Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) tutuklu Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ilk edebi denemesi olan öykü kitabı, raflardaki yerini aldı. Dipnot yayınlarından çıkan kitapta ilk baskı için 10 bin adet basıldı. Kapak tasarımı Demirtaş’ın kardeşi Bahar Demirtaş tarafından yapılan ve Seher adı verilen kitap, “Katledilen ve şiddet mağduru bütün kadınlara” atfediliyor.
Kürt siyasetinin mazlumluğuna kendi siyasi hitabetini ve sempatisini dahil ederek kısa süre de siyasi arenada önemli mesafeler kat eden Demirtaş, kitabıyla yazımsal faaliyetlerde de iddialı olduğunu gösterdi. Ağırlıklı olarak cinsiyet eşitsizliği üzerine odaklanan hikayeleri bazen Demirtaş’ın kendisi bir anı üzerinden anlatıyor, bazen 3’üncü şahıs olarak olayı hikayeleştiriyor.
Kof erkeklik
Demirtaş, kitapta kimi eleştirilerini de bazı karakterler üzerinden ince bir anlatımla dile getirmiş. Demirtaş’ın kendi anısı olarak yazdığı “İçimizdeki Erkek” hikayesinde yer alan serçelerden “erkek” olanın kof babalanmalarını ve günün sonunda tehlike ve tehdit karşısında nasıl söndüğünü anlatırken, aslında bir çeşit oportünist devrimcilik eleştirisini barındırıyor. Bu daha çok “erkeklik” üzerinden eleştiriye tabii tutulurken, dişi olanın mücadele azmi ve gücü de yine aynı hikayede kaleme alınmış.
Seher’in hikayesi
Kitaba adını veren Seher isimli hikaye de, Engin’in günün sonunda ablası Seher’in katili olacağı ikili arasındaki ilişki üzerinden okuyucuya hissettiriliyor. Ancak Seher hikayesi; erkek toplumun, bütün sevgi söylemleri, akrabalık bağlarına rağmen nasıl elbirliği ile bir kadını önce “kirletip” ardından katlettiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymuş.