Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 22 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı yönetmelik değişikliğiyle cemevleri, imar mevzuatında “kültürel tesis” olarak tanımlandı. Bu durum, Alevi toplumu arasında büyük bir tepkiye yol açtı. Antalya’da düzenlenen bir basın toplantısında Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane değil, kültürel tesis olarak tanımlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Sazcı, cemevlerinin Alevi Bektaşi inancının merkezleri olduğunu vurgulayarak, “Cemevleri bizim ibadethanelerimizdir. Alevi Bektaşi inancı, devletin ya da yöneticilerin tanımlayacağı bir inanç değildir” dedi. Ayrıca, bu yaklaşımın Aleviliği bir kültürel unsur olarak gösterme çabası olduğunu ve Alevilik’in tarihsel olarak tanınmadığını ifade etti.
Devletin inanç alanına müdahale etmemesi gerektiğini dile getiren Sazcı, “Devletin bu konuyu tartışmaya açma ne hakkı ne de haddi vardır” şeklinde konuştu. Alevi toplumunun taleplerinin açık olduğunu belirten Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını istediklerini vurguladı.
Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın süreci yumuşatma çabalarını eleştirerek, bu kurumun temsilcilerinin cemevlerinde görüşmeler yaparak tepkileri yumuşatmaya çalıştığını iddia etti. Bu görüşmelerin aslında kamuoyunu yatıştırmaya yönelik bir yaklaşım olduğunu öne sürdü.
Alevi inancının bu topraklarda var olan bir gerçek olduğunu ifade eden Sazcı, “Cemevlerimiz ibadethanedir, kültürel tesis değildir. Bu tartışmaya açık bir konu değildir” dedi. Alevi toplumunun haklarını savunmak için güçlü bir mücadele verilmesi gerektiğini belirterek, “Biz Alevi Bektaşiler olarak temel hakkımız olan statümüzü talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.