Ana SayfaGüncel HaberlerHDP: Dersim garnizona dönüştürülüyor!

HDP: Dersim garnizona dönüştürülüyor!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Alican Önlü ve Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Herkes için Adalet” kampanyası kapsamında Dersim’e gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

İki hafta süren ziyarette halkın sorunlarını ve çözüm önerilerini dinlediklerini belirten HDP’li Önlü, iktidarın baskı, şiddet, gasp, tecrit ve KHK’lerle ülkeyi krizlere sürüklediğini söyledi. İktidarın bu uygulamalarından en çok etkilenen yerlerden birinin de Dersim coğrafyası olduğunu dile getiren Önlü, toplumun her alanında adaletsizlik yaşandığını ifade etti.

‘DÜŞMANLIK HUKUKU SÜRDÜRÜLÜYOR’

Dersim coğrafyasının uzun bir süredir yapılan kalekol, gözetleme kuleleri, arama noktaları ile garnizona büründüğüne dikkat çeken Önlü, “Kentte her şey vali tarafından tekçilik anlayışla yürütülmektedir. Atanan valiler bir kentin mülki amiri gibi değil, AKP ve MHP’nin kadrosu gibi davranmaktadır. İldeki kamu kuruluşları, halkın yararına değil, iktidarın yan kuruluşları gibi kullanılmakta. Partimize karşı da düşmanca bir şekilde yönetmektedir. Saray ittifakının düşmanlık hukukunun yereldeki sürdürücüsü konumundadır” diye konuştu.

‘ASİMİLASYON VE YOZLAŞTIRMA HEDEFLENİYOR’

Cemaatlerin kamu kurumlarında kadrolaştığını söyleyen Önlü, Dersim’de asimilasyon ve yozlaştırma politikalarına değindi. Önlü, şunları söyledi: “Türkiye ve bölgede bu rejimin en fazla saldırdığı, en çok tahrip ettiği alan, kadın alanıdır. Dersim’de de aynı şekilde kayyum atandığında ilk gasp ettiği kadın kurumları oldu. Bir yılı aşkındır Gülistan Doku bulanamıyor. Neden? Kaybolmadı, kaybettirildi. Bunun üzerinden kadınlara mesaj verilmek isteniyor. Tüm bu antidemokratik uygulamalara karşı hiç bir hukuki araştırma, soruşturma açılmış değil. Bir ilçeyi tümüyle fişleme, kadın cinayetleri, tecavüz, çocuk istismarı, mera yasağı, yasaklı bölgeler, en demokratik hak olan eylem ve etkinlikler yasaklanması gibi birçok anti demokratik uygulama var. Yozlaştırma ve asimilasyona karşı dava açılmazken, demokratik tepkisini gösterenlere cezalar veriliyor.”

‘ÜRETİMDE BİLE AJANLAŞTIRMA KISTAS!’

Mera yasakları ve usulsüz ihalelerle hayvancılık ve yerel ürünlerin üretilmesinin engellendiğini dile getiren Önlü, “Üretimde bile en temel kıstas ajanlaştırma oldu. Kendilerine biat ettirmek istiyorlar. 90 yıldır bu inanca karşı asimilasyon, yok sayan politikalar uygulanıyor. Bunun en bariz şekli de Alevi köylerine cami yapılması, çocukların zorla İmam Hatip liselerine gönderilmesi oldu. Son dönemde karakollardan Alevi köylerinde ezan okutuluyor. Bu hem Alevi inancına hem de İslamiyet’e saygısızlıktır. Dersim’de karşılaştığımız en temel sorunlardan biri de koruculaştırma. En çok kadınlara dayatılıyor” şeklinde konuştu.

HDP Milletvekili Kemal Bülbül ise Dersim’deki en büyük sorunlardan biri 1935 yılında çıkarılan Tunceli Kanunu’nun hala yürürlükte olması olduğunu söyledi. Bülbül, “Tunceli askeri harekatın adıdır. Kentin ve coğrafyanın adı Dersim’dir. Bu ad iade edilmelidir” dedi.

‘YEREL ÜRETİMİ YOK EDİYORLAR’

Dersim’de güvenlik politikaları nedeniyle ekolojik bir yıkım yaşandığına değinen Bülbül, yapılan baraj ve HES’lerinde bu politikaların sonucu olduğunu kaydetti. Bülbül, “Dersim bir sanayi kenti değil. Çalışma alanları çok kısıtlı. Korucuların baskıları, mera yasakları, çatışmalar yerel üretimi yok etmeye getirmiştir. Esnaf geçinemez hale gelmiştir. Teşvikler yerel esnafa değil, dışarıdan gelen kimi çete başlarına peşkeş çekiliyor. Yol sorunu var. İlçelere, köylere, kutsal mekanlara giden yollar adete patika. Ama kalekollara giden yollan son derece güzel. Sistematik orman yangınları var Dersim’de. Bilerek ve isteyerek çıkarılıyor. Dağ keçilerine dönük bir katliam söz konusu” ifadelerini kullandı.

NELER YAPILMALI?

Milletvekilleri, iki hafta boyunca yaptıkları ziyaretlerde açığa çıkan sorunlara dair yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“* Dersim’de yürütülen özel savaş politikaları bir an önce sonlandırılmalıdır.

* Devlet dersim halkının dilini, inancını, kültürünü kabul etmelidir.

* Mera yasakları sonlandırılmalı, koruculuk ve ajanlaştırma uygulamalarından vazgeçilmeli, üretime dayalı politikalara ağırlık verilmelidir.

* Yerel esnafa, büyük şirketlerle yarışabileceği adil şartlar oluşturulmalıdır.

* Yasaklı bölgeler kaldırılmalı, hayvancılık, arıcılık ve tarımla uğraşan köylüye yönelik destekleyici yeni politikalar geliştirilmelidir.

* İnanç yerleriyle ilgili kararlar, inanç topluluklarının rızası alınarak gerçekleştirilmelidir.

* Güvenlikçi politikalara aktarılan kaynaklar, Dersim halkına ayrılmalıdır.

* Yerel yönetimlerimize de önemli bir sorumluluk düşmektedir. Geçmiş dönemde bu halkın dilini, kültürünü ve inancını tahrip eden kayyımın yarattığı tahribatlar ortadan kaldırmalıdır.”

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img