Kardeş Türküler ‘Yol’la merhaba dedi: Bu fotoğrafta herkes var
Kardeş Türküler, altı yıl aradan sonra yine çokkültürlü ve çok dilli bir albüm ile dinleyicisiyle buluştu. Ağırlıklı olarak halk ezgilerinden oluşan ‘Yol’ albümünde grup, ilk kez Karadeniz Rumcası yani Romeika (Pontusça) ve Boşnakça birer şarkı da seslendiriyor
Kardeş Türküler, “Yol” albümüyle yeniden dinleyicileriyle buluşuyor. 25 yıldır Anadolu’dan Mezopotamya’ya, Ortadoğu’dan Balkanlar’a çokkültürlü ve dilli yaşamın ezgilerini, hikâyelerini anlatan Kardeş Türküler, heybesine eklediği yeni halk ezgileri ve o bilindik tınılarıyla çıkıyor sevenlerinin karşısına. Kardeş Türküler’in solistlerinden Feryal Öney ile Vedat Yıldırım, 25 yılık serüvenlerini, geride bıraktıkları çalışmalarını, kısacası çıktıkları ve yürümeye devam ettikleri ‘Yol’u ANF’ye anlattı. Albüm için ilk akla gelen soru elbette diğerlerine benzeyip benzemediğiydi. Dinleyiciler bu albümden de aynı tadı alacak mıydı ya da onları yeni şeyler mi bekliyordu? Feryal Öney, bu sorunun cevabını şöyle veriyor: “İnsan yaş aldıkça alışkanlıkları değişiyor, kılık kıyafet zevkinden tut da yeme içmeye kadar… Ama yine de sen sensindir, üzerine yeni şeyler eklenmiştir; hayat tecrübesi, yaşanmışlıklar vs… Biz de öyleyiz. Kardeş Türküler dinleyicisi bu albümü dinlediğinde ‘Ha bizimkiler’ diyecek yine. O sıcaklığı yakalamaya çalıştık. ‘Bizimkiler’ diyecek ama ‘Yeni arkadaşlar gelmiş, yepyeni renkler de çıkmış ortaya’…”
Çok dilli bir albüm
“Yol” da selefleri gibi çok kültürlü ve çok dilli bir albüm. Kardeş Türküler, en başından beri bu bir aradalığı yaşatma ve ileriye taşıma çabası içerisinde. Bu çabanın sebebini de Vedat Yıldırım’dan dinliyoruz: “Yok olma tehlikesi altında birçok dil var. Misal, biz Kardeş Türküler projesine başladığımızda Ubıhça adlı bir dilin varlığını öğrendik Çerkes dostlarımızdan ama ne yazık ki bu dilin son temsilcisi de hayatını kaybetti. Bir dil böylelikle yok olup gitti! Lazca tehlike altındaki dillerden biri, hakeza Kürtçe’nin Zazakî lehçesi de öyle. Elbette bu dilleri bilenler var ama dil kendini yeniden üretiyor mu ve bu dili yeni nesiller öğrenebiliyor mu? Çocuklar, Türkiye’deki eğitim-öğretim sistemindeki yasaklardan dolayı anadillerini bilmiyor. Diyorlar ki, ‘Gidin özel ders alın, diliniz serbest ama paranızla öğrenin…’ vs. Bizler ya da bu insanlar vergi vermiyor mu? İnsanın anadilini öğrenmesi en temel hakkı.”
İlk işaret Roboskî
Tek tipleşme, tek bayrak ve tek vatan söylemini 90’lardan bu yana en sert şekliyle 3 ayda bir uzatılan OHAL’le yaşadığımız şu zamanda, Kardeş Türküler için bu çeşitliliği ve çok kültürlülüğü hatırlatmak zor değil miydi? Bunca ayrışmaya, yalnızlaştırmaya rağmen yüz yıllardır aynı coğrafyada bir arada yaşadığımızı nasıl anlatacaktı Kardeş Türküler yeniden…. Feryal Öney, bunun sadece OHAL’in ilanı ile başlamadığını hatırlatıyor. 2011’de Roboskî, ardından Gezi’de yaşananların bugünlere gelineceğinin işareti olduğunu söyleyip devam ediyor: “Roboskî’de 50 lira kazanmak için çocuklar sınır ötesine gidiyor ve devlet onları bombalıyor, kimse de kalkıp bir şey diyemiyor.
Öyle başladı sonraki süreç. Sonra Gezi oldu ‘Aa az değilmişiz, birlikte çok güçlü bir ses çıkarabiliyormuşuz’ dedik ama birçok insan gaz fişeğiyle, biber gazıyla, TOMA’yla, Akrep’le de o dönem tanıştı. İnsanlar sakat kaldı, gençler hayatlarını kaybetti. Böyle böyle işte… Soma ve Ermenek faciası oldu. Ardında gözü yaşlı, hakkını alamayan insanlar bıraktılar… Bu günlere gelinceye kadar çok fazla şey yaşandı. Eğer sanat yapmazsak, kendimizi bu yolla ifade edemezsek işte o zaman onun ağırlığıyla çoktan her şeyi bırakmış olurduk.”
Metal yorgunluğumuz yok
Peki, Kardeş Türküler 25 yıldır nasıl oluyor da bu projenin kalıcılığını sağlayabiliyor? Feryal Öney, 25 yıl boyunca BGST’deki (Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu) anlayış sayesinde birbirlerine hem içeriden hem de dışarıdan birer kulak ve göz olduğundan bahsediyor. Böylelikle yaptıkları iyi şeyi de kötü şeyi de iki yönlü görüp ona göre hareket edebildiklerini anlatıyor. Vedat Yıldırım da gülerek, dönemin popüler yorgunluk tanımını hatırlatıyor ve şöyle diyor: “Bu aralar popüler bir terim olan metal yorgunluğuna izin vermeyen bir yapımız var bizim.”
Kardeş Türküler çok geniş bir aile
‘Yol’ albümü için çekilmiş epeyce kalabalık bir fotoğraf var. O fotoğrafın öyküsünü de Feryal Öney’den dinliyoruz: “Kardeş Türküler çok geniş bir aile. Arka planda çalışan çok insan oldu, oluyor hep. Bize söylediğimiz dilleri çalıştıran, o şarkıları arşivinden çıkarıp veren, Türkçe’ye çeviren insanlar oldu, ta 93’ten beri. İcracı olarak katkısı olanlar da çok elbette. Çalan, söyleyen, telaffuz çalıştıran, şiir okuyan, sesini sesimize katan… Görüş ve yorumlarıyla bizi yönlendiren… İlk defa albüme katkısı olan herkesle bir fotoğraf çektirdik; albümün kapakçığına koyduk bu fotoğrafı da.”
Özgürlükçü Demokrasi