DİSK-AR’ın 2016 istihdam raporuna göre en yüksek artış kadın işsizliğinde görüldü. KESK Hukuk Sekreteri Fatma Çetintaş, kadın istihdamının azalmasında AKP’nin cinsiyetçi politikalarının etkili olduğunu belirtti: ‘Bizler güvenceli iş, insanca bir yaşam için hayır diyeceğiz’
DİSK-AR’ın 2016 yılı işsizlik ve istihdam verilerine göre en yüksek artış kadın işsizliğinde görüldü. Kadın işsizliği 2016’da yüzde 15.1’e, genç kadın işsizliği ise 25.1’e yükseldi. Kadın işsizliği 2 puan, tarım dışı kadın işsizliği de 2.3 puan arttı. Tarım dışı genç kadın işsizliği 1.8 puan artarak 32.4’e yükseldi. Böylece Ağustos 2016’nın en yüksek işsizlik oranı tarım dışı genç kadın işsizliğinde görüldü. Toplam işsiz sayısı 3 milyon 493 bin olurken, bu işsizlerin 2 milyon 2 binini erkekler, 1 milyon 491 binini ise kadınlar oluşturdu. Böylece yeni işsizlerin yüzde 65’ini kadınlar oluşturdu.
Türkiye’de kadın istihdamı azalırken, işgücü piyasaları da gittikçe cinsiyetçi uygulamalarını artırıyor. Bunun yanı sıra kadınlara sadece ev içi bakım hizmetleri ve ücretsiz bakım hizmetlerinin sağlanması yükleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan KESK Hukuk Sekreteri Fatma Çetintaş, AKP’nin izlediği cinsiyetçi politikaların kadın işsizliğini arttırdığını kaydetti.
AKP politikaları sorumlu
Genel olarak işsizlik oranlarının artışında AKP’nin uyguladığı neo-liberal politikaların etkili olduğunu belirten Çetintaş, kadınların iş gücüne katılımına engel olan en temel nedenlerden birinin de cinsiyete dayalı iş bölümü anlayışı olduğunu söyledi. Çetintaş, “AKP’nin yürüttüğü politikalar sonucunda kadın işsizlik oranı artmakla kalmamış, kadın emeğinin esnek ve güvencesiz koşullarda sömürüsü de derinleştirilmiştir. AKP’nin ‘kadınlara müjde’ diye allayıp pullayarak kadın istihdamını arttırma formülü olarak sunulan esnek-yarı zamanlı çalışma biçimi, sunulanın aksine kadın emeğini daha da ucuzlatan ve kayıt dışılığı arttıran bir formüldür” dedi.
Güvenceli iş için ‘Hayır’
Grevlerin, sendikal hak ve özgürlüklerin OHAL bahanesiyle rafa kaldırıldığını söyleyen Çetintaş, şöyle devam etti: “Zaten fiilen süren tek adam rejiminin referandumla onaylanması durumunda yaşamın her alanında olacağı gibi, çalışma yaşamında da faşizm kurallarının kurumsallaşacağı ve emek sömürüsünün iyice derinleşeceği bir sürecin yaşanacağı ortadadır. Dolayısıyla emekçiler olarak bizler, herkes için güvenceli iş, güvenli bir gelecek ve insanca bir yaşam için ‘Hayır’ demeye ve ‘Hayır’ı örgütlemeye devam edeceğiz.”
Göçmen kadınların emeği iki kat sömürüyor
Uluslararası Nüfus Ağı Sitesi (InterNations) tarafından yapılan araştırmaya göre; özellikle gelişmiş ülkelerde göçmen kadınlar, iş güvenliğinden yoksun bir şekilde kayıt dışı çalıştırılıyor.
Araştırmaya göre; ülkeleri dışında çalışan kadınlara kölelik koşulları dayatılıyor. Dünya çapında yüzde 62’lik bir oranla karşılaştırıldığında, 191 farklı ülkeden ankete katılan 6 bin kadının yalnızca yüzde 43’ü işlerinden memnun olduklarını belirtti. Kadınların çalışmak için en az arzu ettiği ülke Yunanistan olurken, Lüksemburg, Tayvan ve Almanya ilk üçte yer aldı.
ADANA / ŞÛJIN