Mehmet Seyitalioğlu, Hızır’ın toplumsal dayanışma ve manevi değerlerle örülü bir kültürün sembolü olduğunu vurguladı. Alevi inancında kutsal kabul edilen Hızır ayının, kurtuluş ve bereketin simgesi olarak görüldüğünü belirtti. Seyitalioğlu, bu dönemde yapılan oruçlar ve cemlerin inanç ve ahlaki değerlerin bir ifadesi olduğuna dikkat çekti.
Hızır ayı, kışın zorlu günlerinin geride kaldığına inanılan bir süreçtir. Bu dönemde lokmalar paylaşılır, ziyaretler yapılır ve dilekler dilenir. Seyitalioğlu, Hızır’ın zor zamanlarda insanların kurtarıcısı olduğuna işaret ederek, “Hızır, yeşillik, bolluk ve bereketin sembolüdür. Dar günlerin kurtarıcısıdır” dedi. Ziyaretlerin, bu anlayışın bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Hızır ayının tarihi ve yapılan hazırlıklar hakkında bilgi veren Seyitalioğlu, “Hızır ayı, Rumi Takvime göre genellikle Ocak sonu ve Şubat ortalarına denk gelir. Ceme katılanlar, yanlarında lokmalarını getirir ve niyazlarını yapar. Katılımcılar arasında oruç tutma zorunluluğu yoktur; herkes kendi isteğiyle oruç tutar” diye belirtti.
Seyitalioğlu, Hızır’ın hayatın her alanında varlık gösterdiğini ve en çok harman zamanı ortaya çıktığını vurguladı. Hızır’ın toplumsal bir değer taşıdığını ifade eden Seyitalioğlu, “Birbirimizin Hızırı olmalıyız. Rojava’daki zorluklara karşı duyarlılık göstererek, oradaki insanlar için dua etmek ve yardım göndermek Hızır kültürünün bir parçasıdır” şeklinde konuştu.