Maraş’ta onlarca katledilen canı anmaya gelen Alevi kurumları anma günü yaşanan olaylara tepki gösterdi. Anmaya katılan
AABK ( Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu), ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu),HBVAKV (Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı), ve PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Alevi Kültür Dernekleri’nin anma sırasında yaşanan gerginlikler ve sonrasından yaşananları eleştirdi.
Kurumlar AKD tabanıyla hiçbir sorunlarının olmadığını yalnızca AKD içersinde bir grubun Alevi hareketini provoke etiğini öne sürdü.
Açıklamada AKD yönetimi özür dilemeye davet edildi.
Kurumlarının açıklaması şöyle:
Alevilik inancı tarihi ve köklü bir değere sahip olan bir inançtır. Her türlü zulüm, baskı ve kıyıma rağmen bugüne kadar kendi öz değerleriyle ayakta durabilmiştir.
Biz Alevi örgütlerine düşen temel görev de Alevi inancı ve haliyle bu inancın taşıyıcıları olan Alevi toplumu/toplulukları üzerindeki baskı, zulüm ve asimilasyon politikasına karşı demokratik mücadeleyi her daim en azami düzeyde yürütmektir. Bu mücadeleyi yürütürken bir taraftan egemen sistemin engel ve baskısına maruz kalırken diğer taraftan da ‘ağacın kurdu kendi içinde olur’ misaliyle içimizdeki yandaş ve yardakçıların engel ve saldırılarına maruz kalınmaktadır.
Son olarak Maraş’ta yaşanan olay, Aleviler adına mücadele yürütttüğünü söyleyen ego sahibi sözde örgüt temsilcisi Hınzır Paşaların içler acısı durumunu ortaya koymaktadır. Maraş katliamın 39.yılında ABF, AABK,AVF, ADF, PSAKD ve HBVAKV’dan bir kısım kurum temsilcilerimiz ile birlikte Maraş’ta ve ilçelerinde, devletin her türlü baskısına rağmen anma öncesi halkla buluşuldu ve Anma için çağrılar yapıldı. Anma günü ve öncesinden tüm yasaklamalar ve baskıya rağmen anmamız gerçekleştirildi. Anmanın bitimine doğru AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen ile AKD Sultangazi şube başkanı Zeynel ODABAŞ, AKD genel başkanı Doğan Demir’in bilgisi ve talimatıyla HBVAKV genel başkanına fiili müdahale ve saldırıda bulunmuşlardır. Buna engel olmak isteyen Abf Genel Başkanına karşı da AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen küfür ve hakaret içeren fiili saldırıda bulunmuştur. Buna tanık olan AKD genel başkanı Doğan Demir engel olmak yerine, Abf genel başkanına sözlü saldırı ve Hakarette bulunmuştur. Tüm bu yaşananlar Alevi kurumlarının gözü önünde gerçekleşmiştir. Bir sonraki gün yani Pazar günü HBAKV genel başkanı ile Abf genel başkanı, eş zamanlı olarak değişik telefonlardan aranarak küfür, hakaret ve tehdite maruz kalmışlardır. Maraş’ta yaşanan bu olaydan sonra ve tehdit ve hakaret içeren bu aramalar tesadüf olamaz.
Günlerdir Maraş’ta halkla buluşan ve sürecin örgütlenme çalışmalarına çiddi emek sarfeden kurum başkanlarımıza saldırmak Alevi değerleri ile bağdaşmamaktadır. Doğan Demir ve müritleri olan bazı kişilerin AKD’nin iradesini ve değerlerini hiçe sayarak kurum başkanlarımıza karşı yaptıkları bu mahalle kabadayılıklarını kınıyoruz. Bu ekip son dönem Alevi değerlerine ve de Alevi Hareketine karşı hep ihanetçi bir tutum sergilemiştir. Çatı örgütümüz olan Abf’den ayrılmak istediğini her koşulda dile getirerek, Abf yönetici olan bir kısım müritleri aracılığıyla Abf’nin çalışmasını engellemeye çalışmışlardır. Bunda başarılı olamayınca da Abf’de yönetici olan adamlarını istifa ettirmişlerdir. İstifada da başarılı olamayınca son olarak Maraş’ta bu ihanetçi eylemi yapmışlardır.
Bu olayın Maraş’ta yaşanması manidardır. Çünkü Maraş hala kanayan bir yara ve kapanmayan bir yaradır. Doğan Demir de bu yarayı kapatmak isteyenlerin ekmeğine adeta yağ sürmüştür. Maraş’a girmenin yasak olduğunu kimseyi Maraş’a almayacağını söyleyen valiye karşı tutum sergilemek yerine anma sonrası valiyi ziyaret ederek Hınzır Paşaların sofrasına oturmaları Aleviler için ne yapılmak istendiğini ortaya koymuştur. Bu ziyaret tesadüfen gelişen bir ziyaret değildir.
Maraş’ta yaşanan olaylar AKD genel Başkanı Doğan DEMİR’ın gözü önünde gerçekleşmiştir. Ve bu olaylara seyirci kaldığı gibi ‘ben olmasaydım daha büyük olaylar olurdu’ derken meselenin ne kadar organızeli olduğunu tarif etmektedir. 100 den fazla alevinin katledildiği yerde ve 39. yıl dönümün yapıldığı anmada bunları yapmak bir alevi vicdanı bakımından sorgulanmalıdır. Uzun süredir Alevi Hareketi içinde bu ve benzeri davranışlar AKD genel Başkanı için normal bir tutum olarak anlaşılmaya başlanmıştır. Kendine göre yönetici seçmek, kendini dinleyen
yöneticiler seçmek, farklı düşünenleri görevden alın ben bunu istemiyorum tarzı alevi örgütlerin nasıl bir anlayışla idare edilmek istendiğini tarif etmektedir.
AKD Alevi hareketinde köklü geçmişi olan bir kurumdur. Bu nedenle Alevi Hareketi açısından anlamdır ve olmazsa olmazlarımızdandır. Bizim sorununuz AKD kurumu ve tabanı ile değildir. AKD içinde Alevi Hareketini bölmeye ve farklı yerlere çekmeye çalışan, sisteme ve asimilasyon politikasına hizmet etmeye çalışan kişiler ve yöneticiler ile ilgilidir. Kurumlara çöreklenmiş bu tür kişilerin Alevi Hareketine daha fazla zarar vermemesi için söküp atmak ve teşhir etmek de bizim görevimizdir. Abf olarak Akd yol yürüdük ve yürümeye de devam edeceğiz. Yolumuza zarar veren kişilikleri de AKD’nin değerli yöneticileri ile birlikte kurumdan arındıracağız. Bu nedenle AKD’nin değerli canları elbirliğiyle bu ihanetçi kişilikleri görevden almalıdırlar.
Bugüne kadar bu meseleyi büyütmemizin nedeni kendi hukukumuz ve yolumuzun bize öğrettiği edep ve Erkan gereği ‘yol bir sürek binbirdir’ yoluna sahip çıktığımızdandır. Ama artık bu son yapılanlarla bu durumun aşıldığını sonucuna vararak bu açıklamanın yapılması zorunlu hale gelmiştir.
Bu nedenle bizler buğun Maraş’ta, genel başkanlarımıza yapılan saldırıyı kınıyoruz. Bunu yapan ve yapılmasında payı olan herkes başta Maraş’ta bulunan kurumlarımız olmak üzere tüm Alevilerden özür dilemeye davet ediyoruz.