Ana SayfaGüncel HaberlerAradığınız özgürlük sayfası bulunamadı!

Aradığınız özgürlük sayfası bulunamadı!

Türkiye’de internet kullanıcıları, tüm dünyada milyonlarca kişinin başucu bilgi kaynağı Wikipedia’ya 2,5 yıldır ulaşamıyor ve bilgi çağında bilgi edinme özgürlüğünden mahrum kalıyordu. Wikipedia’nın sadece Türkçe edisyonuna değil, diğer dillerdeki yayınlarına da Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı nedeniyle erişemeyen kullanıcıların Wikipedia yasağı nihayet son buldu. Ancak bu, Türkiye’de artık bilgiye ya da habere özgürce ulaşılabileceği anlamına gelmiyor. Ve hatta erişim engeli olan sitelerin sayısındaki artış, bu özgürlüğü daha da kısıtlayacak gibi görünüyor.

Rakamlar da bu eğilimi açık bir şekilde ortaya koyuyor. İfade Özgürlüğü Derneği’nin Engelli Web Raporu’nda yer alan 2018 yılı verilerine göre Türkiye’de erişim engeli getirilen internet sitelerinin sayısı en az 245 bin 825 idi. Ancak engelli sitelerin sayısının arttığına dikkat çeken ve bu raporu hazırlayan uzmanlardan biri olan Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Birleşmiş Milletler 2020 Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması kapsamında Ocak ayı içinde Türkiye değerlendirilecek. Bunun için de güncel, daha kısa bir rapor yayınladık ve bu raporda da 300 bine yakın sitenin engelli olduğunu söyledik. Bu rakam aslında 2019 sonu itibarıyla 300 bini de aşacak gibi görünüyor” diyor.

İnternet hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz

Yargı üzerindeki siyaset gölgesi

Wikipedia da dahil Türkiye’deki birçok internet sitesi 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlan Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun”un 8/A maddesi gerekçe gösterilerek kapatılıyor. Bu maddenin içeriği ise milli güvenlik ve kamu düzeninin bozulmasına ilişkin suçları kapsıyor. Ancak bu maddedeki suçun oluşup oluşmadığı veya alınan kararlarla ifade ya da bilgi edinme özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği ise tartışmaya açık. Nitekim Wikipedia dışında erişim engeli konulan çok sayıda haber sitesi bu madde yüzünden varlık mücadelesi veriyor. İfade özgürlüğü savunucusu Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Biz hep Wikipedia’yı konuşuyoruz ama, Wikipedia’nın erişimi engellemeye dayanak olan 8/A maddesi, işleyişte milli güvenlik, kamu düzeninin korunması için kullanılan bu madde dayanak gösterilerek çok sayıda muhalif ve özellikle de Kürt haber siteleri erişime engelleniyor. Ve işin bu tarafı çok da fazla konuşulmuyor” diyor.

Bu madde üzerinden erişime engel kararı aldırmak ise hukuki açıdan zor değil. Yargı üzerindeki siyaset gölgesine işaret eden Akdeniz, “Wikipedia’nın engellenmesini kim talep etti diye baktığında, talebin Başbakanlıktan (dönemin) geldiğini görüyorsunuz. Çünkü 8/A maddesi buna izin veriyor. Ve son seçimler sonrası Başbakanlık kapatılana kadar tüm talepler neredeyse hep Başbakanlıktan geldi. 24 Haziran 2018 seçimleri sonrasında da talepler Cumhurbaşkanlığından gönderiliyor” diyor ve ekliyor: “Dolayısıya 8/A maddesi işleyişi içinde siyasetin de olduğunu unutmamak gerekiyor.”

Dev bir sansür mekanizması

Online alandaki sansürü takip eden, raporlayan ve bu alanda çeşitli etkinlikler düzenleyen Susma Platformu’nun gözlemleri de Yaman Akdeniz’e paralel. Özellikle OHAL’den bu yana online alana ve özellikle de haber sitelerine yönelik ağır baskının olduğunu belirten Susma Platformu Editörü Kültigin Kağan Akbulut, Wikipedia’nın erişime engellenmesinin Türkiye’de sembolik bir önemi olduğunu vurguluyor.

Bağımsız gazetelerin Wikipedia gibi erişim engeli davalarıyla uğraşacak yeterli kaynağı olmadığını ifade eden Akbulut, “O nedenle ticari itibar gibi sebeplerle yapılan erişim engelleri aslında dev bir sansür mekanizmasına dönüşüyor. Wikipedia açılsa dahi sansürün halen güçlü bir şekilde var olduğunu unutmamamız ve mücadelemizi sürdürmemiz gerek” şeklinde sürdürüyor sözlerini.  

“Bütün kamuoyu cezalandırıldı”

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın son verilerine göre Türkiye’de tutuklu gazeteci ve medya çalışanı sayısı 91 ve Türkiye’de medyanın yüzde 90’dan fazla bir bölümü de siyasi iktidarın etkisi altında. Dolayısıyla sadece haber alma ve bilgi edinme özgürlüğü ihlal edilmiyor, aynı zamanda haber verme özgürlüğü de kişilik hakları ihlal edilerek hapsediliyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu

Tutuklu gazeteciler için mücadele eden isimlerden biri olan Sınır Tanımıyan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, aynı zamanda internet kullanıcılarının da cezalandırıldığına işaret ederek “‘Artık site kapatmayacağız, sadece haberi sansürleyeceğiz’ yaklaşımı bu otoriter idare anlayışıyla hiçbir özgürlükçü açılım getiremez. Sonuçta yetkililer, suçladıkları birkaç sayfa yüzünden bütün bir kamuoyunu yaklaşık 1000 gün süreyle Wikipedia’dan mahrum bıraktı, cezalandırdı” değerlendirmesini yapıyor.

“Susturmak ve yıldırmak üzere dizayn edilmiş sistem”

İnternet hukuku uzmanı Prof. Yaman Akdeniz, Wikipedia gibi kaynağı olmayan haber sitelerinin, hukuki sonuç alamadıkları zaman alan adı değiştirmek zorunda kaldığını, ancak daha sonra değiştirilen adreslerin de yine kapatıldığını aktarıyor. Artık şimdi topyekün engelleme değil, URL üzerinden haber bazlı engellemelerin yapıldığını kaydeden Akdeniz, hakimliklerin her sene 12 – 13 bin erişimi engelleme kararı aldığına işaret ediyor.

Akdeniz, susturmak ve yıldırmak üzere dizayn edilmiş bu sistemde ifade özgürlüğü savunucuları ya da insan hakları savunucuları olarak sadece buzdağının tepesiyle mücadele etmek zorunda kaldıklarını da sözlerine ekliyor. Zira baskılar artarak devam ediyor. Wikipedia kararı ile sevinilecek bir durum olmadığını söyleyen Yaman Akdeniz pek umutlu değil: “Bugün Wikipedia kararı yayımlandı, yarın Twitter de erişime engellenebilir. Wikipedia da tekrar başka bir içerikten dolayı topyekün engellenebilir. Türkiye’de  hiçbir şey değişmemiş oluyor bu kararla birlikte.”

Hülya Schenk

© Deutsche Welle Türkçe

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı
spot_img