REMZİ AKBULUT
Alevi hareketi geçmişe nazaran bugün daha iyi bir yere doğru gidiyor.1993 ten bu yana Alevi hareketinde çok yol alındı, nasıl mı? Geçmiş yıllarda Cemevi kelimesini bile kullanamazken ancak mahkeme kararlarıyla ulu ozanlarımızın adını vererek Dernekler, Vakıflar kurabiliyorduk. Cemevlerinin adı da ancak kültür evi konulabiliyordu. Oysa bugün Türkiye’de hizmet veren dörtbini geçmiş Cemevi bulunmaktadır; hepsinin kapısına da “Cemevi” yazılarak.
Alevilerin lehine AİHM’ de, Danıştayda, Yargıtayda ve yerel mahkemelerde kazanılmış birçok davalar mevcut. Bu davaları kazananlarda Alevi kurumlarının başında olan Başkanlar, İnanç önderleri ve kanaat önderleridir. Açılan Alevi araştırma enstitüleri, Cemevlerinin kazanılan elektrik ve su paraları, genel bütçeden cemevlerine pay ayrılması, cemevlerinin yasal statüde sayılması, zorunlu din derslerinin kaldırılması; Alevi kurumları ve inanç önderleri tarafından kazanılanlardır.
Bugün Aleviler cemevlerinde özgürce Cem ibadetlerini yapıyorsa, semahlarını dönüyorsa, cenaze erkânlarını yürütüyorsa, kurslar, konferanslar ve paneller yapılıyorsa, öğrencilere burslar veriliyorsa, kadın ve gençlik kolları aktif çalışıyorsa Alevi hareketi dibe vurmuş değildir. Alevi kurum başkanları utanmaz, arlanmaz ve onursuz değiller! Bu söylemler “Aleviyim” diyen birine hiç mi hiç yakışmıyor. Hele hele bu kişi Alevi kurumlarının kurucusu veya üyesi ise..birde bu kurumlarda yöneticilik yapmış ise (!) daha çok dikkat etmesi ve egolarına yenilmemesi gerekir. Çünkü Alevilerde kin, nefret, cebir ve şiddet yok diyoruz. Eğer Aleviysek Alevi dilini kullanmamız gerekmez mi?
Aşk ile…
18.04.2019