8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Gündoğdu Meydanı’nı dolduran kadınlar, rengarenk kıyafetleri ile 8 Mart’ı kutladı. Kadınlar, ‘Kadın erkek eşit olamaz diyenlere, boşanmayı engellemeye, tecavüzleri aklamaya çalışanlara, kadın milletvekillerini mecliste darp edenlere, çocukları istismarcılara teslim edip utanmadan alkışlayanlara Hayır’ dedi
İzmir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında 8 Mart Platformu’nun çağrısıyla Gündoğdu Meydanı’nı dolduran kadınlar, “Karanlığa inat yaşam hakkımız, özgürlüğümüz, bedenimiz ve emeğimiz için direniyoruz” şiarıyla bir araya geldi. Tertip Komitesi adına basın metni Canan Kaplan, Ezgi Bahçeci ve Hazal Beytaş tarafından okundu. Okunan metinde 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak ilan edilişinin ardından 160 yıl geçmesine rağmen, kadınların hala hakları için mücadele ettiği kaydedildi.
‘Kadınlar dünyanın her yerinde alanlarda’
Kadınların dünyanın her yerinde gericiliğe, emperyalizme, yoksulluğa, şiddete meydan okuyarak alanlara çıktıklarının belirtildiği metinde, “Kadınlar toplum içinde eşit birer yurttaş olarak görülmedi. Kadınlar işsizlikle baş başa bırakılıp, güvencesiz esnek çalışmaya, borç yüküne mahkûm ediliyor. Kadınların kreş hakkını elinden alan, aslında sosyal devletin görevi olması gereken çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi işleri kadının omuzlarına yıkan bu anlayış; aynı zamanda kadınları ev içinde güvenceden yoksun çalıştırıyor. AKP iktidarı, kendi dönemi boyunca kadınları çalışma hayatına katma yönündeki politikalar yerine, bize istikamet olarak evin yolunu gösterdi. Bunu asla kabul etmiyoruz” ifadelerinde bulunuldu.
‘Mücadelemiz sürecek’
2016 yılında 328 kadının katledildiği, kadın katliamlarının yüzde 50’sinin ise Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde işlendiği hatırlatılan metinde, baskı politikalarının kadınlara şiddet olarak geri döndüğü ve LGBTİ’lerin işyerinde, hayatın her alanında ayrımcılığa tabi tutulduğu kaydedildi. Metinde, “OHAL yasaları ile birçok bilim kadını ve kamu çalışanı kadının haklarını savunma imkânından yoksun bırakılarak işlerinden atıldı. Kadın milletvekillerinin özgürlüklerinin elinden alındığını ve vekilliklerinin düşürülmeye başlandı. Kadın düşmanı politikalara karşı kadınların birlik, beraberlik ve dayanışma mücadelesini sürdürecekler” sözlerine yer verildi.
‘Hayır diyoruz’
Nisan ayında yapılacak referanduma dikkat çekilen metinde, “Oy kullanacak her kesimden kadına buradan sesleniyoruz. Parlamenter sistemin ve hukukun tarafsızlığının ortadan kaldırıldığı, halkın egemenliğini hiçe sayan, hesap sorulamayan tek adam rejimi, biz kadınlar için ortaçağ anlamına geliyor. Biz kadınları birleştiren neyse, Hayır’ımızı o büyütecektir. Kadın erkek eşit olamaz diyenlere, boşanmayı engellemeye, tecavüzleri aklamaya çalışanlara, kadın milletvekillerini mecliste darp edenlere, çocukları istismarcılara teslim edip utanmadan alkışlayanlara ‘Hayır’ diyoruz” dedi.
Polisin döviz korkusu!
Öte yandan kutlama için Gündoğdu Meydanı’na gelen bir grup kadının dövizlerine el konuldu. Üzerinde “Sara, Rojbin, Ronahi”, “Kürdistan’da katledilen kadınlar onurumuzdur” yazılı dövizlere el koyan polislere, kadınlar sloganlara tepki gösterdi. Ayrıca Ceylan Önköl’ün fotoğrafına “Bu kim” diye soran polisler, Paris ve Silopiya’da (Silopi) katledilen kadınların fotoğraflarına el koymak istedi. Kadınların yoğun tepkisinden kaynaklı fotoğraflar geri verildi. Bir kadının elinde bulunan gazetemiz Özgürlükçü Demokrasi’ye “Sakıncalı” denilerek el koyuldu.
Şûjin – İZMİR