Süleyman Dedem… Geçmiş bin yıllık geleneğin, kadim kültürümüzün, inancımızın, ozanlarımızın, pirlerimizin, bilge insanların son taşıyıcılarından… Büyük tevazu sahibi, lokmasını, aşkını, sevdasını, tüm varlığını özüyle paylaşan, yolumuza hizmete ömrünü adayan sevgili pirim…
Baba Mansur erenlerimizin kutlu evlâdı, gönüller sultanı, ozanım, dedem, büyüğüm… Her daim görüşüp sohbet ettiğim, muhabbetinden her daim yararlandığım yeri doldurulamayan can insan, turap insan, bilge insan… Yerin erenlerin yurdudur… Devrin daim, devrin asan, menzilin mübarek olsun… Yaptığın hizmetler sonsuza kadar gönüllerde yanan çerağların olsun… Çok üzgünüm…
Süleyman Metin Dedem sen; yolumuzun gülen, düşünün, her daim hizmet için yarışan eşi bulunmaz yol rehberisin…
Çok sevgili yol önderimiz baban Veyis Dedemizden aldığın mirası yaşatıp toplumumuza çok güzel aktarıp bu konuda da örnek oldun…
Sen tüm varlığınla, kişiliğinle, yazılarınla, sohbetlerinle, her daim bizlere önder olmaya devam edeceksin…
Acımız çok büyük, mirasına sahip çıkanlara aşk olsun… Alevi – Bektaşî Öğretisini bozmadan, yozlaştırmadan, asimile etmeden, çıkara alet etmeden yaşayan ve yaşatanlara ne mutlu…
Aslına ihanet etmeden, menfaat beklemeden bu inanca hizmet edebilenlere ne mutlu…
Sana elveda demek çok zor…
Uğurlar olsun gül yüzlü dedem, uğurlar olsun…
Erenlerimiz yar ve yardımcın olsun…
Yerin onların yeri ve yurdudur… Menzilin mübarek olsun… Gönülden inandığın evrenin direği ve gönül gözü olan Fatıma Ana elinden tutsun…
Sevgili adaşım Ayhan Aydın ile iki sene Ahi Evran kütüphanesinde birlikte hak ve hakikat yolumuz a hizmet ettik ki benim asıl amacım o kütüphane de dört kapı kırk makam kutsal şeriat külliyatini tastamam etmek idi adaşım beni orda keşfetti tabir i caiz ise sırrımı Faş etti alem i zahire isbatetti huu ekber… Kendisine Mehdi hakkında bir sırrı Faş edince kendince eğlendi aşka geldi hissimend oldu… Bu vesile ile kendisine Mehdi hakkında kitap yaz diyimcek yoo benim boyumu aşar daha iyi olanlar var onlar yazsın dedi… Pekte yazan olmadı aslında bizden başka bu sır ve hikmet kapısını zorlayanda yok gibi zira bizim Mehdi anlayışımiz Şii ve Sünni anlayışından çok farklı ki Odman baba Demir sultan a göre bizim bakışımız ki bizim dört kapı kırk makam sultanımız Mehdi kizilbaşbuğtürk Odman baba Demir sultan sır ve velayet kuvveti ile zuhur edecek ki Odman babanin ikinci gelişi sayın isterseniz.. adaşım bunu idrak etmeli idi o yüzden ona teklif ettim Mehdi kitabı yaz diye… Gelelim tam bu demde Süleyman metin dedeye ki ona selam olsun her iki cihanda ki ikimiz bir ara dört kapı kırk makam sohbeti ettik ve konu Mehdi ve marifet sırrına gelincek dedi ki: bizim içimizden bir marifet ehli çıksa Türkiye şahlanirdi yani Mehdi zuhur etse demek istedi ki bu vesile ile Mehdi bizden geleceği yine aşikar oldu ki o dört kapı kırk makam sultanımız Mehdi kızılbaşbuğtürk olarak zuhur edecek ki şah İsmail bu sırrı Faş etti o yüzden yavuz bunu hazmedemedi harekete geçti hile ve tuzak ile melhame i sıffiyn eyledi ki önce muaviyede Aliye bunu yaptı Ali dedi ki cahil dostum olacağına akıllı düşmanım olsun… Cümle sırlar bize ayan bizde Faş olur vesselam u darusselam der pir gerçek veli sirnamesi huu ekber…
Alevi Mehdioğulları:
Odman babanın sadık muhibleriyiz ve miskin abdal Horasan tembelleriyiz Huu Ekber… 😎👍🌹🍀