blank

İnsan beynini yeniden yaratmayı hedefleyen iddialı proje

Genç film yapımcısı Noah Hutton, sinirbilim diploması aldıktan kısa bir süre sonra, Lozan’daki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nde yerleşik bir sinirbilimci olan Henry Markram ile tanıştı.

Markram, tüm karmaşıklıkları içinde beyinleri modelleyen bir bilim insanı. Onun işe yarar varsayımına göre, beyin bir organ olduğu için yeterince iyi bir bilgisayar modelinin işleyişini ortaya koyması gerekiyor. Tıpkı böbreklerin, karaciğerlerin ve kalplerin “in-silico”* modellerinin anlayışımızı zenginleştirmesi gibi.

Dünya, farklı şekillerde düşünen insanlarla dolu. Bu çeşitliliği tam olarak anlamak istesek de, yaşayan bir insan üzerinden anlamak oldukça zor. Markram ise bu noktada, bir bilgisayar modelinin etik olarak kabul edilebilir bir yol sunacağını umuyor.

Markram, 2009’da beynin 10 yıl içinde çalışan bir bilgisayar modelini oluşturacağını söyledi. Bu, 2005 yılında fare beynini modellemek için kurulan Mavi Beyin Projesi (BBP) hakkında bir TED konuşması sırasındaydı.

New Scientis’in aktardığına göre, on yıldan fazla bir süredir her yıl, proje genişledikçe ve son tarih değiştikçe Hutton, Markram, meslektaşları ve eleştirmenleriyle röportaj yaptı. Hutton’un In Silico adlı filmi bu projenin bir sonucu.

Markram’ın projesi, Avrupa Birliği’ndeki zenginlerin dikkatini çekti ve 2013 yılında, İnsan Beyni Projesi’ni (HBP) kurmak için 1 milyar Avro kamu parası elde etti.

HBP’nin modelleri, tıpkı gerçek beyinler gibi gürültü üretebiliyor. Filmde “ortaya çıkan özellikler” den muğlak bir şekilde bahsediliyor. Yine de bu gürültüyü beyin aktivitesine bağlamak, eğer varsa, entelektüel bir Hapisten Kurtulma kartıdır: hiç kimse bu gürültünün ne anlama geldiğini bilmiyor, bu nedenle modelin doğru sesi çıkardığını anlamanın bir yolu yok.

HER BEYİN BENZERSİZ BİR KAR TANESİ GİBİ

Bazı organları modellemek gücümüz dahilindedir, ancak beyin klasik bir organ değil. Herhangi bir mühendislik önlemine göre, verimsiz bir görünüme sahip. Nöronlardaki bir artış, başka bir nörotransmiter saldığı veya hiçbir şey yapmadığı durumlar dışında, bu nörotransmiterin salınmasını tetikleyebilir. Beyin anatomisinde bazı ortak noktalar olması kaçınılmazdır, ancak şimdiye kadar yapılan araştırmalar, her beynin güzel, benzersiz bir kar tanesi gibi olduğunu gösteriyor.

Kaliforniya’daki Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü’nde çalışan derin öğrenme gurusu Terrence Sejnowski, Markram’ın yalnızca “her parçası beynin kendisi kadar gizemli bir simülasyonunu” üretebileceğini öngörüyor.

*In silico: Biyolojik deneylere atıfta bulunarak “bilgisayarda veya bilgisayar simülasyonu yoluyla gerçekleştirilen” anlamına gelen bir ifade.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir