Pazartesi, Ocak 5, 2026

İnkara Karşı Hakikat, Savaşa Karşı Barış

“İnkârın, asimilasyonun ve ayrımcılığın son bulduğu; inancın hiçbir otorite tarafından baskılanmadığı, halk iradesine ve toplumsal çeşitliliğe saygının esas alındığı bir Türkiye istiyoruz.”

Cemevlerinin hâlâ “tanımsız” bırakılmadığı, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının pazarlık konusu yapılmadığı, kimsenin kimliğinden, inancından ya da dilinden dolayı ötekileştirilmediği bir ülke istiyoruz. Ayırımsız tüm halklar bu kadim toprakların paydaşıdır; birbirinin yoldaşı, birbirinin kardeşidir.

Çünkü biz biliriz ki: “Hakk, güçte değil; halkın vicdanındadır.” Adaletin talimatla değil hukukla işlediği; emeğin kutsal sayıldığı, sömürünün suç olarak görüldüğü bir ülke istiyoruz.
Rızalığın esas alındığı, ikrarın baskıyla değil özgür iradeyle verildiği, adaletin bir gösteriye değil, hakikatle yüzleşmeye dönüştüğü bir düzen istiyoruz.

Savaştan, nefretten ve inkârdan beslenen anlayışlara karşı; barışı, birlikte yaşamı ve halkların kardeşliğini savunuyoruz.

2026 yılında Alevilerin, Kürtlerin, emekçilerin, kadınların ve gençlerin
eşit, özgür ve onurlu yaşadığı bir ülke için inançla, kararlılıkla ve umutla
mücadele etmeye devam edeceğiz.

Tüm dünyaya barış ve demokrasinin egemen olmasını diliyor, savaşların, inkârın ve sömürünün son bulmasını, halkların eşit, özgür ve onurlu bir şekilde yaşamasını diliyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları