Ana SayfaGüncel HaberlerÇaycı kadın: Ekmek mücadelesi...

Çaycı kadın: Ekmek mücadelesi vermenin kadını erkeği olmaz

Urfa’da çay ocağı işleten Adile Çiftçi, “Kadınlar yaşamın her alanında çalışabilir ve her mesleği yapabilirler” dedi.

Urfa’nın Eyübiye İlçesi Halepli Bahçe Semt Pazarı’nda açtığı çay ocağı ile dikkat çeken Adile Çiftçi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında olması gerektiğini belirtiyor. 23 yıl önce eşini kaybettikten sonra 12 yıl boyunca tarlalarda mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Çiftçi, 11 yıldır da verdiği ekmek mücadelesini açtığı çay ocağında devam ettiriyor. Genelde müşterilerinin erkek olduğunu, ancak yaptığı işten asla rahatsız olmadığını ifade eden Çiftçi, açtığı çay ocağında kazandıkları ile çocuklarını okutmayı başardığını dile getirdi.

PAZARDA BİR KADIN

Eşini kaybettikten sonra çocuklarına tek başına bakmak zorunda kaldığını ifade eden 44 yaşındaki 3 çocuk annesi Çiftçi, günlük işinin çay ocağındaki çalışma ile sınırlı olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Sabah 05.30’da kalkarak gelip işyerimi açıyorum. Akşam da saat 21.00 ya da 22.00’de kapatıyorum. İşyerimde çayın yanında melemen, gözleme, kahvaltılık satıyorum. Burada işim bittikten sonra eve gidip ev işlerimi yapıyorum. Bu durumumdan memnunum, her hangi bir şikâyetim yok. Çocuklarımın geleceği için kendim çalışıyorum, kendim kazanıyorum.”

‘KADIN EV İLE SINIRLANDIRILMAMALI’

Kadın emeğinin toplumsal yaşamdaki anlam ve önemine değinen Çiftçi, “Kadınlar yaşamın her alanında çalışabilir ve her mesleği yapabilirler. Yeter ki her şeyden önce yapabilecekleri işler konusunda kendilerine güvenleri olsun. Toplumsal yaşamda ekmek mücadelesi vermenin kadını, erkeği olmaz. Önemli olan yaptığı işi severek yapmaktır. Kadının yaşamı ev ile sınırlandırılmamalıdır” diye konuştu.

‘SINIRLANDIRILMAYA İZİN VERMEYİN’

Urfa’da kadın esnafların az olduğunu sözlerine ekleyen Çiftçi, kadınların üzerindeki baskıya dikkat çekti. Çiftçi, “Kadınlara tavsiyem, emek mücadelelerini evle sınırlandırılmasına izin vermesinler. Çalışarak kendi ayakları üzerinde dursunlar. Yapılamayacak iş yoktur. Kadınların üzerinde baskı olduğundan kaynaklı, Urfa’da esnaflık yapan kadınların sayısı çok azdır. Örneğin çay ocağı da kadın işi olarak görülmez, ancak ben burayı işletiyorum. Müşterilerim de genelde erkek olmasına rağmen servis dahil her işi kendim yapıyorum” diye konuştu.

İşlerinin yazın gayet iyi olduğunu, kışın da idare ettiğini belirten Çiftçi, “Bölgeye turist gelirse, işlerimiz çok daha iyi oluyor. Fiyatlarımızda gayet uygundur. Gözleme, melemen ya da kahvaltılık servislerimizi 5 TL’ye veriyoruz. Günlük 600 ile 1000 TL arası satış yapıyorum” dedi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un

Alevilikte Ramazan Ceminin varlığı tartışması!

Türkiye Alevi Federasyonu, bazı cemevlerinde gerçekleştirilen "Ramazan Cemi" uygulamasına karşı çıkarak, Aleviliğin kendi inanç ve ritüellerine sahip bağımsız bir yol olduğunu vurguladı ve Ramazan Bayramı ile oruç uygulamalarının Alevilikte yer almadığını belirtti.
spot_img