Ana SayfaGüncel HaberlerAnkara Katliamı davası 2-3...

Ankara Katliamı davası 2-3 sanıktan ibaret değil!

Ankara Katliamı’nın 2’nci duruşması öncesi yaralılar ve birçok demokratik kitle örgütü temsilcisi, adliye önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Gerçek adalet için bir yılda on yılda sürse bu davayı takip edeceklerini ve 10 Ekim davası iki-üç sanıktan ibaret olmadığını dile getiren aileler ‘Duruşumuz örgütlü mücadelemize yakışır olmalı’ dedi

Ankara Katliamı davasının görüldüğü Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşma başladı. Duruşma öncesi katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ve birçok kitle örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcisi, Ankara Adliyesi önünde bir araya gelirken duruşmayı takip etmek üzere gelen bazı uluslararası kurumlardan temsilciler de adliyeye geldi. Adliye çevresin polislerin yoğunluğu dikkat çekereken Aileler duruşmaya girmeden önce sık sık “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” sloganı attı.

‘Bu davanın 2-3 sanıktan ibaret olmadığını biliyoruz’

Duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan avukat İlke Işık, “Bu davanın iki-üç sanıktan ibaret olmadığını biliyoruz” dedi. Genişçe değerlendirilmesi gereken bir dava olduğunu vurgulayan Işık, “Savcılık şimdiye kadar bunu yapmadı. Araştırmada incelemedi. Bu yargılamanın son gününe kadar gerçek sorumluları buraya getirip, sanık koltuğuna oturtun. Bu duruşma boyunca 16 aydır yargının önünde yaralılarımız konuşacak. Gerçek adalet için bir yılda on yılda sürse bu davayı takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Davanın takipçisiyiz

Barış yanlıları olarak davayı yakından takip etmek için geldiklerini söyleyen Almanya’dan gelen Verdi Sendikası üyesi Holder Griebner, “Diğer yandan yoldaşlarımız ve arkadaşlarımızı yitirdiğimizden dolayı bizde büyük acı içindeyiz. On ekim katliamında hayatını kaybedenler için savaşı değil barış mücadelesini veriyoruz. Savaşa hayır barış hemen şimdi diyoruz” dedi.

Dava gerçek mücadelenin göstergesi olacak

Dava boyunca bugüne kadar adalet için gerekli mücadeleyi vereceklerini dile getiren 10 Ekim-Der Başkanı Mehtap Coşgun ise, “Biz henüz bize gösterilmeyen adalete karşılık yan yana dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. 10 Ekim davası ilk ve gerçek mücadelenin göstergesi olacak” diye konuştu.

‘Duruşumuz örgütlü mücadelemize yakışır olmalı’

Katliamda yakınlarını yitiren aileler adına da Dicle Deli’nin babası Faik Deli söz aldı. Baba Deli, “Burada hayatını kaybeden canlarımızın isteği buydu; antidemokratik uygulamaların son bulması, akan kanın durmasıydı. Hayatlarını bunun için kaybettiler. İkinci duruşmamız bugün başlıyor. Duruşumuz örgütlü mücadelemize yakışır şekilde olmalı” çağrısı yaptı.

ANKARA

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img