Ana SayfaHABERLERBahçeli'den Sarraf yorumu: Biz...

Bahçeli’den Sarraf yorumu: Biz demiyoruz ki ortada suç yoktur, demiyoruz ki şarlatan yargılanmasın

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Rıza Sarraf’ın itirafçı olduğu davaya ilişkin  Türkiye’yi sanık, şarlatanı tanık yapan, jürisi alık, iddiaları sarsak olan sözde hukuk sistemi her zaman her daim ayaklarımızın altındadır. Her zaman öfkemizin hışmına uğrayacaklardır. Biz demiyoruz ki ortada suç yoktur, demiyoruz ki şarlatan yargılanmasın. Hukuki sınırları Türkiye Cumhuriyeti’dir. Uluslararası kumpasın hükmü Türkiye’de geçmeyecektir. MHP duyarsız, tarafsız kalmayacaktır. Tarafımız sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti’dir. İhanet, melanet ve rezalatin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur” dedi.

Engelli olmak umutsuzluğa teslimiyet değildir. Çaresizliğe gömülmek, hayatın dışına çıkmak hiç değildir. Bir defa, bu kaçınılmaz hakikati anlamak ve kavramak lazımdır. Ruh ve vücut sağlığımızın ilelebet garanti altında olacağınnı söyleyemeyiz. Engelli olmak yetersizlik, acziyet, acınacak bir durum olarak asla değerlendirilmemelidir. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü aynı zamanda tutarlı bir vicdan muhasebesi yapılmasının fırsatıdır. Engelli kardeşlerimize önceliği vermeli ve onlara hak ettikleri ilgi ve alakayı gösterebilmeliyiz. Sadece 3 Aralık günü ya da 10-17 Mayıs Haftası’nı da beklemek hakkaniyetli bir davranış değildir. Asıl engellilik karamsarlıkla birlikte engellere boyun eğmektedir. Kendi alanlarında rekorlar kıran kardeşlerimiz engelleri birer birer atlayarak isimlerini milli hafızaya yazmışlardır. Her zaman engelli kardeşlerimizin yanında duracağız. MHP varsa huzur vardır, ümit vardır, sıcak gönüller vardır.

“KADIN İNSANLIK ONURUNUN SİMGESİDİR”

Demokrasinin erdem ve emanetlerine sahip çıkmanın ilk şartı temsil ve katılımın önündeki pürüzleri gidermek, herkesin ülke yönetimine katılmalarını temin etmektir. Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmeleri uzun ve zorlu bir sürecin sonunda gerçekleşmiştir. Kadın demek insan demektir, insan ise eşrefi mahlukattır. Kadınlar aktif ve fedakarca mücadele ederken demokratik imkanlardan mahrum olmaları akla ziyan bir çarpıklıktır. Kadının ikinci plana itilmesi insani değerlerin ayağa düşmesi ile bir ve aynı anlama gelecektir. İbn-i Sina’nın ifadesi ile; “köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer. Söküp atmak zordur.” Kadın insanlık onurunun simgesidir. Türk kadını üstlendiği milli ve manevi vazicefeleri vecd ile yapmıştır. Kadınlar Avrupa’da cadı diye katledilirken Türk-İslam Medeniyeti gönül sultanı olarak görmüştür. İlk Türk devletlerinde kadın da yer almış, devlet yönetiminde söz sahibi olmuştur. Soylu Türk kadınıların hiç aklımızdan çıkmamıştır, çıkmayacaktır. Türk kadını yuvasının da yurdunun da zarafet ile taçlanmış mimarıdır. Kendini tanımanın marifetlerin marifeti olduğuna inanıyoruz. Tam 83 yıl önce bugün, yani 5 Aralık 1934’te Türk kadını milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Demokrasi kültürümüz daha da genişlemiştir. Türk kadını hakettiği mevkiye sonunda gelebilmiştir. 1935 genel seçimleri ile 18 kadın TBMM’de yerini almıştır. Ülke yönetiminde, cinsiyet ayrımının rafa kaldırılması muazzam bir kazançtır. Evinde eş ve anne, iş yerinde el emeği ve göz nuru olan kadınlarımıza çok şey borçlu olduğumuz tartışmasızdır. Kadınlara verilen milletvekili seçme ve seçilme hakkının tarihi ve ahlaki ehemmiyeti çok fazladır. Ne üzücüdür ki bugünlerde kadınların her sorunları, karşılaştıkları zulüm ve zorbalıklar korku verir dereceye ulaşmıştır. 2016’da 338 kadın şiddetle can vermiştir. Bu yılın ilk 10 ayında ise 337 kadın can vermiştir. Kadına şiddet artıyorsa medeni olmaktan, medeniyet seviyesinin yükselişinden nasıl bahsedeceğiz.

“KADIN ŞİDDETİNE SON VERİLMEDEN ADAM GİBİ ADAM OLAMAYIZ”

Bahanesi ne olursa olsun kadına şiddet konusu çözülmeden uzanan eller kırılmadan seçme ve seçilme hakkını konuşmanın tek başına anlam ve karşılığı olmayacaktır. Kadın şiddetine son verilmeden konuşamayız, adam gibi adam olamayız. Parti olarak her zaman kadınlarımızın yanındayız.

“TARAFIMIZ SONUNA KADAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR”

Türk milleti çetin şartları çevik iradesi ile aşmanın çabasındadır. Pek çok sorun birikmiştir. Üzüntümüz sorunların gittikçe kemikleşmesidir. İç meselelerimizin ağırlığı, siyasetteki gelditler bugün daha fazladır. Türkiye zaman ve zemin kaybetmektedir. Güney sınırlarımız boyunca yuvalanan ihanet mevzi kazanmaktadır. Tehdit artmıştır. ABD’nin YPG ile bağı tüm itirazlarımıza rağmen sürmektedir. Teröristler cesaretlendirilmektedir. Verilmiş sözler çiğnenmektedir. Türkiye’nin çıkarlarını perdelemek maksadıyla küresel fitne ile düşmanca oyunlara bel bağlamışlardır. Rusya, Deyrizor’da YPG ile poz vermekte, aynı kalıp ve kareye girmektedir. Bunda da bir sakınca görmemektedir. Ekonomik oyun ve operasyonlar devamlı körüklenmektedir. ABD’de kurulan yanlı mahkemelerde Türkiye yargılanmaktadır. Buna razı olamayız, sessiz kalamayız. Karanlık ve kaçak bir şahsın, hain bir suçlunun kirli itirafları ülke kamuoyunu meşgul etmektedir. Türkiye’den nasıl kaçtığı ya da kaçırıldığına dair türlü spekülasyonlar yapılmaktadır. Türkiye’yi yere düşürmek amacıyla yer çekimi ile yarışanların iffetsizlikleri hepimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Zehri zemzem diye yutturmaya çalışan dolandırıcılar ülkemizin saygınlığını zayıflatmanın hevesine kapılmışlardır. Türkiye soytarıların ithamı ile değerinden bir şey kaybetmeyecektir. Türkiye’yi sanık, şarlatanı tanık yapan, jürisi alık, iddiaları sarsak olan sözde hukuk sistemi her zaman her daim ayaklarımızın altındadır. Her zaman öfkemizin hışmına uğrayacaklardır. Biz demiyoruz ki ortada suç yoktur, demiyoruz ki şarlatan yargılanmasın. Hukuki sınırları Türkiye Cumhuriyeti’dir. Uluslararası kumpasın hükmü Türkiye’de geçmeyecektir. MHP duyarsız, tarafsız kalmayacaktır. Tarafımız sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti’dir. İhanet, melanet ve rezalatin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur. ABD’deki tezgahın tamamlayıcısı gibi hareket ederek pervasız belgeleri pervasızca sallayanlar, yeni cephe açmaya çalışan namertlerdir. İşguzar ve işbirlikçilerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Yazıktır bu ülkeye, bu vatana. Yazıktır günahtır ayıptır bu millete. Biz yabancıların elinden su içip çanağından yemlenen çevrelere benzemeyiz. Bizim siyasetimiz ilkelidir, iradelidir. Atalarımız demiş ki, ilham mümine vesvese kafire benzer.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Genel Başkanı seçildi!

Seher Şengüllü Yılmaz, Alevi Kültür Dernekleri'nin (AKD) 9. Olağanüstü Genel Kurulu'nda tekrar genel başkan olarak seçildi. Yılmaz'ın liderliğinde Alevi toplumu için önemli konular ele alınırken, birlik ve dayanışma mesajı verildi.

Mersin’de Aleviler ve Ortadoğu paneli düzenlendi!

Mersin'de düzenlenen "Soykırımın 1’inci yılında Aleviler ve Ortadoğu" panelinde, Alevilerin, Kürtlerin ve diğer inanç topluluklarının birlikte mücadele etmesinin önemi vurgulandı. Konuşmacılar, Alevilere yönelik baskı ve soykırımlara dikkat çekerek, örgütlenme

Aleviler Harîrît Edâr Bayramını coşkuyla kutladı!

Aleviler, 15 Mart 2026'da Suriye, Lübnan ve Türkiye'de Harîrît Edâr Bayramı'nı coşkuyla kutlayarak, bereket, toplumsal dayanışma ve paylaşmanın önemine vurgu yaptılar. Kutlamalarda, Alevilere yönelik soykırım ve baskıların sona ermesi dileği ö

Suriye’de Alevilere yönelik soykırım anması yapıldı!

Almanya'nın Neuss kentinde, Suriye'deki Alevilere yönelik soykırım girişiminin birinci yıl dönümünde uluslararası bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, soykırım mağdurlarının anısına adalet talep edilirken, insan hakları ihlallerine karşı duyarlılığın artırılması gerektiği vurg
spot_img