Ana SayfaGüncel HaberlerDersim'de kutsal yerler tehlike...

Dersim’de kutsal yerler tehlike altında

Dersim’de düzenlenen şifa geleneği sempozyumunun son gününde HES’ler ve barajlar tartışıldı. Tartışmada kutsal yerlerin tahribat edildiğine, inanç merkezilerinin de tehlike altında olduğuna dikkat çekildi. 

 

Dersim Arıcılar Birliği ve Dersim Ekoloji Meclisi’nin düzenlediği , Koordinatörlüğünü Kızılca Yürür, Metin Kahraman, Kazım Doğan, Veli Kahraman ve Gül Hür’ün yaptığı 2. Dersim’in Şifa Geleneği Sempozyumunun son gününde Dersim’de Munzur ve Peri, Çemişgezek’te Tagar, Erzincan’da Kemah ve Deliçay, Pülümür’de Armağan ve Sansa HES ve baraj projelerinin mahkeme sonuçları ve projelerin bundan sonraki sonuçları konuşuldu.

Sempozyuma Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan, avukatlar Barış Yıldırım ve Sezai Demirbilek, Tacettin Balcı katıldı.

Yaklaşık 6 yıldır Mardin’de müze müdürlüğü yapan Nihat Erdoğan Dersim’e müze yapılacağını belirtti. Yapılacak olan müzenin girişimcilerinden olduğunu ifade eden Erdoğan, “Çağdaş müzeciliği, Dersim’de yaşayanların da söz sahibi olduğu bir anlayışla hayata geçireceğiz. Ne yazık ki, Türkiye’de klasik bir müze anlayışı var. Dersim’de geçmişi içine alan ve 38’i de hatırlatan, inanç ve yaşam felsefesinin yaşatılacağı bir müze yapacağız” dedi.

Kültürel varlıkların, değerlerin ve çeşitliliğin toplumu var eden değerler olduğunu söyleyen Erdoğan, müzelerin kentin hafızasını ve belleğini temsil ettiğinin altını çizdi.

Avukat Barış Yıldırım ise yıllardır HES mücadelesi veren Munzur’u anlattı. 1971 yılında Bakanlar Kurulu tarafından Milli Park olarak ilan edilen Munzur Vadisi’nin bugün karşılaştığı sorunlara değinen Yıldırım, “Bölgedeki pek çok yer ile birlikte inanç yerleri de, HES projesi kapsamında yer alıyor. Bizler bunun mücadelesini veriyoruz. Hatta 2010 yılında da kaçak olarak inşaa edildiğini ortaya çıkardığımız HES projeleri oldu ve hala da devam ediyor. Ama asıl sorumuz şu; Munzur bölgesinde yapılan HES ve Baraj yapımını sonsuzluğa nasıl havale edeceğiz?” ifadelerini kullandı.

Avukat Sezai Demirbilek, son 10 yıldır Dersim coğrafyasının yıkımla karşı karşıya kaldığını ve ciddi bir tahribat yaşandığını vurguladı. Demirbilek, devlet eliyle bölge topraklarının yandaş şirketlere peşkeş çekildiğinin altını çizdi.

Erzincan’da HES projesi kapsamında olan Deliçay’dan da söz eden Demirbilek, “Deli çay Munzur vadisinden besleniyor. HES projesi kapsamında; biz bununla ilgili mücadele ettik, davalar açtık. Ancak bizim en büyük eksikliğimiz bölge halkı olarak hukuki anlamda ne yapacağımızı ilk etapta bilmiyoruz. Dolayısıyla da ciddi bir bilgi bankasına ihtiyacımız var” diye konuştu

Gülşen İşeri

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img