Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF) tarafından düzenlenen panel “Aleviler Barışı Konuşuyor” başlığıyla Almanya’nın Mainz-Gustavsburg Cem Evi’nde geçekleşti. Moderatörlüğünü Özgür Demir’in yaptığı konferansa DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik, AAAF Genel Başkanı Serhat Süleyman Narlı, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat konuşmacı olarak katıldı. Panel’de açılış konuşması AAAF Hessen Bölge Başkanı İhsan Dilber ve Gustavsburg Cemevi Başkanı Müslüm Aktar tarafından yapıldı.
Alevilerin felsefesi ve inançları hedefte
AAAF Genel Başkanı Serhat Süleyman Narlı, Alevilerin yaşam felsefelerinin ve inançlarının tarih boyunca sürekli saldırıların hedefi olduğunun, bugün de aynı saldırılarla yüz yüze kaldıklarının altını çizdi.
Alevilerin sorunların çözümünde seslerini daha yüksek çıkartması gerektiğine vurgu yapan DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, örgütlenmenin ve mücadeleye devam etmenin önemini şu sözlerle ifade etti: “Aleviler, kimliklerinden dolayı, inançlarından dolayı Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Malatya katliamları gibi yüzlerce katliam yaşadılar. Bu kadar katliama uğramış, yakılmış olan biz Aleviler neden hala bir olamıyoruz? Örgütlenirsek özgürleşiriz, bunun mevcut koşulu budur.”
Barış kutsaldır
FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik, Alevilerin son yüzyılda yaşadığı ağır travmalara dikkat çekerek, ortak mücadelenin önemini vurguladı. Çelik, gerçekleştirilen konferansını önemini şu sözlerle dile getirdi: “Barış kutsaldır; herkesten çok biz Alevilerin dillendirmesi ve sahip çıktığı bir kutsallıktır. Savaşın yıkıcılığı, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere toplum kırımını deşifre etmek, karşısında pozisyon almak ve dolayısıyla barışı dillendirmek herkesten çok kendisine Alevi diyenin görevi olmalıdır.”
Amasız, fakatsız barışın yanındayız
Alevi inancının temel öğesinin insan ve yaşam hakkı olduğunu ifade eden AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, sürecin demokratikleşmesi yolunda Alevilere sorumluluklar düştüğünü söyledi. Mat, sözlerine şöyle devam etti: “Aleviler, amasız, fakatsız onurlu bir barışın yanında yer alacaktır. 35 yıllık mücadele gösterdi ki Aleviler cumhuriyetin demokratikleşmesine müthiş katkı sunuyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi sadece Diyarbakır’dan değil aynı zamanda Dersim’den ve Hacıbektaş’tan geçer. Biz de bu vesileyle bu şeffaf ve demokratik olarak yürütülecek bir sürecin ortak paydaşı olmak istiyoruz.”
Tartışmalar açık ve şeffaf
Ortadoğu’da yaşanan sorunların, krizlerin ve savaşların emperyal güçlerin yaşadığı küresel sermaye krizinden kaynaklandığına işaret eden DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, yaşanan gelişmelerin Türkiye’de iç barışı tartışmayı gerekli kıldığını vurguladı. 2013 yılındaki barış sürecinde muhalefetin ve toplumsal dinamiklerin yeterince sürece dahil olmadığını, bu dönemde ise daha açık ve şeffaf tartışan bir çalışma yürüttüklerini belirten Hatimoğulları, konuşmasına şöyle devam etti: “2013 sürecinde toplumsal dinamikler barışı tartışmadı. Biz de bu konuda eksik kaldık, öz eleştirisini verdiğimiz bir konu da budur. Bu süreçte ise, toplumun nabzını tutan bütün toplumsal kesimlerle yaptığımız görüşmelerin tamamı pozitif geçti. Yaptığımız toplantılardaki ana görüş, bu toprakların barışa ihtiyacı olduğudur.”
yeni özgür politika