Ana SayfaGüncel Haberlerİngiltere'den Rojava'ya: Artık devrimciyim

İngiltere’den Rojava’ya: Artık devrimciyim

İngiltere’den Rojava’ya gelerek YPJ’ye katılan Kimmie Taylor, “Birçok şeyi burada öğrendim. Şimdi kendime devrimciyim diyebiliyorum. İradem büyük. Savaşmaya geldim. Yaşamı öğrendim. Artık kendime YPJ’li diyebiliyorum” dedi.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Rakka’da yürüttüğü “Büyük Savaş” 24’üncü gününde tüm hızıyla devam ediyor. Operasyonlar kapsamında QSD savaşçıları, mahalle mahalle kent merkezine ilerliyor. Batı cephesinde bulunan Nehda mahallesine giren savaşçılar ile DAİŞ arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Qadisîye mahallesinde ise arama tarama faaliyetleri devam ediyor. Mahalledeki yurttaşlar DAİŞ esaretinden kurtulmanın sevincini yaşıyor.

Operasyonda yer alan YPJ’nin İngiliz savaşçılarından Kimmie Taylor (Zilan Dilber) kentin kurtarılması için başlatılan Fırat’ın Gazabı operasyonunun 3’üncü aşamasından bu yana DAİŞ’in başkentine yürüyor.

O BİR DEVRİMCİ

Rojava topraklarına yaklaşık bir yıl önce geldiğini söyleyen Dilber, ilk röportajını dihaber’e verdikten sonra dünya basının gündemine oturmuştu. Dilber, uluslararası birçok basın kuruluşunun ilgi odağı olurken, Kürtçe’den sonra Arapça öğrenmeye başlamış. “İşte şimdi kendime devrimciyim diyebiliyorum” diyen Dilber, ortak yaşam tarzını benimsemiş şekilde birlikte yaşadığı savaşçılar ile gün içinde her türlü işe koşturuyor. İlk başlarda cep telefonu kullanan Dilber, telefon başta olmak üzere birçok eski alışkanlıklarını da bırakmış ve diğer savaşçılar gibi yaşamaya başlamış. Kürtçe konuşmayı ilerleten Dilber, artık kent operasyonu kapsamında kurtarılan kadınları dinliyor ve onlarla özel olarak ilgileniyor.

ŞİMDİ RAKKA KENT MERKEZİNDE

Şimdi Rakka operasyonunda olduklarını dile getiren Dilber, ikinci röportajını da kentin batısında bulunan Sebehîye mahallesinde dihaber’e veriyor. 3 aydır Rakka için başlatılan operasyonlarda yer aldığını hatırlatan Dilber, şimdi de kente girdiklerini ve devam eden operasyonları başarılı bir şekilde sürdürdüklerini kaydetti.

‘KADIN İRADESİ AÇIĞA ÇIKIYOR’

Operasyon kapsamında esaret altında bulunan kadınları kurtarmakla yetinmediklerini belirten Dilber, kurtardıkları kadınların çoğunun kara çarşaflarını çıkardığı gibi DAİŞ’in karanlık yaşamını da üzerlerinden attıklarını aktardı. Bunun büyük bir irade olduğunun altını çizen Dilber, yaşananların kendi iradesini de güçlendirdiğini söyledi. Kurtarılan kadınların kendilerine katılarak, yaşam yerlerini kurtarmaya yürümesini Dilber, “Muazzam bir olay” olarak değerlendirdi.

SADECE KURTULMAKLA KALMIYORLAR…

Rakka’da esaret altında tutulan kadınlara neler yaşatıldığının farkında olduklarına değinen Dilber, onların DAİŞ’in karanlık dünyasında nefes aldıklarını belirtirken, “Eğitimler görerek, kendilerini görecekler. Mücadele etmeyi öğrenecekler. Özgür bir toplumu oluşturmak için dört ele sarılacaklar. Biz de kadınız. O durumları yaşadıktan sonra bu hale geldik. Benim geldiğim yaşam da çok farklı değildi” dedi.

‘ARTIK YPJ’LİYİM’

Rojava’ya ilk geldiğinde ideolojileri hakkında pek fazla bir bilgiye sahip olmadığını ve nasıl bir mücadele tarzına sahip olduklarını bilmediğini dile getiren Dilber, “Birçok şeyi sonradan buradaki yaşam ile öğrendim. Şimdi kendime devrimciyim diyebiliyorum. Bu ideoloji kişiliğimi oluşturdu. Ben bir devrimciyim. İradem büyük. Savaşmaya geldim. Yaşamı öğrendim. Kürtçe’den sonra Arapça’yı da öğrenmeye başladım. Artık kendime YPJ’li diyebiliyorum. Artık eski yaşamı yaşayamam” ifadelerini kullandı.

‘ARTIK KADINLAR KORKMUYOR’

Dilber, bir kadın ordusu olduklarını ve esir tutulan Êzidî kadınların acılarını ve seslerini duymak zorunda olduklarını dile getirirken, Ortadoğu’da DAİŞ’e karşı verdikleri savaşı hiçbir gücün vermediğini, Musul’da yaşananların göz önünde olduğunu kaydetti. Dilber, YPJ’nin yürüttüğü savaş sonucunda DAİŞ döneminde konuşmaya dahi korkan kadınların şimdi ellerinde silahları ile kentlerini özgürleştirmeye gittiklerini aktardı.

Nazım Daştan – dihaber

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un

Alevilikte Ramazan Ceminin varlığı tartışması!

Türkiye Alevi Federasyonu, bazı cemevlerinde gerçekleştirilen "Ramazan Cemi" uygulamasına karşı çıkarak, Aleviliğin kendi inanç ve ritüellerine sahip bağımsız bir yol olduğunu vurguladı ve Ramazan Bayramı ile oruç uygulamalarının Alevilikte yer almadığını belirtti.
spot_img