Ana SayfaGüncel HaberlerBarış Atay'dan 'Haddini bildirin'...

Barış Atay’dan ‘Haddini bildirin’ diyen Ahmet Hakan’a yanıt: Tahir Elçi’nin kanı ellerinde hâlâ

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü köşesinden tiyatro sanatçısı Barış Atay’ın tweetlerini gerekçe göstererek cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce ve Meral Akşener’e çağrıda bulunarak, “Lütfen bu adama haddini bildiriniz” dedi.

Atay’ın madenci tekmeleyen Yusuf Yerkel’in özür mesajının ardından Twitter’dan paylaştığı “Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle ‘torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz’ falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz” mesajlarını hatırlatan Hakan, “Adamın şahıs olarak hiçbir önemi tabii ki yok. Ama onun şahsında bu ilkel zihniyete haddini bildirmek şart” ifadelerini kullandı.

Hakan’a yanıt veren Atay, “Yok öyle yağma Ahmet Hakan. Hayır, özür dileyecekler ve biz özürlerini kabul etmeyeceğiz. Çünkü suçun karşılığı özür değil yargılanmaktır. Yargılanacaklar” ifadelerini kullandı.

‘HER DÖNEM İKTİDARI KİMSE ÖNÜNDE EL PENÇE DURAN ZAVALLI EMİR KULLARINA KIZILMAZ’

İleri Haber’e yazılı açıklama yapan Atay’ın ‘Sen de yargılanacaksın Ahmet Hakan’ başlığıyla yapılan açıklamasının tamamı şöyle:

“Sosyal medya acayip şey. Gücüne her daim şaşırıyorsunuz. Elinizde 280 karakterlik yer var, yazıyorsunuz, mevzuya dair karın ağrısı olan ne kadar insan varsa dökülüveriyor. ‘Yargılanacaksınız!’ diyoruz, ses dört köşeden geliyor. Suçlu olduğunu bilen sayısı düşündüğümden fazlaymış. Tabi bunun üzerine dünden beri cevap veren, tehdit eden, hakaret yağdıran çok insan oldu ama Ahmet Hakan’ın özel bir cevap hak ettiği kesin. Neden mi? Cevabı kendi yazısında aslında. ‘Yahu bu adamın ne kıymeti var ki? Ne diye bu adamın sözlerini önümüze getiriyorsun ki? Bu adamı mı muhatap alacağız ki?’ dememek gerek çünkü. Aksine; bu adamı, gibilerini, kısacası ‘zihniyetlerini’ muhatap almak şart.

Yediğin yumruktan daha sert oldu yazı. Umarım bu sefer de bizim tarafa dönmezsin @ahmethc https://t.co/j50CJwB26H

— Barış Atay (@barisatay) May 15, 2018

​Öncelikle şunu söylemeliyim. Ahmet Hakangillere kızmam ben. Her dönem, iktidarı kimse, onun önünde el pençe duran zavallı emir kullarına kızılmaz. Belki fazladan acınabilir ama kızmak yanlış. Öfkemi, sahibinin sesi olanlara değil, sahiplerine yöneltmeyi mücadele açısından daha doğru buluyorum. Sonuçta Ahmet Hakangiller, bir sonraki iktidar döneminde yine kapılanacak bir yer aramakla meşgul olacaklar, bense her koşulda mücadelemi, ilkelerim doğrultusunda vermeye devam edeceğim; iktidar, muhalefet ayırt etmeksizin!

‘HAD BİLDİRMEYE ÇOK MERAKLIYSALAR MAFYALAR ORADA DURUYOR’

Öte yandan ben, had bilirim. Fakat; öyle mafya bozuntusu iktidar tetikçilerinden yediğim iki yumrukla had bilmeye benzemez bu. O da had bilmek olmaz zaten, olsa olsa kuyruğunu kıstırıp oturmak olur. Had bildirmeye çok meraklı iseler; ‘oluk oluk kan akıtacağız’ diye miting yapan, cumhurbaşkanı adayı bir siyasetçiye ‘koridora dahi çıkarttırmayacağım’ diye tehdit gönderen mafyalar, orada duruyorlar. Bu arzuyu onlara karşı da görmek isteriz. Ayrıca beni birilerine şikayet etmenin anlamı olmayacağını bilmesi gerekir. Bir yerden emir alıp sözünü, durduğu yeri değiştirmek, kendileri gibi biat edenlere özgü, bize değil. Ahmet Hakan’ın yıllar içinde edindiği deneyimle, hedef gösteriyor gibi algılanmasın diye muhalefete şikayet ederek yaptığı bu hamle, korkaklıktan, üç kağıtçılıktan başka bir şey değil.

Sanki yazdığım gizli saklıymış gibi herkes tekrar tekrar paylaştığı için ben de yazayım.

‘Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle “torunlarla emeklilik, kavga istemiyoruz,” falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.’

‘PANİĞE KAPILMAKTA HAKLI OLABİLİR, KİŞİ KENDİNDEN BİLİR İŞİ’

Hemen paniğe kapılmakta haklı olabilir Ahmet Hakan. Kişi, kendinden bilir işi. Artık içinde olmadığını yıllardır kanıtlamaya çalıştığı ama asla kopmadığı, bir şekilde her gün destek olduğu güruhun hesap sorma biçimini bildiğinden, hesap vermek sözünü duyduğu an irkilir Ahmet Hakangiller. Onlar için her adım rövanşist, her hamle intikam hissiyle yapılır çünkü. Kendi aralarında ise her şey bir gün helalleşme ile kapatılır, kol kırılır yen içinde kalır. Fakat yok öyle yağma Ahmet Hakan. Hayır, özür dileyecekler ve biz özürlerini kabul etmeyeceğiz. Çünkü suçun karşılığı özür değil yargılanmaktır. Yargılanacaklar!

Sen; Yusuf Yerkel denilen şahsın, bir madenci yakınına attığı tekme için 4 yıl sonra gelen samimiyetsiz özrünü kabul edebilirsin, ben kabul etmeyeceğim. O şahıs, attığı tekmenin hesabını vermek için yargılanacak.

‘TAHİR ELÇİ’NİN KANI ELLERİNDE HÂLÂ, UNUTTUN MU?’

Sen; sokak arasında linç edilen Ali İsmail’in, ekmek almaya giderken vurulan Berkin’in, işçi sınıfı için mücadele eden Ethem’in, uyuşturucuya karşı savaş veren Hasan Ferit’in, mahallesini savunurken çatıdan atılan Ahmet’in, sırtından vurulan Abdullah’ın, otobanda ezilen Mehmet’in, kalekol gölgesinde yaşamak istemeyen Medeni’nin, cesedi 1 hafta sokak ortasında bırakılan Taybet Ana’nın, kokmasın diye derin dondurucuda bekletilmek zorunda bırakılan küçük çocuğun, Roboski’de parçalanan bedenlerin, barış mitinginde katledilenlerin katillerinin, ’emri ben verdim’ diyenlerin, milyonları cebe indirenlerin, ülkenin her karış toprağını talan edenlerin, bizleri yurttaş olarak değil, kölesi olarak görenlerin, yok sayanların, yani bu ülkeyi yönetmeyi, sahip olmak sanan bir grubun ve bu onların güçlenmesine destek olan, bu düzene çanak tutan, içinde senin de olduğun tetikçi medyanın, kamu arazilerinin, fabrikaların yok paraya peşkeş çekildiği, üstüne milyonlarca lira vergi borçları silinen kan emici sermayenin özürlerini kabul edebilir, ‘kardeşlik, barışmak’ gibi şeyleri kalkan ederek affedebilirsin ama ben, affetmem. Bunların karşılığı, AKP tarafından Erdoğan’a özel hale getirilmiş yargı sisteminin, hemen sil baştan düzenlenmesi ve görevini kötüye kullanan, halka karşı suç işleyen kim varsa yargılanmasıdır.

Evet yanlış okumadın Ahmet Hakan… 16 yıllık bu iktidar ve her koşulda halka karşı tetikçi olarak kullandığı herkes, aynı Yusuf Yerkel gibi ağlayarak, yalancı bir utanç içinde özür dileyecek fakat yine de yargılanacak!

Sen de onlardan birisin. Tahir Elçi’nin kanı ellerinde hala, yoksa unuttun mu? Çünkü biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!”

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un
spot_img