DAKME Eşbaşkanı Alişan Tekin, Dortmund Alevi Kültür Merkezi’nin yalnızca bir bina değil, halkın evi ve inancın merkezi olduğunu vurguladı. Almanya’da inanç, kültür ve anadil eksenli önemli çalışmalar yürüten DAKME, 1993 yılında Sivas Katliamı sonrası kurulan bir dernek olarak dikkat çekiyor. Tekin, DAKME’nin kuruluş sürecinde üç kişinin, Ali Dağdeviren, Kal Fırat ve Hevalcan’ın tüzük çalışmalarını yaparak altyapıyı oluşturduğunu belirtti ve derneğin adının daha sonra Almanya’daki toplumsal koşullara uyum sağlamak amacıyla değiştirildiğini ifade etti.
Tekin, yıllar içinde eski dergâhın yetersiz kalması üzerine sekiz yıl önce mevcut binanın alındığını belirterek, bu sürecin halkın katkılarıyla gerçekleştiğini söyledi. DAKME’nin kapılarının herkese açık olduğunu vurgulayan Tekin, toplumsal dayanışma anlayışının önemini anlattı. Ayrıca, DAKME’de cemler, semah, bağlama ve anadil kursları gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Tekin, anadil kaybı tehlikesine dikkat çekerek, genç nesillerin bu dili konuşabilmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti.
Kuzey Ren-Vestfalya Kültür Bakanı Ina Brandes’in DAKME’yi ziyaret ettiğini de aktaran Tekin, bu görüşmede bakanın kurumun projelerine akademik destek verebileceğini belirttiğini söyledi. Dortmund’da yaklaşık 55 bin Alevinin yaşadığına dair veriler olduğunu, ancak derneğin sadece 400 üyesi bulunduğunu hatırlatan Tekin, üye sayısının artış göstermesine rağmen daha fazla katılım için meclis tipi bir örgütlenme modelinin tartışıldığını kaydetti.
DAKME’nin herkes için açık bir mekân olduğunu vurgulayan Tekin, sadece sağcı ve ırkçı anlayışlara kapalı olduklarını belirtti. DAKME, inancın, kültürün, anadilin ve toplumsal dayanışmanın yaşatıldığı bir merkez olarak çalışmalarına devam ediyor. Tekin, “Bu bina sadece dört duvar değil; geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir” diyerek DAKME’nin önemini bir kez daha ifade etti.