Ana SayfaGüncel HaberlerAmed'deki kadın tutsaklar hak...

Amed’deki kadın tutsaklar hak ihlaline uğruyor

Mezopotamya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Amed Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Amed’deki Kadın Kapalı Cezaevindeki hak ihlallerini raporlaştırdı.  

‘GÖRÜŞME ODASI HER YERDEN İZLENİYOR’

MED TUHAD-FED, ÖHD ve TUAY-DER yöneticileri, cezaevindeki 14 tutsakla görüştükten sonra hazırladıkları raporda, şunlara dikkat çekti:

“* Öncelikle avukat müvekkil görüşme odasının hem sağ koridordan hem sol koridordan infaz koruma memurları tarafından izlendiği tespit edilmiştir.  

* Ceza infaz kurumu tarafından verilen yemeklerin protein ve vitamin açısından yeterli olmaması nedeniyle bazı tutsaklarda kilo kaybının yaşandığı belirtilmiştir. Beslenme açısından gerekli olan et, meyve ve sebzelerin yeterli bir şekilde verilmediği, pandemi süreci ile birlikte hep aynı  yiyeceklerin verildiği aktarılmıştır.

‘KANTİN FİYATLARI ARTIRILDI’

* Pandemi süreci ile birlikte kantin ihtiyaçlarının arttığı ancak kantinde fahiş fiyatlara satılan kişisel ihtiyaçların karşılanamadığı ifade edilmiştir. Kantin fiyatlarının gittikçe arttığı bu sebeple tutsak ailelerinin yakınlarının ihtiyaçlarını karşılayamadıkları ifade edilmiştir.

‘ÇIPLAK ARAMA!’

* 2 haftalık bebeği ile tutuklanan Eylem Oyunlu’nun lohusa döneminde olmasına rağmen kendisine ve çocuklarına çıplak arama yapılması nedeniyle travma yaşadığı ve ifade edilmiştir.

* Sosyal aktivitelerin, ortak alana çıkma hakkının ve koğuşlar arası değişikliğin pandemi bahanesiyle engellendiği belirtilmiştir.

* Sağlık sorunları nedeniyle hastaneye gitme durumunda tek kişilik hücrede karantinaya alındıklarını ve bundan kaynaklı tek kişilik hücreye gitmemek için sağlık sorunlarını ertelemek zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir.

‘TEDAVİ YOK, HATTA YANLIŞ İLAÇ VERİLİYOR’

* Ayrıca ceza infaz kurumunda bulunan revirdeki doktorun tutsakları muayene etmediğini, şikayetleri yazılı olarak aldığını ve bir keresinde yanlış bir ilaç verdiğini tutsağın yanlış ilacı son anda fark ettiği ve doktora bildirdiği belirtilmiştir. Doktorun ise bu hatayı sadece yanlışlık olarak nitelendiği, tutsaklar ile yapılan görüşmede bu yanlışın daha büyük  bir sağlık sorununa yol açma ihtimali olduğu ifade edilmiştir.

* Revirdeki doktorun yüz yüze görüşme yapmadığı için ciddi bir ihmalin olduğu hele ki pandemi süreci ile birlikte artan sağlık endişesine rağmen bu ihmalin hala devam ettiği belirtilmiştir. Bazı günler doktorun olmadığı ve sağlık adına tutsaklar ile görüşecek ilgili bir kimsenin olmadığı belirtilmiştir.

* Ayrıca cezaevi koşullarında yegane ihtiyaçlarının kitap olduğu ancak koğuşlar arası kitap alışverişinin olmadığı belirtilmiştir.

* Tutsakların fotoğraf çekmesinde sadece 3 kişi ile sınırlandığı, toplu çekimin yasaklandığı bu durumun ekonomik bütçeleri açısından maliyetinin çok yüksek ve karşılanması imkansız olduğu ve cezaevi idaresince görüşmelerine rağmen bir olumlu sonucun alınmadığı ifade edilmiştir. Toplu fotoğrafın yasak olduğu ancak zaten gün içerisinde yan yana birlikte olmalarına rağmen bu yasağa anlam veremediklerini ve bununla ilgili hukuki süreç başlattıklarını ifade etmişlerdir.  

‘GÜNLERCE HİJYEN-TEMİZLİK MALZEMESİ ALAMADILAR’

* Karantina koğuşunda kalan tutsaklarla yapılan görüşmede tutsaklar; tutuklandıkları gün karantina odasında çarşaf, yastık, masa, sandalye gibi gereken eşyaların olmadığını, yastık ve çarşaf istediklerinde çarşaf verilmeyerek sadece kirli yastıkların verildiği ve tutsaklar itiraz ettiklerinde ‘neden hafta sonu geldiniz, gözünüzü kapatıp yatın’ denildiği ve kantin günü olmaması gerekçesiyle 5 gün boyunca kantinden hijyen ve temizlik malzemeleri alışverişi yapamadıkları belirtilmiştir.

* Mektupların cezaevi içerisinden haftada sadece bir gün alındığını ve APS ile gönderimde ise 15 günde bir gönderildiği belirtilmiştir. Cezaevinin bulunduğu şehirdeki bir kişinin mektubunun 1 hafta sonra ulaştığı belirtilmiştir.

* Tutsakların yeni tutuklandığında ailelerinin savcılıktan izin alarak görüşme gerçekleştirmesi durumunda aylık görüş hakkının engellendiği bildirilmiştir.

* Hasta tutsak Semire Direkçi’nin pansumanı için gerekli olan gazlı bezlerin gerekenden az miktarda verildiği ve gerekçe olarak ise ‘siz yapmayı bilmiyorsunuz, çok kullanıyorsunuz’ şeklinde belirtildiği aktarılmıştır.

* Son olarak salgın sürecinin kendilerinde yarattığı etkilerinin olumsuz olduğu tüm kısıtlamaların pandemi gerekçe gösterilerek daha çok artırıldığını ifade etmişlerdir.”

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı
spot_img