Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, geçtiğimiz günlerde açıkladığı Suriye Halklar Kongresi konusunda önemli gelişmeler yaşanıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ismi ‘Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ olarak belirlenen kongrenin 18 Kasım’da Soçi’de düzenleneceğini açıklarken, Kürtlerin davet edilmesi Ankara’yı yine yerinden zıplattı. Kuzey Suriye Federasyon yetkilileri hem parti hem de halk temsilcilerinin davet edildiğini doğrularken, El Nusra ile ittifak halinde olan Ankara, Kürtlerin katılımına karşı olduğunu açıkladı.
Rusya’dan uyarı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandır Lavrentiyev, Kazakistan’ın başkenti Astana’da 7’ncisi düzenlenen Suriye konulu toplantının ardından basın toplantısı düzenledi. Lavrentiyev, Suriyeliler arasında “Ulusal Diyalog Kongresi” ismini verdikleri toplantının, Soçi’de yapılacağını bildirdi. Lavrentiyev, toplantıda ulusal birlik ve geçiş hükümetinin müzakere edileceğini söyledi. Lavrentiyev Suriyeli “muhaliflerin”, Soçi’de düzenleyecekleri toplantıya katılmamaları halinde, “büyük risk altında ve siyasi sürecin dışında” kalacaklarını vurguladı. Kongrenin BM’nin himayesinde olmasını istediklerini söyleyen Lavrentiyev, “Mistura ile görüşmelerimiz sürüyor. O ya da temsilcisi bu foruma katılacak” dedi. ‘Riyad grubu’ olarak anılan Suriyeli “muhalifler” ile hem siyasi hem de silahlı “muhalif” grupları içeren Yüksek Müzakere Komitesi’nin (HNC), Rusya’nın organize ettiği kongreye katılmayacağı belirtildi. HNC’li Muhammed Alluş, Reuters’a yaptığı açıklamada, Rusya’nın düzenleyeceği kongreye katılmayacaklarını söyledi.
Ankara tepkili
Sputnik’te yer alan habere göre Rus Dışişleri, kongreye Kürt gruplar da dahil 33 parti ve hareket davet edildi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise, davete tepki gösterdi. El Kaide uzantısı El Nusra ile İdlib’te anlaşma yapan Ankara adına konuşan Kalın, “Bununla ilgili bir emrivaki gibi bir şeyin olduğunu arkadaşlarımız bize dün ilettiler, biz de bu konuda derhal girişimlerde bulunduk ve tepkimizi ilettik. Tabii ki bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir. PYD ve YPG, PKK terör örgütünün bir uzantısıdır. O sorun yerinde büyük oranda çözüldü. Bundan sonra da bu tür girişimleri hoş karşılamamızın mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum” dedi.