Ana SayfaGüncel HaberlerGerekçeleri farklı olsa da...

Gerekçeleri farklı olsa da sesleri aynı: Hayır

Siyasetçisinden gazetecisine, aktivistinden LGBTİ’sine, dansçısından dilbilimcisine ve müzisyenine toplumun farklı kesimlerinden kadınlar, Anayasa değişikliğine “Hayır” gerekçelerini bir bir anlattı. Gerekçeleri farklı olsa da ortak sesleri “Hayır” olan kadınlar, bu ülkede çok sesli ve renkli yaşamak istedikleri için “Hayır” diyeceklerini vurguladı.

Başkanlık sistemini de içeren Anayasa değişikliği taslağının Nisan ayında referanduma götürülmesine karşı “Hayır” cephesi büyüyor. Toplumun farklı kesimlerinden kadınlar, Anayasa değişikliğine neden “Hayır” dediklerini gerekçeleriyle anlattı.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Sözcüsü Fidan Ataselim, her yıl kadın cinayetlerinin artarak devam ettiğini belirterek, “Ölü kadınlar ne oy kullanabilir nede hiçbir şey yapabilir. Bu yüzden kadınların hayatta kalarak, özgürce kahkahalarla yaşayabilmesi için tüm kadınlarla birlikte ‘Hayır’ diyoruz” dedi.

‘HAYIR DİYORUZ ÇÜNKÜ BU ÜLKENİN YARISIYIZ’

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Kıvılcım Arat da, kadınlar olarak neden “Hayır” dediklerini şu sözlerle anlattı: “Geleceğimizin, kendi bedenimiz üzerindeki kararın tek bir adamın iki dudağı arasında kalmasını istemediğimizden ‘Hayır’ diyoruz. ‘Hayır’ diyoruz, çünkü Meclis’ten daha önce geçirilmeye çalışılan tecavüz yasaları gibi yasalar çıkarılsın istemiyoruz. ‘Hayır’ diyoruz, çünkü Cizre, Gever, Şırnak, Nusaybin gibi başka şehirlerimiz de yerle bir edilmesin istiyoruz. ‘Hayır’ diyoruz, çünkü kadınlar evlerde sokak ortalarında katledilmesin, Taybet Analar sokak ortalarında bekletilmesin istiyoruz. ‘Hayır’ diyoruz, çünkü bu ülkenin yarısıyız ve kendi bedenimize kendi irademizle söz söyleme hakkına sahip olmak istiyoruz.” Arat, referandumun yapılacağı tarihe kadar da ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle “Hayır” kampanyasını öreceklerini vurguladı.

‘İŞSİZLİĞİN BİTMESİ İÇİN HAYIR DİYORUM’

Halkların Demokratik Partisi (HDP) PM üyesi Semra Uzunok da, AK Parti iktidarının gençlerin hayatına kibrit suyu döken bir iktidar olduğunu ifade ederek, “Daha güzel bir ülkede barış içinde yaşayabilmek için barışa ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar bu iktidarın yaptıkları da bize barış getirmedi. Bu yüzden başkanlığa ‘Hayır’ diyorum. Her gün kadınların bu ülkede öldürülmemesi için ‘Hayır’ diyorum. İşsizliğin bitmesi için ‘Hayır’ diyorum” diye konuştu.

‘40 SENEDİR BASKIYA UĞRUYORUM O YÜZDEN HAYIR’

Kadınlar olarak otoriter tavır ve baskıcı rejimlerden en çok zarar gördüklerini ve ülkeyi hep erkeklerin yönettiğini kaydeden gazeteci Yazgülü Aldoğan, Anayasa’da bütün yetkilerin bir kişinin eline geçmesini evdeki babaya, eşe ve ağabeye benzetti. Gazetecilerin her dönemde baskıya uğradıklarını ve gazetecilerin temel görevinin muhalif olmak olduğunu hatırlatan Aldoğan, “40 senedir gazeteciyim ve 40 senedir de baskıya uğruyorum. Bu yüzden ‘Hayır’ diyorum” dedi.

‘KADININ ADININ OLMASI İÇİN HAYIR’

Dansçı Zeynep Tanbay ise, kadınların her zaman özgürlükten adaletten yana oldukları ve başkanlık sisteminin de bunların tam tersini getireceği için “Hayır” diyeceklerini söyledi. Tanbay devamında, şunları aktardı: “Özgürlüğümüz, eşitliğimiz ve adalet duygumuz yok olacak. Çünkü bunların hepsini tek bir insan yönetiyor olacak. Kadınlar en başta bunun için ‘Hayır’ der. Kadının hakları, yeri ve adı olması için ‘Hayır’ diyecek, çünkü başkanlık sisteminde bunlara da yer yok.”

‘KAZANIMLARIN ELDEN GİTMEMESİ İÇİN HAYIR’

Tevgera Jinen Azad (TJA) Koordinasyon üyesi Gülistan Aydın, AK Parti’nin 14 yıllık iktidarı boyunca kadına olan yaklaşımının değişmediğini belirterek, kadın haklarına yönelik saldırıları, cinayetlerde yaşanan artışı ve kadınları tamamen eve kapatılmasını öngören politikalar unutulmadığı için “Hayır” diyeceklerini söyledi. Olağanüstü Hal’de (OHAL) alelacele halkla paylaşılmayan bir Anayasa değişikliğine gidildiğini ve içeriğine dair hiçbir şey bilmediklerinin altını çizen Aydın, şöyle devam etti; “İlçe eşbaşkanlarından tutun HDP Genel Merkezi’ne kadar topyekûn bir saldırı ile karşı karşıyayız. Böyle bir süreçte Erdoğan’ın tek adamlık politikasını kabul etmemiz mümkün değil. Tek adam diktatörlüğüne karşı kadınların ‘Evet’ demesi beklenemez. Bu temelde kadın kazanımlarının elden gitmemesi için tüm kadınlar referandumda ‘Hayır’ diyecek.”

‘YAŞANAN HAK İHLALLERİ NOKTASINDA HAYIR DİYORUM’

Bodrum Kadın Dayanışması üyesi Füsun Doğan ise, kadınların seslerini duyurmaya çalışırken karşılaştıkları engellerle birlikte şimdi yeni Anayasa ile elde edilen kazanımların da yitirilebileceğini bunun için “Hayır” diyeceğini söyledi. Doğan’da “Hayır” gerekçelerini şöyle sıraladı: “Toplumun bir bireyi olarak yaşanan insan hakları noktasında ‘Hayır’ diyorum. Tek adam zaten biçimsel olarak var başımızda. Bunu hukuka ve yasaya dayandırmak istiyor. Bunun için ‘Hayır’ diyorum. Ekonomik nedenlerle ‘Hayır’ diyorum. Yeni rejim değişikliğine tümden ‘Hayır’ diyorum ve kadınlara da bu çağrıda bulunuyorum.”

“Ben hayırcıyım” diyen dilbilimci Necmiye Alpay da “Başta kadınlar olmak üzere… Çok sesçiyiz, çok sesli olmamız gerektiği kanısındayım. Tek seslilik iyi bir toplum düzenine işaret etmiyor. Dolayısıyla kesinlikle ‘Hayır’ diyorum” dedi.

‘MÜZİĞİMİZ GİBİ ÇOK SESLİ VE RENKLİ YAŞAMAK İSTEDİĞİMİZ İÇİN HAYIR’

‘Hayır’ demelerindeki en önemli sebebin kadınları yok sayan iktidarın daha fazla var olması olduğunu ifade eden müzisyen Esra Lora Yılmaz da, “Kadınların ses çıkarması gerekli. Bu sunulan referandumda ‘Evet’ demek tek sese ‘Evet’ demek oluyor. Biz çok sesliliği savunduğumuz için ‘Hayır’ diyoruz. Tıpkı müziğimiz gibi nasıl ki müziğimiz çok sesli ve renkliyse, bu ülkede de çok sesli ve renkli yaşamak istiyoruz. Bu yüzden ‘Hayır’ diyoruz” diye belirtti.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz
spot_img