Songül Tunçdemir “yalnız değilmiş”

Alevi hareketinde uzun yıllardır emek veren Songül gözaltına alınarak, Malatya’ya gönderilmiş. Haber ajanslara düştüğünden beridir bakıyorum; “Aleviler, yıllarını emeğini, işini, aşını Alevilere hizmet için vermiş bir arkadaşa nasıl sahip çıkacak” diye.

Tek tek yöneticilerin sayfalarını taradım sosyal medyada.

Başkanların!

Yöneticilerin!

Adımıza karar verenlerin.

Şimdiye kadar ses, seda yok.

Olanında içi de, dışı da boş…

Söylemekte sakınca yok, içi ve dışı boş olanın varlığı da boş!…

Sevdiğim bir dostum var, arada tartışmalar çığırından çıkınca sorardı “Fatih İstanbul’u kuşatırken kiliseler neyi tartışıyordu?” diye. “İstanbul kuşatma altındayken İstanbul’daki kiliselerde ‘Melekler, erkek mi, kadın mı’ tartışması yapılıyormuş” derdi.

Sosyal medayada bazı Alevi gruplarına, whatsapp gruplarına baktım. En ‘akıllıları’ “Söngül Tunçdemir gözaltına alındı” haber paylaşımından sonra “Kuran’da Hızır var mı yok mu” tartışması yapıyor.

“Melekler erkek mi kadın mı” tartışması yapanların nesli İstanbul’da tükenmek üzere. Birkaç yüz bin Ermeni ve Rum kaldı. Aleviler yok edilirken, Alevilik neyin neresinde diye bir birini yiyenlere hatırlatmak gerekir ki;

Hızır Kuran’da olsa ne olur, olmasa ne olur.

Ha diyelim ki Hızır Kuran’da var, Songüllere, Zeyneplere, Velilere…  Ne hayrınız oldu!

Ha diyelim ki yok, yine Songüllere, Zeyneplere, Velilere…  Ne yardımınız dokundu!

Uzun zamandan beridir, devlet ve iktidar kendince suçlar üreterek Alevileri hedef almakta, kurum yönetici ve üyelerini tutuklayarak Alevilere gözdağı vermektedir. Suni gündemler etrafında Alevileri bir biriyle tokuşturmakta, ayrılıkların derinleştirilmesi için her fırsatı kullanılmakta.

TV10’nun hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın kapatılmasıyla başlayan süreç, YOL TV’nin yayınlarının devre dışı bırakılması, PSAKD yöneticilerinin tutuklanmasıyla devam etti. Birçok yerde de Alevi kurum temsilcileri uydurma gerekçelerle gözaltına alınırken en son Songül’e ve PSAKD Antalya şube yöneticisi Gürbüz Deniz  kadar geldi.

“Ağacın içindeki kurtlarda buna çanak tutmakta.”

Utanmazlık ve ahlaksızlık “Kayum hızırdır” diyecek kadar alenileşmekte, artık asimilasyon kelimesi, izahata yetmemekte.

Yarın kimlerin hedef haline getirileceği ise bilinmemekte.

Zeynep Yıldırım’ın annesinin nöbeti cemevinde devam ediyor Kezban Bektaş kızının değil, cemevine saldırıp yakanların tutuklanması gerektiğini söylüyor. Kim dinliyor!

Alevileri kurumları duyuyorlar mı?

Merak etme hakkımı kullanarak soruyorum; neyi, kimi, niye bekliyorsunuz.

Şükrü Yıldız
Şükrü Yıldızhttps://sukruyildiz.de
Şükrü Yıldız, Alevi Gazetesi yazarıdır. Alevilik, demokrasi, laiklik ve toplumsal mücadele üzerine köşe yazıları kaleme almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Alevi oyları Demirtaş’a

Bin cefalar etsen almam üstüme oy Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Gış ola bağlana yolların dostum dostum (Pir Sultan)Görünen o ki cumhurbaşkanlığı seçimleri...

HDP ve Aleviler

Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa Yazılan gelirmiş her daim başa Beni hasret koydun kavim kardaşa Katip arzuhalim yaz yare böyle Sivas katliamının 21. yıldönümü. Acının ateşle eşleştiği...

Yokluk zamanının ortakçılığından, Varlık dünyasının kavgasına

“Hikmet-i dünyâ vü mâfîhâ bilen ârif değil. Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfîhâ nedir.” Fuzuli Öyle bir zaman ve mekân içindeyiz ki; biz, artık biz değiliz....