Ana SayfaGüncel HaberlerAdalet Divanı'nın kararı sınır...

Adalet Divanı’nın kararı sınır dışı etmeyi kolaylaştırdı

Avrupa Adalet Divanı, Avrupa Birliği (AB) üyesi bir ülke üzerinden Almanya’ya gelen ve iltica talep eden sığınmacıların hangi koşullarda ilk ayak basılan ülkeye iade edilebileceğine açıklık getirdi. Lüksemburg’daki mahkeme, ilk ayak basılan ülkedeki sosyal güvenlik sisteminin Almanya’ya kıyasla daha kötü durumda olmasının sığınmacının o ülkeye geri gönderilmesine engel olmadığına hükmetti.

İlk sığınma başvurularını Bulgaristan, Polonya ve İtalya’ya yapan üç sığınmacı, Almanya’daki başvurularının reddedilmesi üzerine mahkemeye başvurmuştu. Almanya’da bu davalara bakan mahkemeler de, Avrupa Adalet Divanı’na başvurarak, “insanlık dışı veya aşağılayıcı muamelenin” AB mülteci hukuku açısından nasıl yorumlanması gerektiği konusunda görüş istemişti.

Adalet Divanı’nda ele alınan davalardan birinde, Gambiyalı bir sığınmacı ilk önce İtalya’da sığınma başvurusunda bulunmuş daha sonra da Almanya’ya giriş yaparak Almanya’da da sığınma başvurusunda bulunmuştu. Sığınmacının başvurusu daha önce İtalya’da başvuruda bulunduğu gerekçesiyle reddedilmişti. İtalya’ya sınırdışı kararına itiraz eden sığınmacı, buna gerekçe olarak İtalya’da sığınmacılara sistematik olarak kötü muamele edilme tehdidinin bulunmasını göstermişti.

“İnsanlık dışı veya aşağılayıcı durumlar”

Avrupa Adalet Divanı Salı günü verdiği kararda insanların temel ihtiyaçlarını gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığı durumların “insanlık dışı veya aşağılayıcı” olduğunu karara bağladı. Kararda bu durumlara örnek olarak beslenme, bedensel temizlik ve kalacak yer konusunda tatmin edici imkanların sunulmaması ayrıca fiziksel ve bedensel sağlığının kötü etkilenecek olması gösterildi. Sosyal güvenlik sisteminin daha kötü durumda olması ise doğrudan insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele riski bulunan durumlardan sayılmadı.

Avrupa Birliği’nde iltica başvurularına ilişkin olarak düzenlenen Dublin Üç Yönergesine göre, sığınmacılar Avrupa’ya hangi AB ülkesinden ayak basarsa iltica işlemlerinin o ülkede yapılması gerekiyor. Sığınma başvurusunda bulunan bir kişinin diğer bir AB ülkesinde başvuruda bulunmuş olması durumunda, ikinci başvuru reddediliyor. Ancak AB yönetmeliklerine göre insanlık dışı  ve aşağılayıcı muamele tehdidi bulunması halinde  sığınma başvurusunu reddetmek mümkün değil.

Alman İçişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, Almanya; Macaristan, Yunanistan, İtalya ve Bulgaristan’a sınırlı sayıda ve hatta hiç sığınmacıyı geri göndermiyor. Buna neden olarak da, bu ülkelerde göçmenlere yönelik uygulamaların AB kuralları ile uyumlu olup olmadığına dair çekinceler gösterildi.

KNA,dpa/MY,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img