Alevilerden tepki: Cemevleri ibadethane, kültürel tesis olamaz!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yeni yönetmeliğiyle cemevleri, imar planlarında “kültürel tesis” olarak tanımlandı. Bu düzenleme, Alevi yurttaşlar tarafından cemevlerinin ibadethane statüsünde tanınmamasına yönelik bir tepki olarak değerlendirildi. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın görüşleri doğrultusunda yapılan bu tanımlama, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerini göz ardı eden bir adım olarak görüldü.

Alevi yurttaşlar, cemevlerinin kendileri için en önemli inanç ve ibadet yeri olduğunu belirterek, yeni düzenlemeye karşı çıktılar. Sultan Toprak, cemevlerinin Aleviler için ibadethane olduğunun altını çizerek, burada tüm dini ritüellerin yerine getirildiğini ifade etti. Toprak, Alevilerin devletin desteği olmadan kendi inançlarını yaşamak zorunda kaldığını vurguladı.

Fatma Kıllı ise inançlarına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, cemevlerinin Alevi inancının merkezleri olduğuna işaret etti. Kıllı, özellikle Munzur Gözesi gibi önemli inanç mekanlarının kirletilmesine ve yanlarına mescit yapılmasına karşı çıktığını belirtti. Kıllı, “Bizim inancımıza dokunulmasın” diyerek, Alevilerin geri planda bırakılmasına karşı duracaklarını dile getirdi.

Hidayet Güneş, yapılan düzenlemenin ayrımcı bir politika olduğunu belirterek, cemevlerinin diğer inanç merkezleriyle aynı statüde tanınması gerektiğini savundu. Güneş, devletin din ve ibadet alanlarına müdahale etmemesi gerektiğini vurgulayarak, Alevilik gibi inançların da eşit haklara sahip olması gerektiğini ifade etti.

Elif Şimşek de, Alevilerin cemevlerini ibadet yeri olarak tanınmasını istediğini belirterek, eşit yurttaşlık taleplerinin önemine dikkat çekti. Alevi yurttaşların sesinin bir bütün olarak duyulması gerektiği vurgulandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

[haber_teaser slug="haber-icerik-manset"]