Ana SayfaHABERLERAhmet Tulgar: Sıradanlıklar içindeki...

Ahmet Tulgar: Sıradanlıklar içindeki sır perdesi aralanıyor

Elif Ekin SALTIK
İstanbul

“Ama aileyi aile yapan onun trajik nüanslarıymış”

Bu cümle, Ahmet Tulgar’ın son öykü kitabı Trajik Nüans’ın kilit cümlesi benim için. Trajedi nerede diye sorarsanız ailede, bireyde. Dışarıdan görünen tüm o sıradanlıkların içinde bir çatışma ortamı, sır perdesi; bir bağ ile ortaklaştığın ama aslında ortaklaşamadığın alanda.
Trajik Nüans’ı tabii ki tek bir öykü üzerinden özetleyemeyiz. Bireyi analiz etmesi, öykülerdeki kişilerin kaçmak istedikleri mekanken aslında bir türlü de bırakamadıkları İstanbul, tesadüfler, sarsıntılar öyküleri okurken büyük bir huzursuzluk yaratıyor. Aşkı, mücadeleyi, öfkeyi, kabullenmişliği veren hikayelerde o huzursuzluk bir anda bir ‘hiç’liğe dönüşüyor. Öykülerdeki kadın kahramanların yaşamlarını kabullenişi benim için rahatsızlık verirken Ahmet Tulgar değişmeme yönünde karar almanın trajik ve kahramanca olduğunu söylüyor. 

Kitabı okurken dikkati çeken en önemli şey İstanbul’du. Öykülerin geneli ya İstanbul’da yaşanıyor ya da kahramanların dönüşü İstanbul oluyor. Hatta kahramanlar sanki İstanbul’dan kaçmak istiyorlar ama bir türlü terk edemiyorlar İstanbul’u. Sizin için ne ifade ediyor, neden İstanbul? 
Ben İstanbul’da doğdum, yaşıyorum. Bu kentle ilişkim de öykülerimde anlattığım gibi. Çok seviyorum, hep gitmek istiyorum, gidiyorum ve dönüyorum. Yaşadığımız kentler bizi forme eden çok önemli etkenler. Kahramanlarımın da yaşadıkları kentlerle ilişkileri böyle. Kentleriyle hem aşk yaşıyorlar hem kavga ediyorlar.
Yine öykülerde karşılaştığımız kadınların birçoğu kendi halinde, yaşadıklarını kabullenmiş kadınlar, bu kabulleniş neden?
Bu kitabımdaki kahramanlarımın çoğu değişmek değil değişmemek yönünde kararlar alıyorlar. Bu kararın daha önemli, daha cesur bir karar olduğunu düşünüyorum. Belki de bu yüzden bazı öykülerim yılbaşlarında, insanların hayatlarıyla ilgili kararlar almak zorunda hissettiği gün ve gecelerde geçiyor. Değişmeme yönünde karar almanın trajik ve kahramanca olduğunu düşünüyorum. Bu kahramanlığı daha çok kadınlara, özellikle de evli ya da aşık kadınlara yakıştırmışım demek.

Kitapta kişiler arasında bir sevgi bağı olsa da hep bir çatışma durumu var. Aile öykülerinde bu, özellikle daha ön plana çıkıyor. Hep bir zıtlık yanında bir bağlılık barındırıyor. Aile bir çatışma, bir savaş alanı mı sizce?
Evet, aile bir savaş, çatışma ortamıdır. Biyolojik zorunluluktan doğan bir yapıya uzak mesafeden öyle çok ulvi anlam yüklenmiş ki burada büyük bir çelişki oluşmuş. Bu çelişki aşılamıyor. Bu da aile bireylerini trajik kahramanlar olmaya zorluyor. Dayatılmış bir kahramanlık aile bireylerinin ki.

Son olarak sizin trajik nüansınız ne?
Buna cevap veremem. Çünkü benim değil kahramanlarımın hayatlarındaki trajik nüanslar önemli kitabımda.

TRAJİK NÜANS
Yazar: Ahmet Tulgar
Tür: Öykü
140 Sayfa
Fiyatı: 13 TL
Yayın tarihi: 
1Eylül 2016

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Suriye’de Alevilere yönelik soykırım anması yapıldı!

Almanya'nın Neuss kentinde, Suriye'deki Alevilere yönelik soykırım girişiminin birinci yıl dönümünde uluslararası bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, soykırım mağdurlarının anısına adalet talep edilirken, insan hakları ihlallerine karşı duyarlılığın artırılması gerektiği vurg

Kaçırılmış, tutuklanmış ya da öldürülmüş olabilir mi?

Suriye'nin kuzeyinde 18 Ocak'tan beri kayıp olan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann'ın, Demokratik Suriye Güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceği belirtiliyor. Ailesi ve avukatı, gazetecinin akıbeti konusunda endişeli ve öldürülme ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor.

Berlinde 2. Alevi Festivali Başbakan Wegner ile!

Berlin Alevi Toplumu, Başbakan Kai Wegner ile bir araya gelerek bu yıl ikincisi düzenlenecek Alevi Festivali'nin onun himayesinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Görüşmede, ağaç dikme projesi ve üniversitelerde Alevilik üzerine akademik çalışmaların teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A
spot_img