Ana SayfaGüncel HaberlerBaşkonsolosluklar tarafından verilen derslere...

Başkonsolosluklar tarafından verilen derslere eleştiri

Haftalık Welt am Sonntag gazetesinde yayımlanan habere göre, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Almanya’ya gönderilen 503 öğretmen bulunuyor. Türkiye’nin Almanya’daki başkonsolosluklarına bağlı olarak çalışan bu öğretmenler binlerce Türkiye kökenli öğrenciye Türkçe dersi veriyor.

Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Baden Württemberg Eyalet Teşkilat Başkanı Doro Moritz, bu öğretmenlerin verdiği dersleri eleştirdi. Moritz, gazeteye yaptığı açıklamada, “Bu öğretmenler tarafından ana dilde verilen derslerde ne öğretildiği, bizim eğitim kurumlarımızın yetki ve denetim alanının tamamen dışında kalıyor” dedi.

“Dersler uyumu engelliyor”

Gazetenin haberinde, GEW Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Teşkilatı’nın elde ettiği Türkçe ve İslam din dersi programının, derslerde sadece Türkçe öğretilmediğini gösterdiği belirtildi. GEW Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Teşkilat Başkan Yardımcısı Sebastian Krebs, “bu ders programlarının açık bir şekilde uyuma engel olucu özelliğinin bulunduğunu” dile getirdi. Haberde bu dersler, “milliyetçi ve dini” olarak nitelendirildi.

Alman Filologlar Birliği Genel Başkanı Heinz-Peter Meidinger de Alman okul sisteminde, Türkiye’nin etkisinin artmasını sorun olarak değerlendirdi. Meidinger, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, başkonsolosluklara bağlı çalışan bu öğretmenlerin verdiği derslerin ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile yapılan işbirliğinin son bulmasını talep etti. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren DİTİB, bir çok eyalette ders programlarının hazırlanması, öğretmenlere gerekli onayların verilmesi ve eğitimleri konusunda danışmanlık hizmeti sağlıyor. DİTİB’in artık güvenilir bir ortak olmadığını savunan Meidinger, DİTİB’in Türk öğretmenler üzerinde etkili olduğuna dikkat çekti.

Haberde ayrıca başkonsoloslukların ailelere ve öğretmenlere çağrıda bulunarak, hükümet karşıtı olanları bildirmelerinin istendiği iddia edildi. Almanya Kürt Cemaati Genel Sekreteri Cahit Başar ifade özgürlüğünün kısıtlanması halinde, Alman okullarının Türk ve Kürt öğrencileri için korku dolu bir yere dönüşeceği konusunda uyarıda bulundu.

Eğitim Müşaviri suçlamaları reddetti

TC Berlin Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Cemal Yıldız ise GEW ve Alman Filologlar Birliği’nin eleştirilerini reddetti. “Bugün de geçmişte de her hangi bir etkiden veya ideolojik bir yönlendirmeden söz etminin mümkün olmadığını” vurgulayan Yıldız, anadildeki derslerin “70’li yıllardan beri verildiğini ve çok iyi işlediğini belirtti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/KNA/JD/HT

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img