Çarşamba, Şubat 4, 2026

30 Ocak Anlaşması ve entegrasyon takvimi |

30 Ocak’ta DSG ile Şam hükümeti arasında uzlaşıya varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesine yönelik takvim işlemeye devam ediyor. Bu kapsamda dün İçişleri Bakanlığı’na bağlı güçlerden oluşan bir grup Qamışlo’ya giderek DSG’ye bağlı İç Güvenlik Güçleri ile bir toplantı gerçekleştirdi.

ÖZETLE: Şam yönetimine bağlı güçlerin 16 Ocak’ta Rojava’ya yönelik başlattığı kuşatma ve 24 Ocak’ta ilan edilen ateşkes sürerken, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Şam hükümetiyle yaptığı görüşmenin ardından 30 Ocak’ta açıklanan kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması için takvim başladı. 2 Şubat’ta Haseke’ye, 3 Şubat’ta ise Qamışlo’ya giren İçişleri Bakanlığı’na bağlı güçlerden oluşan 100-125 kişilik grup, DSG’ye bağlı İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) ile toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından açıklama yapan Haseke Vilayeti İç Güvenlik Kuvvetleri Direktörü Merwan el Ali “Bu koordinasyonun çatışmaları ortadan kaldıracağına inanıyorum. Önümüzdeki günler kesinlikle barışı getirecektir” diye konuştu.

Anlaşmanın TAM METNİ | DSG: Entegrasyon için mutabakata varıldı

18.03 – ŞARA VE BARRACK GÖRÜŞTÜ

Suriye geçici hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ile ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlığındaki Amerikan heyeti Şam’da görüştü. Görüşmeye geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Esad Şibani’nin de hazır katıldığı ve “bölgedeki son gelişmeler ile tarafların ortak ilgi alanına giren meselelerin” ele alındığı bildirildi.

16.53 – HASEKE VE QAMIŞLO’DA ENTEGRASYON SÜRECİ BİR AY SÜRECEK

DSG ile Suriye geçici hükümeti arasında varılan anlaşmanın hayata geçirilmesi süreci 2 Şubat’ta başladı. Haseke ve Qamişlo’ya İçişleri Bakanlığı’na bağlı heyetlerin gelmesiyle entegrasyon süreci resmen başlatıldı. Rojava İç Güvenlik Güçleri’nin entegrasyon sürecinin bir ay içinde tamamlanması planlanıyor.

Haseke ve Qamişlo’da entegrasyon süreci bir ay sürecek

16.51 – HASEKE’NİN KÜRT VALİSİ AHMED’E KARŞILAMA TÖRENİ YAPILACAK

DSG ile Suriye geçici hükümeti arasında 30 Ocak’ta duyurulan anlaşma kapsamında DSG’nin Haseke Valiliği için önerdiği Nureddin Ahmed’in Şam’daki temaslarını bitirdiği ve geçici hükümetin Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara’dan resmi onay aldığı bildirildi. Rojava İç Güvenlik Güçleri Haseke’nin Kürt Valisi Nureddin Ahmed’i karşılamak Haseke’nin Dewara Kevoke bölgesinde bir karşılama töreni düzenleyeceği aktarıldı.

16.16 – HEYSA SOR A KURD VE CHANEL 8’DEN 45 TON İLAÇ YARDIMI

Heyva Sor a Kurd, Rojava’nın Qamişlo kentindeki Kalp ve Göz Hastanesi’nde bir açıklama yaptı. Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki Heyva Sor a Kurd ve Channel 8’in, Qamilo’daki Heyva Sor a Kurd birimine 45 ton ilaç gönderdiği belirtilerek, “Tüm ilaçları Cizîr Kantonu Sağlık Komitesi’ne teslim edildi. Bu ilaçlar 6 hastanede ve 20 sağlık kliniğine dağıtılacak” denildi.

Açıklamada ayrıca Kobanî’deki kuşatmaya işaret edilerek, ilaçların Kobanî’ye ulaştırılamadığı ancak bu yöndeki çabaların devam ettiği de aktarıldı.

15.46 – KOBANÎ’DE BİNLERCE KİŞİ YÜRÜDÜ

İki haftadır kuşatma altında olan ve su, gıda, bebek maması, ilaç, elektrik, sağlık hizmetleri gibi hayati önemdeki ihtiyaçların tükenme noktasında olduğu Kobanî’de binlerce kişi yürüyüş düzenledi.

Kuşatmaya rağmen Kobanî halkı, “Devrimimiz onurumuzdur, onurumuzu savunacağız” sloganıyla devrimin kazanımlarını savunmak için yapılan yürüyüş Jina Azad Meydanı’ndanŞehêd Egîd Meydanı’na kadar devam etti. TEV-DEM yöneticilerinden Cahîd Hesen, “Devrimimizin kazanımlarını direnişimiz ve mücadelemizle korumamız gerekiyor. Geçtiğimiz ayın 6’sında kazanımlarımızı tasfiye etmek amacıyla vahşi bir saldırı gerçekleştirildi” dedi.

15.33 – ENKS’DEN ŞAM GÖRÜŞMELERİ AÇIKLAMASI

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS), Mihemed İsmail başkanlığındaki heyetlerinin, 2 Şubat’ta Şam’da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve 3 Şubat’ta geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara ile yaptığı görüşmelere dair açıklama yaptı.

Açıklamada, “Görüşmede ulusal sorunlar, özellikle de Kürt sorunu, savaşın sona erdirilmesi ve yeni Suriye’nin inşası için çözüm mekanizması olarak diyalog ve müzakere yöntemleri ele alındı. ENKS, Kürt siyasi hareketinin kuruluşundan bu yana benimsediği ulusal tutumunu yineledi ve demokratik bir Suriye çağrısı yaptığını, Kürt halkının ulusal haklarının ulusal birlik çerçevesinde güvence altına alınmasını istediğini belirtti” denildi.

Açıklamanın devamında, “ENKS 13. kararnameyi memnuniyetle karşıladı ve bunu olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ayrıca Kürt ulusal haklarının Suriye Anayasası’nda güvence altına alınmasını, ulusal ve dini çoğulculuğu yansıtmasını istedi. Aynı zamanda tüm bileşenler arasında adalet ve eşitliğin sağlanmasını talep etti” ifadeleri yer aldı.

15.15 – KOBANÎ’YE GEÇİŞİNE İZİN VERİLMEYEN YARDIM TIR’LARI DİYARBAKIR’A DÖNDÜ

Kuşatma alındaki Kobanî’ye ulaştırılmak üzere Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Mürşitpınar Sınır Kapısı’na gönderilen 25 yardım TIR’ı gerekli iznin verilmemesinin ardından 6 gün sonra Diyarbakır’a geri getirildi.

İçerisinde battaniye, su, bebek maması, çocuklar için süt, çocuk bezi, kışlık kıyafet, gıda ve temel yaşam malzemelerini içeren yardım TIR’ları Diyarbakır’a geldikten sonra boşaltılarak, yardım malzemeleri depoda istiflendi.

14.04 – HDK: HALKLARIN KARAVANI AKTİVİSTLERİNE CİNSEL İŞKENCE VE DARP UYGULANDI

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Rojava ile dayanışmak için Halkların Karavanı (People’s Caravan) adıyla yola çıkan 29 enternasyonalistin Türkiye’de yaşadıklarına dair X hesabı üzerinden açıklama yaptı.

Açıklamada, “Geri Gönderme Merkezleri’nde ve gözaltı süreçlerinde yoldaşlarımız çıplak arama dayatması, cinsel işkence ve darp dahil ağır kötü muameleye maruz bırakılmıştır. Buna karşı başta ÖHD ve DEM Parti olmak üzere güçlü bir hukuki ve politik dayanışma örülmüş; işkenceye karşı mücadelemiz çok boyutlu biçimde sürmektedir. Aynı dönemde DEM Gençlik Meclisleri’nin çağrısıyla Amed’e gelen Gençlik Delegasyonu da gözaltı, işkence ve sınır dışı saldırılarıyla karşı karşıya kalmıştır. 2 Şubat gecesi yapılan operasyonda 5 yoldaşımız gözaltına alınmış; biri serbest bırakılırken dördü sınır dışı edilmiştir” denildi.

13.37 – BARZANİ’DEN HALKA “ROJAVA” TEŞEKKÜRÜ: BU DURUŞ TARİHİDİR

KDP Başkanı Mesud Barzani, Rojava’ya yönelik başlatılan yardım kampanyasına Federe Kürdistan Bölgesi halkının gösterdiği yoğun ilgi ve destek üzerine bir teşekkür mesajı yayımladı.

Barzani mesajında, “Rojava’daki kardeşlerimiz için yardım toplanması ve destek olunması konusundaki bu sadakatli yaklaşımlarından dolayı tüm sevgili Kürdistan yurttaşlarına çok teşekkür ediyorum. Onların bu duruşu tarihidir; gurur ve takdir kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

13.31 – SOHR: RAKKA’DA KÜRTLERİN EVLERİ YAĞMALANIYOR

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), DSG’nin çekilmesinin ardından Rakka‘ya giren Şam hükümeti güçlerinin yağmalama eylemlerine devam ettiğini açıkladı. Gözlemevi, yerinden edilmiş Kürtlerin evlerine geri döndüklerinde, tüm mobilyalarının, ev aletlerinin ve kişisel eşyalarının çalındığını gördüklerini bildirdi.

Geçici hükümete harekete geçme çağrısında bulunan yurttaşlar, SOHR’a bu olayların münferit olmadığını da ifade etti.

12.41 – KOBANÎ SU DAİRESİ: 14 İÇME SUYU İSTASYONU ÇALIŞMIYOR

Kuşatma altındaki Kobanî’de içme suyu sorunu devam ederken, Kobanî Su Dairesi, Halk Belediyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında konuşan Kobanî Su Dairesi Eşbaşkanı Zozan Xelîl, kente ambargo uygulandığına dikkat çekerek elektrik kesintisi nedeniyle 14 içme suyu istasyonunun çalışamaz durumda olduğu söyledi.

Kent ve ona bağlı köylerin yaklaşık 20 gündür susuz kaldığı belirten Xelîl, bu durumun 500 binden fazla kişinin hayatını tehdit ettiğini belirtti.

12.30 – TTB, KOBANÎ İÇİN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI İLE GÖRÜŞECEK

Türk Tabipler Birliği (TTB), abluka altında bulunan Kobanî’ye geçmek ve orada bulunan sağlık krizini yerinde incelemek için İçişleri Bakanlığı ile görüşecek.

Bakanlık yetkilileri, TTB’ye bugün saat 15.00’da randevu verdi. TTB aynı zamanda Sağlık Bakanlığı’ndan da randevu talebinde bulundu. Ancak bakanlık henüz randevu talebine ilişkin bir geri dönüş yapmadı.

11.55 – KCK: HAKLAR GÜVENCE ALTINA ALININCAYA KADAR SAHİPLENME SÜRMELİ

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı , Rojava’ya yönelik saldırılar ve DSG ile geçici Şam hükümeti arasındaki anlaşmaya ilişkin açıklama yaptı.

Rojava’da bir ateşkes ve anlaşma sağlandığı hatırlatılan açıklamada, “Ancak bu ateşkes ve anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı zaman içinde belli olacaktır. Bu açıdan tüm halkımız ve demokrasi güçleri sürekli duyarlı olmalı; Rojava’da durum tam netleşip Rojava Kürdistanı halkının hakları güvenceye alınana kadar her yerde sahiplenme süreklileştirilmelidir” denildi.

×Rojava Kürdistan halkının direnişiyle omuz omuza olduğunu gösteren Kürdistan’ın 4 parçasındaki ve yurt dışındaki tüm halkımızı ve demokrasi güçlerini tekrardan kutluyoruz. Bu görkemli direniş şunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki; özgücüne dayanan ve birliğini sağlayan bir halk her türlü saldırıyı ve engeli aşarak özgürlüğünü mutlaka kazanacaktır.”

11.07 – 25 YARDIM TIR’I 6 GÜNDÜR SURUÇ’TA BEKLETİLİYOR

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun, kuşatma altındaki Kobanî’ye ulaştırmak üzere hazırladığı 25 TIR’lık insani yardım konvoyunun Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçişine izin verilmiyor. Kobanî için toplanan 25 TIR’lık insani yardım konvoyu, 6 gündür Suruç’ta bekletiliyor.

Battaniye, su, bebek maması, çocuklar için süt, çocuk bezi, kışlık kıyafet, gıda ve temel yaşam malzemelerini içeren yardımları taşıyan TIR’lar Kobanî’ye 10 kilometrelik mesafede olan bir dinlenme tesisinde etrafları bariyerlerle kapatılmış durumda.

10.53 – KOBANÎ’DE SON DURUM

Şam hükümet güçlerinin Kobanî’ye yönelik kuşatması, 16 gündür devam ediyor. DSG ile geçici Şam hükümeti arasında 30 Ocak’ta varılan anlaşma 2 Şubat itibarıyla yürürlüğe girmesine rağmen kentteki kuşatma halen kaldırılmadı.

Kuşatma nedeniyle insani kriz her geçen gün büyürken, kentte ilaç temin edilemiyor, bebek maması ve gıdaya ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Günlerdir süren elektrik kesintileri nedeniyle hastanelerde sağlık hizmeti aksıyor, yurttaşlar ısınma için kullanılan yakıt ve diğer temel yaşamsal ihtiyaçlara ulaşamıyor.

09.34 – AB YÜKSEK TEMSİLCİSİ KALLAS: KÜRTLERİN HAKLARININ KORUNMASI HAYATİ ÖNEMDE

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu (AK) Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Koordinatörlerinin mektubuna yanıt verdi. Kallas, yanıtında Kürtlerin haklarının Suriye’de korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

Kallas, AB’nin Suriye toplumunun tüm çeşitliliğiyle yeniden yapılandırılmasını sağlayan kapsayıcı bir geçiş ve ulusal uzlaşıyı desteklemek için hiçbir çabadan kaçınmayacağını belirtti.

“Barışçıl ve kapsayıcı bir geçiş sürecini destekliyoruz” | Kallas: Suriye’de Kürtlerin haklarının korunması hayati önemde

08.45 – ENTERNASYONALİSTLERDEN 15 ÜLKEDE 51 DAYANIŞMA EYLEMİ

Latin Amerika’dan Avrupa’ya uzanan çok sayıda ülkede gençler ve kadınlar, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokağa çıktı. Kolombiya, Meksika, Şili, Brezilya, Paraguay, Almanya, Fransa, Hollanda, İsviçre, İspanya, İtalya, İngiltere, Katalonya, Polonya ve Portekiz’de yürüyüş ve basın açıklaması gibi farklı eylemler gerçekleştirildi.

YPJ ile Kürt halkının direnişine destek mesajları verilirken, silah endüstrisi ve devletlerin suç ortaklığı protesto edildi.

08.00 – SÎPAN HEMO İLE KAPSAMLI RÖPORTAJ: KÜRTLER ARTIK KENDİNİ YÖNETECEK

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komuta Üyesi Sîpan HemoNûmedya24’e verdiği röportajda, son savaşın bir “meydan muharebesi” değil, “Kürtlerin varlığına yönelik topyekûn bir imha planına karşı verilen bir direniş” olduğunu vurguluyor. Hemo’ya göre anlaşma, Kürtlerin Suriye’de ilk kez siyasi ve idari varlıklarının kabul edilmesini sağlarken; aynı zamanda mücadelenin askeri boyuttan siyasal ve hukuki bir aşamaya evrildiğinin de göstergesi.

Anlaşmanın askeri yapılanmadan iç güvenliğe, valilik sisteminden Kürt dilinin statüsüne kadar birçok somut başlığını ayrıntılı biçimde açıklayan Hemo, “Bu bir zirve değil, yeni bir başlangıçtır” diyerek hem Kürt halkına hem de uluslararası aktörlere net bir mesaj veriyor.

Sîpan Hemo’dan yeni dönem mesajı: Kürtler artık kendini yönetecek

×

4 OCAK’TAN SONRASI: GÖRÜŞMELER, SALDIRI, KUŞATMA, ATEŞKES VE ANLAŞMA

4 Ocak’ta DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu Özerk Yönetim heyeti, Şam’a gitmiş ve 10 Mart Mutabakatı ile ilgili görüşme yapmıştı. Ancak görüşmeler sürerken, geçici Şam hükümeti toplantıyı iptal etmişti.

Bir gün sonra ise, 5 Ocak’ta Şam hükümeti ile İsrail ve ABD heyetleri Fransa’nın başkenti Paris’te görüşmüş ve 6 Ocak’ta da Şam hükümetine bağlı gruplar Kürt nüfusun yoğun olduğu Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılara başlamıştı.

Halep saldırısı sonrasında ilan edilen ateşkese rağmen, Şam hükümetine bağlı güçler, 16 Ocak’ta Halep’in doğusundaki Dêr Hafir’ı hedef almış ardından da Tabka ve Rakka’ya saldırı başlatmıştı. 

Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, 18 Ocak’ta varılan bir mutabakatla, tüm cephelerde ateşkes ilan edildiğini ve DSG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve siyasi-idari adımları içeren 14 maddelik bir çerçeve üzerinde uzlaşıldığını ileri sürmüştü.

DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi aynı gün yaptığı açıklamada, “Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için Dêrazor ve Rakka güçlerini Hesekê bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Bizler bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Ardından 19 Ocak‘ta Abdi, Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasında Şam’da bir görüşme gerçekleşmiş ancak olumsuz sonuçlanmıştı.

Görüşmeye katılan YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrin, “Bize ‘Hesekê ve Kobani’yi derhal boşaltın, silahları bırakın ve orduya tek tek katılın’ dediler. Bunu bir oldu bittiye getirmek istediler ki belli ki önceden planlanmıştı. Bu teslimiyet dayatmasını kabul etmedik” demişti.

Şam’daki görüşmeye katılan Rohilat Efrîn ayrıntıları anlattı: Teslimiyet dayatıp oldu bittiye getirmek istediler, reddettik

ABD’nin arabuluculuğu sonrası 20 Ocak’ta 4 günlük ateşkes ilan edilirken, Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 22 Ocak’ta Erbil’de Tom Barrack ve CENTCOM yetkilileriyle görüşmüştü.

Barrack, görüşmenin 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ele alındığını ve tarafların ateşkesin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını duyururken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la da ateşkes konusunda görüştüklerini açıklayan Abdi ise “Mevcut ateşkesi korumak ve gerçek bir entegrasyonu sağlamak için tüm imkânlarımızla ve ciddi bir şekilde çalışacağız” demişti.

Şam hükümeti ve DSG, 24 Ocak akşamı yaptıkları açıklamalarda, ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurmuştu.

Mazlum Abdi ile İlham Ahmed geçici Şam hükümetiyle 27 Ocak’ta Şam’da bir görüşme daha gerçekleştirmişti. Heyet, 29 Ocak’ta ikinci kez Şam‘a gitmişti.

Bu görüşmenin ardından 30 Ocak’ta DSG tarafından, geçici Şam hükümetiyle “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkes sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığı açıklandı.

30 Ocak’ta açıklanan kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması için takvim başladı. 2 Şubat’ta Haseke’ye, 3 Şubat’ta ise Qamışlo’ya giren İçişleri Bakanlığı’na bağlı güçlerden oluşan 100-125 kişilik grup, DSG’ye bağlı İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) ile toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından açıklama yapan Haseke Vilayeti İç Güvenlik Kuvvetleri Direktörü Merwan el Ali “Bu koordinasyonun çatışmaları ortadan kaldıracağına inanıyorum. Önümüzdeki günler kesinlikle barışı getirecektir” diye konuştu.

DSG: Askeri ve idari güçlerin entegrasyonu için mutabakata varıldı

Kaynak: numedya24.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz