Ana SayfaHABERLERGimgim’den Mereş’e: Aile 57...

Gimgim’den Mereş’e: Aile 57 yıl önceki kaderi yaşadı

1966 Gimgim(Varto) depreminden 2 yıl sonra göç ettikleri Mereş’te kurdukları köye Varto adını veren Snmez ailesi, 57 yıl önceki kaderi yaşadı. Gimgim’de 15 ferdi ölen ailenin bu kez de 8 ferdi can verdi

Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesinde 19 Ağustos 1966 yılında meydana gelen ve 2 bin 394 can kaybına neden olan depremden 2 yıl sonra Mereş’in Türkoğlu ilçesine gelen 4 kardeş, inşa ettikleri köye Varto adını verdi. 4 kardeşin yerleştiği köyde, deprem öncesi 15 evde toplam 200 kişi yaşıyordu. Mereş merkezli depremde bütün evler ya yıkıldı ya da oturulamaz hale geldi. 57 yıl önceki depremde 15 bireyi yaşamını yitiren Sönmez ailesi, Mereş merkezli depremlerde de 8 ferdini kaybetti. Köylüler hem yaralılarını hem de cenazelerini kendi çabalarıyla, kazma ve küreklerle kazdıkları koridorlardan çıkardı. Devlet yetkililerin yardım için uğramadığı köye, sadece hasar tespit ekibi gitti.

Aile bireyleri, fay hattının üzerinde köy inşa ettiklerinin farkında olmadıklarını ve 57 yıl sonra yine bir depreme tanıklık ettiklerini belirtti. Depremin üzerinden 19 gün geçmesine rağmen kendilerine herhangi bir yardım gitmedi. Mereş merkezde oturan, annesi ve babasını son depremde kaybeden Mehmet Sönmez, 25 dakikada köye yetiştiğini ve kendi imkanlarıyla arama kurtarma çalışmalarını başlattığını söyledi. Devletin depremden iki gün sonra geldiğini aktaran Sönmez, gelen jandarmaların da köye sadece girip çıktığını söyledi.

Göç hikayesi

Gimgim’dan yaşadıkları göç hikayesini anlatan Fesih Sönmez, “Babamlar 4 kardeşler. Gelmişler burada kendi imkanlarıyla arsa alıp ev yapmışlar. Varto köyüne ilk geldiğimizde de çadır kurduk. Bir süre öyle kaldı ve buranın ismi Varto oldu. Burada herkes bizi Vartolu olarak tanıyor. Burası çok kötüydü ama yeni bir yaşam inşa ettik. Bu köy 1968’da filizlendi. Şimdi ise bu eski düzeni kurmak için ne yaşımız yetiyor ne de bütçemiz yetiyor” dedi.

blank

Devlet dün de yoktu bugün de

Köyde aile dışında hiç kimsenin olmadığını aktaran Sönmez, “Köyde bulunan 15 evde ya yıkıldı ya da hasar gördü. Bütün hayvanlarımız da öldü. O zaman da devlet yardım etmedi, şimdi de yardım etmiyor. Devlet bugüne kadar bize yardımda bulunmadı. Gelen erzaklar da gönüllüler tarafından getiriliyor. Yetkililer bir başsağlığına dahi gelmedi. Kim öldü, kim kaldı, haliniz nedir diyen soran olmadı. Yardımlar da yok. Yeme içmemiz de hayırseverler tarafından sağlanıyor” diye konuştu.

1966 yılına geri döndük

Gimgim depreminde 8 yaşında olan Fesih Sönmez de 57 yıl sonra Mereş’te depreme yakalandığını söyledi. 8 akrabasını kaybeden Sönmez, “1966 yılında Varto depreminden sonra buraya geldim. Burada büyüdüm. Şimdi 65 yaşındayım ve yine bir deprem yaşadım, yine çadırda kalıyorum. Yine 1966 yılına geri döndük. İlk geldiğimizde de garibandık, şimdi de garibanız” diye belirtti.

Devletin verdiği 10 bin TL

Çadır bulamadıkları için kendi imkanlarıyla Konya’dan çalışan eniştesinin kendisine bir konteynır alıp gönderdiğini aktaran Sönmez, “Konteynır TIR’la geldi. Konteynırın getirdiği TIR’a 10 bin TL cebimden verdim. Nakliye parası için de devletin depremzedelere verdiği 10 bin TL’yi verdim. Sadece AFAD mı Kızılay mı birine başvurdum. Bize 10 bin TL verdiler. İşte onunla da anca konteynırın kirasını ödeyebildim. Elini cebime koysanız, şuan 20 TL ya çıkar ya da çıkmaz” diye anlattı.

blank

Anne ve babasını kaybetti

Mehmet Sönmez, annesi Hediye ve babası Zeki Sönmez’i depremde kaybettiğini belirterek, “Depremden sonra 4 dedemiz buraya yerleşiyor. Ancak burası da tam olarak fay hattının üstüdür. Deprem esnasında Mereş merkezdeydim. Depremden hemen sonra köylerimize koşarak geldik. Araçlarımıza binip köyün yakınına kadar geldik. Yollar bozuk olduğu için de aracı bir yere bıraktıktan sonra koşarak köye ulaştık. Köye ulaştığımızda da taş üstünde taş kalmamıştı. Şiddetli bir yağmur ve soğuk vardı. Annemin ve babamın cansız bedenini, 14 saat süren bir çalışmanın sonunda enkazdan kendi imkanlarımızla, köylülerimizin yardımıyla çıkarttık” ifadelerini kullandı.

Enkazda yaşayanlar vardı, bakıp gittiler

Devletin herhangi bir yetkilisinin buraya gelmediğini kaydeden Sönmez, “Haftalar geçmesine rağmen kimse gelmedi. Bir jandarma ekibi depremden bir gün sonra köye geldi. Enkazda 4 yaralı köylümüz var ve sesleri geliyordu. Jandarma komutanına 4 kişinin olduğunu ve sağ olduklarını söyledim. Gelip baktılar ve araçlarına binip gittiler. O dört kişi de vefat etti. Sonrasında da bir iki hafta boyunca köyümüze herhangi bir yetkili gelmedi. Enkaz altındakiler için de gelmediler. En son köye hasar tespit için yetkililer geldi” şeklinde konuştu.

blank

Varto’da kurtuldular, Mereş’te öldüler

“Annem ve babam Varto’daki depremden kurtuldular ama buradaki depremden kurtulamadılar” diyen Sönmez, fay hattını üstüne ev kurduklarını ancak buradan başka gidecek yerlerinin olmadığını ve dayanışmanın sürmesini talep etti. Depremlerden en çok çocukların etkilendiğini dile getiren Sönmez, “Çocuklarım artık betonarme yapılara girmek istemiyorlar. Hatta boyalı bir yere dahi girmek istemiyorlar. Bugüne kadar çocuklar için herhangi bir psikolojik destek sunulmadı” dedi.

Haber: Dilgeş Ruvanas/MA

#Gimgimden #Mereşe #Aile #yıl #önceki #kaderi #yaşadı

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Kaçırılmış, tutuklanmış ya da öldürülmüş olabilir mi?

Suriye'nin kuzeyinde 18 Ocak'tan beri kayıp olan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann'ın, Demokratik Suriye Güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceği belirtiliyor. Ailesi ve avukatı, gazetecinin akıbeti konusunda endişeli ve öldürülme ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor.

Berlinde 2. Alevi Festivali Başbakan Wegner ile!

Berlin Alevi Toplumu, Başbakan Kai Wegner ile bir araya gelerek bu yıl ikincisi düzenlenecek Alevi Festivali'nin onun himayesinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Görüşmede, ağaç dikme projesi ve üniversitelerde Alevilik üzerine akademik çalışmaların teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A

Gazi Katliamının 31. yılı: Katiller nerede?

Gazi Katliamı'nın 31. yılı nedeniyle Gazi Mahallesi'nde düzenlenen anma etkinliğinde, katliamda yaşamını yitirenler için yürüyüş yapıldı ve adalet talep edildi. Etkinlikte katılımcılar, katledilenlerin fotoğraflarını taşıyarak sloganlar attı ve bir gerg
spot_img