Ana SayfaHABERLERGeriş’e yıkım kararına rağmen...

Geriş’e yıkım kararına rağmen dördüncü türbin dikiliyor

Danıştay 5’inci Dairesi’nin “yürütmeyi durdurma”, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin “İmar mevzuatına aykırı, SİT alanları üzerine kurulamaz” ve Bodrum Belediyesi’nce alınan “Yıkım” kararına rağmen Geriş’e 4’üncü RES türbini dikiliyor.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde tarihi ve antik kalıntıların bulunduğu Geriş mevkiinde Rüzgar Elektrik Üretim Limited Şirketi tarafından 15 kilometrelik alanda 11.2 Magawatt (MW) güce sahip 13 rüzgar türbininin İzmir Bölge İdare Mahkemesi ve Bodrum Belediye Meclisi’nin “yıkım” kararına rağmen direkleri dikildi. Eylül 2014’te başlatılan Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi için 2 buçuk yıl önce Danıştay 5’inci Dairesi’nin “Yürütmeyi durdurma” kararı ve son olarak İzmir Bölge İdare Mahkemesinin “İmar mevzuatına aykırı, SİT alanları üzerine kurulamaz” kararı bulunuyor. Buna rağmen RES direklerinin Geriş’e dikilmesi tepkilere neden oluyor.

GERİŞ RANTA MI KURBAN EDİLİYOR?

Geriş RES projesinde 13 adet türbinin yer aldığını ancak şuan 100 türbin için çalışma yürütüldüğünün altını çizen Derelerin Kurucu Başkanı ve dava avukatlarından Remzi Kazmaz, “RES’lerin ömrü ancak 20 yıl sürüyor. Yapılan sözleşmelerinde ise 20 yıl için söz veriyorlar. 20 yıl geçtikten sonra isterse bu projenin yerine devam edebilir isterse başka bir projeye devam edebileceği söyleniyor. ÇED raporuna bunu koyan anlayış 10 milyon metrekare alanı kamulaştırırken, bugün 1 milyon metrekare alanı kullanıp diğer 9 milyon metrekare alanı da farklı şeyler yapacaklarını açık bir şekilde raporlarında zaten anlatıyorlar. Aslında RES adı altında burada bir rant kapısı oluşturuluyor” diye konuştu.

RES İÇİN YIKIM KARARI VAR

Kazmaz, Gerişte dikilen RES direkleri için Danıştay 5’inci Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin verdiği durdurma kararlarını hatırlatarak, “İmar mevzuatına aykırı bir durum. Bodrum Belediyesi encümen kararı da bu yönde var. En son Bodrum Belediye Başkanı ‘kesinlikle yıkacağız’ dedi. Belediyenin tutanaklarına göre yıkılması gerekir ama belediye hala yıkım kararına rağmen sessizliğini koruyor” dedi. RES’in yasal ve hukuki bir dayanağının olmadığına dikkat çeken Kazmaz, Geriş RES projesinin arkasında farklı bir gücün olduğunu söyledi. “Mahkeme kararı olmasına rağmen bu hukuk tanımazlığın arkasında kim var?” diye soran Kazmaz, “RES’ler burada ekonomik değerleri yüksek olan toprakları Bakanlıktan adrese teslim bir şekilde kendi uptelerine geçiriyorlar. Hükümet derhal bu anlayışa el koyup Bodrum’daki RES direklerini biran önce çekmesi gerekir” diyerek çağrıda bulundu.

‘GERİŞ SAKİNLERİ DE MAĞDUR EDİLDİ’

Bodrum’un Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden biri olduğunu, Geriş RES projesinin ise bulunduğu yer açısından Bodrum turizmini bir hayli olumsuz yönde etkileyeceğini vurgulayan Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mustafa Demiroz, “13 adet RES için tahsis edilen alanın büyüklüğü göz önüne alındığında başka niyetlerin olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda görüntü kirliliği ve yerleşim yerine yakınlığından kaynaklı gürültü kirliliği de yaratıyor. Bundan dolayı Bodrum Kent Konseyi olarak yaptığımız toplantılarda Geriş RES projesinin olumsuz olduğuna karar verdik bundan dolayı da mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi. Geriş mahallesinde yaşayan yurttaşlar ile yaptıkları görüşmelerde mahalle sakinlerinin de Geriş RES Projesinden bir hayli şikayetçi olduğunun altını çizen Demiroz, “RES’in başladığı andan beri tapulu arazilerin davaları sonuçlanmayan arazi üzerinde işlemler başlatıp mahalle sakinlerini tapulu arazilerine sokmuyorlar ya da arazilerin bulunduğu yerlere geçmelerine izin verilmiyor. Bu yönden mahalleli bir hayli mağdur” diye konuştu. Demiroz yetkililere ise, “Bu konuda acil önlem almaya ve adil davranışlarda bulunmaya davet ediyoruz. Kanunların önüne geçen farklı kuvvetler var. Yetkililerin kanunsuz işlerin önüne geçmelerini istiyoruz” dedi.

‘ONLAR YIKMAZSA BİZ YIKACAĞIZ’

Geriş sakinlerinden Halil Aktaş ise, yüzyıllık yer altı kaynak sularının RES çalışmaları nedeniyle kuruduğunu, bundan dolayı tarım arazilerinde verimin düştüğünü ifade etti. Kuşların göç yoluna yapıldığını belirttiği RES’lerin ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Aktaş, “Buradan geçmeyecek artık turnalar” diyerek sitem etti. Tarlalarının RES şantiyesi nedeniyle ikiye bölündüğünü dile getiren Aktaş, bölgede tarım ve hayvancılığın da tehdit altında olduğunu aktardı. Daha önce 3 defa iş makinelerini engellediklerini belirten Aktaş, yargı kararının yetkililerce uygulanmaması durumunda kendilerinin yargı kararını yerine getireceklerini “Onlar yıkmazsa biz yıkacağız” sözleri ile dile getirdi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Suriye’de Alevilere yönelik soykırım anması yapıldı!

Almanya'nın Neuss kentinde, Suriye'deki Alevilere yönelik soykırım girişiminin birinci yıl dönümünde uluslararası bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, soykırım mağdurlarının anısına adalet talep edilirken, insan hakları ihlallerine karşı duyarlılığın artırılması gerektiği vurg

Kaçırılmış, tutuklanmış ya da öldürülmüş olabilir mi?

Suriye'nin kuzeyinde 18 Ocak'tan beri kayıp olan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann'ın, Demokratik Suriye Güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceği belirtiliyor. Ailesi ve avukatı, gazetecinin akıbeti konusunda endişeli ve öldürülme ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor.

Berlinde 2. Alevi Festivali Başbakan Wegner ile!

Berlin Alevi Toplumu, Başbakan Kai Wegner ile bir araya gelerek bu yıl ikincisi düzenlenecek Alevi Festivali'nin onun himayesinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Görüşmede, ağaç dikme projesi ve üniversitelerde Alevilik üzerine akademik çalışmaların teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A
spot_img