Eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla yeniden gündeme gelen anadilde eğitim hakkının engellenmesini değerlendiren, mühürlenen ilk Kürtçe eğitim kurumu Ferzad Kemanger İlkokulu öğretmenlerinden Adil Qazi, ‘Anadilde eğitimi engellemek kültürel soykırımdır’ dedi
Türkiye’deki ilk Kürtçe ders veren ve 238 öğrencisi bulunduğu halde geçtiğimiz yıl Diyarbakır Valiliği tarafından mühürlenen Ferzad Kemanger İlkokulu öğretmenlerinden Adil Qazi, anadilde eğitim hakkının engellenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Osmanlı’da bile eğitim hakkı vardı’
Anadilde eğitimin engellenmesi ve yasaklanmasıyla eğitimde ilerleme kaydedilmediğini ifade eden Qazi, “Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile Kürtler yerinden yönetimler şeklinde yaşam sürdürerek, Kürtçe eğitim haklarını özgürce kullandılar. Binlerce Kürt aydını her biri birer okul olan Kürt medreselerinde okudular ve öğrenci okuttular. Kürt tarihinin ve edebiyatının en önemli şahsiyetleri buralarda eğitim gördü, eğitim verdi” hatırlatmasında bulundu.
‘Her toplum dilini özgürce kullanabilmeli’
Anadilde eğitimin engellenemez bir hak olduğunun altını çizen Qazi, şöyle konuştu: “Bir toplumu tarih sahnesinden yok etmek istiyorsanız, öncelikle onun dilini yasaklamalısınız. Dil, aynı zamanda toplumun hafızasını oluşturan bir kimlik taşımakta. Bütün kültürel aktarımların dil vasıtasıyla gerçekleşir. Her toplumun kendi kültürünü, dilini, örf ve adetlerini yaşatmak için dilini özgürce kullanması gerekir.
Tekçi bir anlayışın ürünü…
Kürtlerinin anadilde eğitim görmesinin engellenmesi tamamen faşist ve tekçi bir anlayışın ürünüdür. Türkiye’nin anadilde eğitimin birinci sınıftan başlayıp, üniversiteye kadar sürdürülmesi gerekiyor. Kürtlerin yaşamış olduğu en büyük sorun dil sorunudur.”
‘Öğretmen ve öğrenciler ortada kaldı’
Diyarbakır Valiliği tarafından mühürlenen Ferzad Kemanger İlkokulu’nun Kürtçe eğitim veren ilk okul olduğunu ve büyük önem arz ettiğini dile getiren Qazi, okulun ve öğretmenlerin sürekli devlet baskısına maruz kaldığını söyledi. Okulun açıldığı ilk dönemlerde devletin baskı politikalarından dolayı ilginin olmadığını ancak ilerleyen dönemlerde toplumun korkuyu aşarak çocuklarını anadillerinde eğitim görmeye gönderdiğini aktaran Qazi, “Ferzad Kemanger de 3’üncü sınıfa kadar geldik. Ancak okul, kayyumlarla birlikte Valilik tarafından kapatılarak kapısına kilit vuruldu. Öğretmen ve öğrenciler aniden ortada kaldı. Çocuklar eğitimsiz kaldı. Devlet yapmadığını halkın kendi imkanlarıyla yapmasına da müsaade etmedi” şeklinde konuştu.