek, havaya uçurulmayan tarihi mekanlardan biri, Halep Vilayetine bağlı Minbic kenti sınırları içerisinde Fırat Nehri’nin yanı başındaki Necm Kalesi.

Sürekli el değiştirdi

21 Ocak 2014’te DAİŞ, Minbic’i ÖSO’dan alınca, kaleye ağır silahlar yerleştirdi. Daha önce okçuların kullandığı dar pencereleri, doçka silahının yerleşebileceği büyüklükte mevzilere dönüştürdü. Bazı odaları delerek tuvalet ve banyo yaptı. Kalenin zeminindeki gizli geçitlerde kompresör ile kazı yaptı. Rivayete göre kalenin ikinci katından kayalar oyularak zemine doğru inen ve şimdilerde aşınmış, kaygan bir hal alan dik merdivenlerden Fırat Nehri’nin altına doğru açılan gizli bir güvenlik geçidi bulunuyor.

Necm’in kurtuluşu

23 Temmuz 2016 tarihinde Minbic Askeri Meclisi, kentle birlikte kaleyi de kurtardı. Böylece daha ağır bir tahribat önlenmiş oldu. Kalenin hemen önündeki güvenlik kulübesinde hala savaşın izleri var. DAİŞ, her ne kadar kaleyi havaya uçurmamış olsa da, Necm Kalesi Köyü sınırları içindeki tarihi mezarlıkta bulunan 2 tarihi yapıyı yerle bir etmiş. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Necm Kalesi’ni yeniden ziyaret etmek mümkün.

Yüzyıllara dayandı

Tarihi kalenin ilk olarak Milattan Önce (M.Ö.) 100’üncü yıllarda Roma döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Perslerle savaşların yaşandığı bölgede, daha sonra Abbasiler hakim olmuş. Kalenin, daha sonra da Eyyubilere geçtiği ve Selahaddin Eyyubi’nin torunlarından Ebu Feth Ebu Mensur Giyasettin El Melik El Zahir Qazîibn Selahaddin Yusuf ibnEyyub’ün kaleye hükmettiği biliniyor. Bir dönem Mensuriye isimiyle anılan kaleye, daha sonraları Necm Kalesi denilmeye başlandı. 13-14’üncü yüzyıllarda Moğol istilası ile birlikte Necm Kalesi de büyük zarar görür. Osmanlı ise bütün çabalarına karşın kaleyi ele geçiremedi.

Abdurrahman Gök /Minbic

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un

Alevilikte Ramazan Ceminin varlığı tartışması!

Türkiye Alevi Federasyonu, bazı cemevlerinde gerçekleştirilen "Ramazan Cemi" uygulamasına karşı çıkarak, Aleviliğin kendi inanç ve ritüellerine sahip bağımsız bir yol olduğunu vurguladı ve Ramazan Bayramı ile oruç uygulamalarının Alevilikte yer almadığını belirtti.
spot_img