Ana SayfaGüncel HaberlerBarış akademisyenleri hakim karşısına...

Barış akademisyenleri hakim karşısına çıkıyor: İmzalarımızın arkasındayız

Barış Bildirisine imza attıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 120 akademisyenden ilk grup yarın İstanbul’da hakim karşısına çıkacak. Geçen sürecin bildirilerinin haklılığını ortaya çıkardığını söyleyen akademisyenler, “İmzalarımızın arkasındayız” dedi.

Bölgedeki çatışmaların son bulması ve barış müzakerelerinin başlaması için Ocak 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” başlığıyla hazırlanan bildiriye imza atan 120 akademisyen hakim karşısına çıkıyor. Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşmaları 5 Aralık ile 5 Nisan 2018 tarihleri arasında görülecek. “Örgüt propagandası” suçuyla açılan davanın yarın görülecek ilk duruşmasında, İstanbul ve Galatasaray’dan 10 akademisyen 10 dakika arayla yargılanacak. 7 Aralık günü İstanbul 32, 33, 34. ve 36’ncı ağır ceza mahkemelerinde 32 akademisyen; 21 Aralık günü ise İstanbul 33 ve 36’ncı ağır ceza mahkemelerinde 12 akademisyen yargılanacak.
‘İMZAMIN ARKASINDA OLACAĞIM’
Bu davadan yargılanan akademisyenlerden olan, Mersin Üniversitesi’nde ihraç edilen Doç. Dr. Ulaş Bayraktar, imza kampanyalarının özünde hukuksuz politikalara itiraz ve hukuksuzluğu ifşa etmek olduğunu söyleyerek, “Hal bu iken yine bu hukuktan medet ummak bana kendi içinde bir çelişki olarak geliyor” dedi.
5 Aralık’ta İstanbul’da başlayacak hukuk sürecinden çok da beklentisinin olmadığını, bu sürecin en başından beri siyasal bir irade tarafından yürütüldüğünü belirten Bayraktar, siyasal irade ne buyurursa, neye izin verirse bu sürecin de öyle ilerleyeceğini vurguladı. Bayraktar, “Tabi ki elimizden geldiği kadar biz yine, bu sürecin neden hukuksuzca bize karşı yapıldığını, Türkiye’de olan olaylarla ifade etmeye, bunu hatırlatmaya çalışacağız. Ama ne OHAL Komisyonu’ndan ne de mahkemelerden iyimser bir beklenti içindeyim” dedi.
Savunduğu bildirinin meramı olduğunu ve bunu da mahkemede savunacağını belirten Bayraktar, güvenlik sorununun barışçıl, müzakere yollarıyla çözülmesi gerektiğine inandığını ve mahkemede de imzasının arkasında olacağını söyledi.
‘YENİDEN SÖZÜMÜZÜ SÖYLEYECEĞİZ’
İfade özgürlüğü açısından bir davanın açılmış olmasını son derece talihsiz olarak gördüğünü, barış isteyen ve barış hakkını savunan insanlar olduklarını kaydeden Kocaeli Üniversitesi’nden ihraç edilen Doç. Dr. Hakan Koçak ise, “Davanın muhtemelen göz korkutmak, yıldırmak, buradaki talepten geri dönmemizi sağlamak için yapılan uygulamalardan biri olduğunu düşünüyorum” dedi.
Bununla bir sonuç alınamayacağını kaydeden Koçak, “Hepimiz baştan beri barış sözümüzün, talebimizin arkasında olduğumuzu söyledik. Bu metin temel yaşamsal hakları savunan ve barış iradesini ortaya koyan bir metindir. Egemen düşüncenin, son derece otoriter ve savaşçı karakterinin bir tezahürünü görüyorum. Ama dava sürecinde de biz yeniden sözümüzü söyleyeceğiz. Aslında tersinden bakarsak, mahkemede yeniden sözümüzü söyleme imkanı da yaratan bir ortam oluşacak diye düşünüyorum” dedi.
‘SÜREÇ BİLDİRİMİZİ BİR KEZ DAHA HAKLI ÇIKARDI’
Bildirinin imzalanmasından bu yana geçen zaman diliminde kendilerinin haklılığının ortaya çıktığını dile getiren Koçak, bildiriye konu olan uygulamaların bir anlamıyla Türkiye’de daha da yaygınlaştığını ve hatta kurumsallaştığını söyledi. O süreçten bu yana sorunların daha da karmaşıklaştığına dikkat çeken Koçak, şunları kaydetti: “Biz haklıyız, çünkü biz toplumun bir arada yaşama iradesini savunanlarız. En temelde bu bildirinin arka planındaki felsefe, düşünce budur. Bir toplum olduğumuzu iddia ediyorsak, bir arada yaşamın yollarını bulmak zorundayız. Savaş, sertlik politikaları, çatışmacı, dışlayıcı, ayrışmacı politikalar bu ülkede o kadar çok denendi ki ve son iki yılda daha da ağır ve sistematik olarak arttı. Öyle veya böyle ağır bedelleri ödemeden de aslında bir barışçıl çözüm imkanı vardı, bugün de var ve hep var olacak. Biz bu barışçıl çözüm imkanının değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bizim haklı çıktığımızı toplumun görmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
MA / Bilal Seçkin 
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı
spot_img