31 Mart seçimini ‘tarihin en şaibeli seçimi’ olarak niteleyen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), İstanbul’da ‘organize usulsüzlük’ olduğu düşüncesinden yola çıkarak seçimin iptali ve yenilenmesi isteğiyle Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) olağanüstü itiraz dilekçesini sundu.
AKP’nin 44 sayfalık itiraz dilekçesinde “sandık sonuç tutanakları ile oy sayım döküm cetvellerinin düzenlenmesi, oyların sandık sonuç tutanaklarına geçirilmesi sırasında usulsüzlük yapıldığı, yasaya aykırı sandık başkan ve üyesi atandığı, tutuklu-hükümlü ya da ölülere oy kullandırıldığı, mükerrer seçmenlerin oy kullanıp kullanmadığının saptanamadığı, oy torbalarından çıkmayan kayıp seçmen listeleri olduğu” iddiaları öne çıktı.
Peki AKP’nin dilekçesinde “Tüm bu hata ve usulsüzlükler sehven ve münferiden değil, bilakis kasten ve organize şekilde yapılmıştır” dediği iddialar hukukla ne kadar bağdaşıyor.
İzmir’de sandıkların açılması sonrasında oy sayım ve tasnif işlemi
“AKP kendini suçluyor”
AKP’nin dilekçesiyle ilgili YSK’da yapılan ilk değerlendirmelerde, YSK’nın daha önceki kararları ile 31 Mart seçimi için alınan kararlar ortaya kondu.
DW Türkçe’ye bilgi veren YSK yetkilileri, bugüne kadar 298 sayılı seçim kanununda belirtilen oy kullanamayacak ya da seçmen olamayacak kişilerin seçim sonuçlarını etkileyecek sayıda oy kullanmaları ve bu sayının seçim sonucundan fazla olması dışında YSK’nın seçime müdahale ederek seçim iptal kararı vermediğini belirtiyor. Bu kişilerin ‘silah atındaki erler ve erbaşlar, askeri öğrenciler, hükümlüler, kısıtlılar ve kamu hizmetlerinden yasaklılar’ olduğunu hatırlatan aynı yetkililer “YSK tarihinde ilk kez bu seçimde tutuklular ve taksirlik suçlardan hükümlülerin oy kullanmaları yasaklanmıştı” hatırlatması yapıyor.
Yargıçlar Sendikası eski Başkanı Mustafa Karadağ DW Türkçe’ye AKP’nin bu yasak kararından yola çıkarak cezaevi listesinde yer alan kimi kişilerin, kendi adreslerindeki seçmen listelerinde de isimlerinin yer aldığını öne sürdüğünü belirtiyor.
Karadağ, “AKP, bu iddiasıyla Adalet Bakanlığı ve YSK Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğü’nü suçluyor. Öyle ki, cezaevi seçmen listeleri, siyasi partilerle paylaşılmaz ve itiraz hakkı yoktur. YSK, seçim takvimine göre 28 Mart 2019’da Adalet Bakanlığı verileriyle tüm cezaevi seçmen listelerini yeniledi. Cezaevi seçmen listeleri Adalet Bakanlığı tarafından verilen listedir” diyor.
AKP’nin sandık kurullarına kamu görevlisi dışındaki kişilerin atandığı iddiasını da sorgulayan Karadağ, “Tüm sandık kurullarında AKP’liler, MHP’liler vardı. Kurulun nasıl oluştuğunu bilmiyorlar mıydı. Neden, seçim takvimine göre zamanında itiraz etmediler” diye soruyor. Karadağ, “Seçim hukuku adım adım ve kesinleşen hiçbir konu tartışılmaz” diyor ve “AKP’nin ortaya koyduğu iddiaların hiçbirisi seçmenin özgür iradesinin sandığa yansımasıyla ilgili değil. Hiçbiri seçim hukukuyla bağdaşmıyor. YSK; bu dayanaksız iddialarla vakit kaybetmemeli ve 31 Mart seçimlerin sonuca bağlamalıdır” çıkışında bulunuyor.