Ana SayfaGüncel HaberlerAltı soruda Berlinale'nin 70...

Altı soruda Berlinale’nin 70 yılı

Berlinale ne zaman ve nasıl başladı?

Berlin Uluslararası Film Festivali ilk kez düzenlendiğinde takvimler 1951 yılını gösteriyordu. İkinci Dünya Savaşı biteli altı yıl olmuş, Berlin yıkılmış, bölünmüş bir kentti. Berlin’de uluslararası bir film festivali düzenlenmesi kentteki müttefik güçlerden ABD’li subay Oscar Martay’ın girişimi ile oldu. Savaşın izlerinin hâlâ hüküm sürdüğü kente yeniden kültürel canlılık getirmeyi hedefleyen festivalin  siyasi bir amacı da vardı. Festival, Soğuk Savaş’ın başladığı o yıllarda Batı’da nasıl bir hayat olduğunu Doğu’ya göstermeyi hedefliyordu. Festival “Özgür dünyanın vitrini” olarak nitelendiriliyordu. Berlinale olarak bilinen festivalin açılışı 6 Haziran 1951’de gerilim filmlerinin usta yönetmeni Alfred Hitchcock imzalı “Rebecca” ile yapıldı. Festivalin ilk direktörü ise Nasyonal Sosyalizm döneminde propaganda konusunda etkin bir isim olduğu birkaç hafta önce ortaya çıkan Alfred Bauer’di.

2000 yılına kadar Berlinale’nin merkezi “Zoo Palast” sinemasıydı

Berlinale neden siyasi bir festival olarak nitelendiriliyor?

“Bolşevikliğe karşı kültürel bir kale” olarak başlayan Berlinale sonraki yıllarda da siyasi mesajlar vermeyi sürdürdü. Batı ile Doğu arasında soğuk rüzgarların estiği 1974 yılında ilk kez Sovyetler Birliği yapımı bir filmi festivale davet ettiğinde, Berlinale yönetimi sanatsal değil siyasi bir karar almış oldu. 1988 yılında Çinli yönetmen Zhang Yimou “Kızıl Darı Tarlaları” ile Altın Ayı kazandığında, Çin’deki liberal güçlerle dayanışma mesajı veren Berlinale yine siyasi bir duruş sergiliyordu. Hollywood filmleri ve yıldızları ile pırıltılı bir sahne oluşturan Berlinale, geçen 70 yılda siyasi gelişmeleri programa yansıtmayı ve siyasi mesajlar vermeyi hiç ihmal etmedi. 2017 yılında ödül töreni sırasında Türkiye’de gözaltına alınan gazeteci Deniz Yücel’e dayanışma mesajı gönderildi. Bu yıl da Perşembe akşamı düzenlenen açılış töreni Hanau’daki aşırı sağcı saldırıda yaşamını yitiren 5’i Türkiye kökenli 9 kişinin anısına saygı duruşu ile başladı. Berlinale, “şiddet ve ırkçılığa karşı” olduğunu vurguladı.

Berlinale’nin 20 Şubat Perşembe akşamı yapılan açılış töreninde Hanau’daki ırkçı saldırının kurbanlarının anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Berlinale hangi skandallara sahne oldu?

1970 yılında Berlinale’nin ana yarışmasına katılan Michael Verhoeven imzalı “O.K.” festivalin tarihine geçecek bir skandala neden oldu. Film, Vietnam savaşı sırasında ABD’li askerlerin tecavüzüne uğrayan ve öldürülen Vietnamlı bir kadını anlatıyordu. Uluslararası jürinin başkanı ABD’li yönetmen George Stevens filmin festivalden çekilmesini isteyince, hararetli bir tartışma başladı. Sonuçta, jüri üyeleri çekildi ve Berlinale’nin tarihinde ilk kez ve şimdilik son kez ödüller de iptal edildi. 1976’da Japon yönetmen Nagisa Oshima’nın “Duygu İmparatorluğu” adlı filminin gösterimi “pornografik” olduğu gerekçesiyle Berlin’deki bir mahkeme tarafından yasaklanması da festivalin tarihine geçen bir skandal oldu.

Alman sinemasının önemli yönetmenleri arasında sayılan Fatih Akın, başrollerini Sibel Kekilli ve Birol Ünel’in paylaştığı “Duvara Karşı” ile adını geniş kitlelere duyurdu.

Berlinale’de gösterilen hangi filmler iz bıraktı?

Festivalde iz bırakan, sinema tarihine geçen çok sayıda film var. Berlinale’nin 70 yıllık tarihi boyunca yaklaşık bin 500 film Altın ve Gümüş Ayı için yarıştı. Halka açık bir festival olan Berlinale, dünya sinemasından örneklere yer veren Panorama, genç sinemacılara ve deneysel anlatımlara apılarını açan Forum, kısa filmler, Alman Sinemasına Bakış gibi bölümlerle sinemaseverlere her yıl geniş bir yelpaze sunuyor. Festival her yıl çok sayıda ünlü oyuncuyu ve yönetmeni konuk ediyor.

60’lı ve 70’li yıllarda Avrupa sinemasının ağırlıkta olduğu festivalde, Jean-Luc Godard, Michelangelo Antonioni, Ingmar Bergman, Claude Chabrol, Carlos Saura, Rainer Werner Fassbinder gibi yönetmenler dikkat çekti. 90’lı yıllarda ise Hollywood yapımı filmlerin festivalde gösterilmesi eleştirilse de, Terrence Malik, Spike Lee, Quentin Tarantino gibi ABD’li yönetmenlerin filmleri beğeni topladı. Türkiye kökenli Alman yönetmen Fatih Akın “Duvara Karşı” ile 2004 yılında Altın Ayı kazanarak adını Almanya’nın yanı sıra Türkiye’de de duyurdu.

Berlinale’ye ilk kez hangi Türk filmi katıldı?

1956 yılında Sabahattin Eyüboğlu ile Mazhar İpşiroğlu’nun birlikte çektiği “Hitit Güneşi,” festivale katılan ilk Türk filmi oldu. “Hitit Güneşi” En İyi Kısa Belgesel dalında Gümüş Ayı kazandı. Daha sonraki yıllarda Zeki Demirkubuz, Şerif Gören, Erden Kıral, Atıf Yılmaz, Nuri Bilge Ceylan, Seyfi Teoman, Reha Erdem festivale davet edilen yönetmenler arasında yer aldı.

Semih Kaplanoğlu’nun “Bal”ında başrolleri Erdal Beşikçioğlu ile Bora Altaş paylaşıyor

Berlinale’de Türkiye’den hangi filmler Altın Ayı kazandı?

Berlinale’nin 70 yıllık tarihinde Türkiye’den sadece iki yönetmen Altın Ayı kazandı. 1964 yılında Metin Erksan’ın yönetmenliğini yaptığı “Susuz Yaz” Altın Ayı kazanan ilk Türk filmi oldu. Türkiye’de dönemin sansür kurulundan geçemeyen filmin Berlin’de başrolleri Hülya Koçyiğit ile Erol Taş paylaşıyordu. “Susuz Yaz”ın Altın Ayı kazanması,  Türk sinemasının uluslararası alanda elde ettiği ilk başarılardan biri oldu.

Bundan tam 46 yıl sonra, 2010 yılında reji koltuğunda Semih Kaplanoğlu’nun oturduğu “Bal” Altın Ayı’ya layık görüldü. 7 yaşındaki Bora Altaş’ın başrolünde oynadığı film, Türkiye’de ve Avrupa’da büyük övgü aldı. Geçen yıl yönetmen Emin Alper’in “Kız Kardeşler” Altın Ayı için yarışmıştı. Bu yıl ise Berlinale’nin hiçbir bölümünde Türk filmi yer almıyor.

Jülide Danışman

© Deutsche Welle Türkçe

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı
spot_img