Türkiye Ramazan ayına ve ardından gelecek bayrama hazırlanırken, bu ay boyunca alınan önlemlere ve sosyal mesafe çağrılarına ne kadar uyulacağı koronavirüs salgınının Türkiye’deki gidişatı açısından kritik olacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, gelinen noktada salgında yatay seyre geçmeye başlandığını belirtmiş ve Ramazan ayında tedbirlere en üst düzeyde uyulduğu takdirde bayram sonrasında normal hayata geçişi hedeflediklerini söylemişti.
“On bir ayın sultanı” olarak bilinen Ramazan ayı teravih namazlarıyla, toplu iftar sofralarıyla ve zengin gelenekleriyle şu dönemde salgınla mücadele amacıyla alınan önlemlerin gerektirdiğinin aksine insanların bir araya gelmesini ve paylaşımın artırılmasını öngörüyor.
Ancak gerek bilim insanları gerekse ilahiyatçılar, bu sene insanların her zamankinden farklı bir Ramazan ayı geçirmesini zaruri gördüklerini ifade ederek, insanların bir araya gelmesini önleyecek önlemlerin yaşamsal öneme sahip olduğu noktasında birleşiyor.
Video izle 03:13 Halk sağlığı uzmanları: Ramazan salgında kırılma noktası olmamalı
DW Türkçe’ye konuşan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Sarp Üner, salgının tam anlamıyla kontrol altına alındığının henüz söylenemeyeceğini belirtiyor. Dr. Üner, “Eğer tedbirlere tam uyulursa eldeki sınırlı verilerle yapılan projeksiyona göre Mayıs’ın ilk haftası gibi zirveye ulaşılması, sonra da bir süre belli düzeyde salgının devam etmesi öngörülüyor. Bu nedenle inşallah Ramazan ayı sonunda, bayramda daha iyi günlere kavuşuruz” öngörüsünü paylaşıyor.
“Bu Ramazan ezberleri bozmamız gerekiyor”
Tevfik Özlü
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü ise, DW Türkçe’ye değerlendirmesinde, bu ay süresince her türlü bir araya gelmenin riskli olduğunun altını çizerek, “Bu Ramazan ezberleri bozmamız gerekiyor” diyor.
Alınan önlemlere dikkat edilmemesi ve insanların bir araya gelmesi durumunda bu ay enfeksiyon riskinde artışın söz konusu olabileceği uyarısında bulunan Özlü, önümüzdeki bu dönemin Türkiye için neden önemli olduğunu şu sözlerle anlatıyor: