Cerattepe’de Erdoğan’a yakın Cengiz Holding’in açmak istediği madene karşı Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde sokağa çıkan Artvinller, ‘Bir referandum tercihi ile karşı karşıyayız. Kurdun, kuşun, eşsiz bir doğa cennetinin hakkına saygılı bir hukuk sistemi istiyoruz. Artvin halkı bu düşüncelerle kararını verecek, gereğini yapacaktır’ dedi
Cerattepe’ye açılmak istenen madene karşı oluşan tepkileri önlemek için yaklaşık 6 aydır eylem yasağı uygulanan Artvin’de yasağın ardından halk yine meydanı doldurdu. Yeşil Artvin Derneği’nin çağrısı ile bir araya gelen Artvinliler, Cengiz Holding’in yapmak istediği madenin sahası ve yol genişletme çalışmaları maksadıyla 2 bin 500 ağacın kesilmesi için açılan ihaleyi protesto etmek amacıyla 29 Mart’ta tekrar bir araya geldi. Yeşil Artvin Derneği yaptığı basın açıklamasında, Orman İşletme tarafından açılan ihalenin maden şirketi tarafından alındığını ve ihalenin hukuka aykırı gerçekleştiğini belirtti. Maden için toplam 3 bin 500 ağaç kesileceği projede belirtiliyordu. Projeye başlanmadan 2 bin 500 ağaç için kesim ihalesi açıldığına dikkat çekilirken, maden projesinin en az 25 bin kişinin yaşam hakkına müdahale olduğu ifade edildi. Açıklamada, Cerattepe mücadelesinin 25 yıldır süren bir mücadele olduğu hatırlatılarak, “Cerattepe mücadelesi 25 yıldır süren bir mücadeledir. Bu gün başlayan ve biten bir mücadele olmamıştır. Bu süreç içerisinde çok haramiler, çok işbirlikçiler Artvin’den gönderilmiştir. Bu süreç yine öyle sona erecektir. Artvin halkının bu şanlı mücadelesi dünyaya örnek oldu. Cerattepe asla geçilmemiştir ve geçilmeyecektir” diyerek tutumlarını ortaya koydular.
Genelge ile susturulma çabası
Yeşil Artvin Derneği açıklamasında, “2016 yılının Temmuz’unda yaşanan darbe girişiminin ağırlığı yetmezmiş gibi tamda Rize İdare Mahkemesi’ndeki duruşmamızın olduğu gün 19.09.2016 günü başlayan Valilik kararnamesi ile bütün demokratik haklarımız askıya alınmış, Cerattepe projesi ile ilgili Artvin ve ülke kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması ve diğer etkinlikleri yapmamız engellenmişti. Sonraki aylarda rutin hale gelen, her ay yenilenen valilik genelgesi ile bizler susturulmaya çalışılırken maden şirketi de her türlü yalan ve yanlışı kamuoyuna rahatça, hiçbir engel olmadan söylemekteydi. Halen Danıştay 14. Dairesi’nden hukuk ve adalet adına bir karar beklemekteyiz. Yıllarca maden ruhsat alanının 4406 hektar olduğunu, ÇED olumlu kararı alınan alanın 22 hektar olmasına rağmen bu alanda kalmayacaklarını, kanser hücresi gibi, veba gibi bütün alana yayılacaklarını, bu kentin üzerine bir kabus gibi çökeceklerini anlattık. Maden şirketi galeri usulü bakır projesinin yanına küstahlıkta sınır tanımayarak, sırtını dayadıkları odaklardan aldıkları güçle açık işletme altın projesi eklediğinde bunu görmek istemeyenler oldu. Yakın bir zamanda bir referandum tercihi ile karşı karşıyayız. Yargının bağımsız olacağı, hakimlere baskı yapılmayan, doğru karar veren mahkemelerin tarumar edilip yerine atanmış mahkemelerin getirildiği bir yargı sistemi değil, kurdun, kuşun, eşsiz bir doğa cennetinin ve sadece sağlıklı bir yaşam ve huzur isteyen insanların yaşam hakkına saygılı bir hukuk sistemi istiyoruz. Artvin halkı bu düşüncelerle kararını verecek, gereğini yapacaktır” sözleri ile sürece olan tepkilerini ortaya koydular.
HABER MERKEZİ