Ana SayfaHABERLERDoğa katliamına ‘resmi’ izin:...

Doğa katliamına ‘resmi’ izin: Sarım Havzası yok ediliyor!

Sarım Çayı Havzası’nda yapılması planlanan HES için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu kararı verilirken, bölge halkı Danıştay’a yürütmeyi durdurma başvurusu yaptı

Çewlîg’in (Bingöl) Dara Hênî (Genç) ilçesi ile Amed’in Licê ilçesi arasında yer alan Sarım Havzası’nda yapılması planlanan Birsu Hidroelektrik Santrali (HES) projesi, doğayı ve bölgede yaşayan canlıları doğrudan etkiliyor. Projenin iptali için direnen bölge halkı ise görmezden gelinmeye devam ediliyor. Doğayı ve canlıları doğrudan etkileyecek projeye geçen günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu verildi.

Ekosistem yok olacak

Danıştay’a başvuran avukat Barış Yıldırım, köylülerin uzun süredir projeye itiraz ettiğini belirterek,  Dicle Havzası’nın, baraj ve HES projeleriyle yok edileceğini söyledi. Neredeyse bölgenin her yerine baraj ve HES’lerin yapıldığına dikkati çeken Yıldırım, “Dicle’den geriye sadece Sarım Çayı kalmış durumda. Dicle Havzası’nın akan tek kolu çaya da HES yapılırsa, geri dönüşümü olmayacak bir zarar söz konusu olacak. Bölgede su samurları var, HES’in yapılması halinde su samurları ve birçok canlı türünün yaşam alanı yok olmakla birlikte ekosistem yok edilecek. Projenin bir an önce iptal edilmesi gerekiyor” dedi.

Proje hukuka aykırıdır

Ayrıca proje kapsamında 2 regülatör, 5 bent, 3 iletim tüneli, 1 yükleme havuzu ve 1 devri boruyla beraber bir de santral binası yapılacağı planlandığını paylaşan Yıldırım, “Bunun dışında Bern Sözleşmesi’ne göre, havzada korunması gereken Flora ve Fauna bitki türlerini içinde barındırıyor. Bu açıdan proje hukuka aykırıdır” diye vurguladı.

Doğa ve canlıların yok edilmesine ‘resmi’ izin

ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, proje ile ilgili yaptığı duyuruda, “Proje ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi gereğince komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak Bakanlığımızca ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verilmiş olup; Bingöl Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından kararın halka duyurulması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu projeye ait Nihai ÇED Raporu ve eklerinde belirtilen hususlar ile 2872 sayılı Çevre Kanununa istinaden yürürlüğe giren yönetmeliklerin ilgili hükümlerine uyulması, mer’i mevzuat uyarınca ilgili kurum/kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması gerekmektedir” diye belirtmişti.

ÇEWLÎG

#Doğa #katliamına #resmi #izin #Sarım #Havzası #yok #ediliyor

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Suriye’de Alevilere yönelik soykırım anması yapıldı!

Almanya'nın Neuss kentinde, Suriye'deki Alevilere yönelik soykırım girişiminin birinci yıl dönümünde uluslararası bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, soykırım mağdurlarının anısına adalet talep edilirken, insan hakları ihlallerine karşı duyarlılığın artırılması gerektiği vurg

Kaçırılmış, tutuklanmış ya da öldürülmüş olabilir mi?

Suriye'nin kuzeyinde 18 Ocak'tan beri kayıp olan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann'ın, Demokratik Suriye Güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceği belirtiliyor. Ailesi ve avukatı, gazetecinin akıbeti konusunda endişeli ve öldürülme ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor.

Berlinde 2. Alevi Festivali Başbakan Wegner ile!

Berlin Alevi Toplumu, Başbakan Kai Wegner ile bir araya gelerek bu yıl ikincisi düzenlenecek Alevi Festivali'nin onun himayesinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Görüşmede, ağaç dikme projesi ve üniversitelerde Alevilik üzerine akademik çalışmaların teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A
spot_img