Seyit Rıza ve arkadaşlarının 15 Kasım 1937 tarihinde katledilmesine tanıklık edenlerden Fatma Erdoğan, ‘Devlet 38’den 94’e, 94’ten günümüze aynı zihniyetle zalimliğine devam ediyor’ diyerek 38 katliamının unutturulamayacağını söyledi
Dêrsim İsyanı’nı başlatanlardan olan Seyit Rıza ve arkadaşlarının, 1937 yılında 15 Kasım günü Elazığ’da idam edilişlerinin üzerinden 80 yıl geçti. Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilişinin ardından dönemin Başbakanı Celal Bayar’ın talimatı ile Dêrsim’e yönelik saldırı başlatıldı ve burada resmi raporlara göre 13 bin 806 kişi katledildi, binlercesi de göç ettirildi. Aradan geçen yıllara rağmen Kürtlere dönük bu saldırılar tekerrür etse de, Seyit Rıza’nın, “Ben sizin hilelerinizi anlayamadım, onlarla baş edemedim, bu yüzden görüşmek için geldim. Ölüme gidiyorum. Bu bana dert olsun, ama ben de size boyun eğmedim bu da size dert olsun” sözü, Kürtler için onurlu duruşun simgesi oldu.
Katliamın izleri
Dersim Katliamı yaşandığında 14 yaşında olan Fatma Erdoğan, 15 Kasım 1937 tarihinde Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edildikleri anlara da tanıklık edenlerden biri. Jinnews’ten Melike Aydın’a konuşan, Kolzova köyünde dünyaya gelen Erdoğan’ın, hatırladığı en net şey, tunç mihverli askerlerin köylerine gelişi. Askerlerih her evi didik didik arayarak bulduğu her insanı döve döve köy meydanına topladığını belirten Erdoğan, “Kolzova köyünün yakınlarında bir kaya var. Orada makineli tüfekleri koyuyorlar. Kadınlar orada bekletiyorlar, diğer köylülere de mevzi ördürüyorlar” diyor.
Askerlerin kadınlara cinsel saldırıda bulunduğunu kaydeden Erdoğan, gözleri dolarak kadınlara karşı yapılan kötü muameleleri anlatmak istemediğini söylüyor. 1938’de yaşanan vahşetin travmasını ve korkusunu hâlâ üzerinden atamadığı ‘gelip bizi öldürürler kızım, gençleri kırıp geçirirler’ sözleri ile özetleyen Erdoğan, kadınların Halvori gözelerinde kendilerini uçurumdan attığını, yaşadığı travmadan sonra akıl sağlığını yitiren kadınların olduğunu da vurguluyor.
Ovacık merkeze 1994’te devletin ‘Ya çıkarsınız ya da içindekilerle yakarız sizi’ demesinin ardından, köylerini boşaltmak zorunda kaldıklarını söyleyen Erdoğan, “Devlet 38’den 94’e, 94’ten günümüze aynı zihniyetle zalimliğine devam ediyor” diyerek, kendilerine yaşatılan 38 katliamının unutturulamayacağını bir kez daha hatırlatıyor.
Seyit Rıza’nın torunu: Mezar yerleri açıklansın
Öte yandan 1937’de idam edilen Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerinin açıklanması gerektiğini söyledi. Dedesinin mezarı üzerinde dua edip mum yakmak istediklerini dile getiren Polat, “80 yıldır dedemin mezarının yerini bilmiyoruz. Dua edebileceğimiz bir yer, mum yakabileceğimiz bir yer istiyoruz” dedi. Polat ayrıca Seyit Rıza ve arkadaşlarının sadece bu karanlık günlerde hatırlanmaması gerektiğini belirtirken, “1937’de idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları her zaman hatırlanmalıdır” dedi.
DTK: Gençlik onların yolunda
Demokratik Toplum Kongresi ise Seyit Rıza ve arkadaşlarını anarken, Kürdistan gençliğinin onların yolundan ilerlediğine dikkat çekti. Yazılı açıklama yapan DTK, binlerce Kürt ve Alevinin katledildiği, on binlercesinin sürgünlere götürüldüğünün belirtildiği açıklamada, “Soykırımı lanetliyoruz” denildi. Açıklamada şunlar kaydedidi: “Pir Seyit Rıza’nın ardılları ve torunları olan Kürdistan gençliği ve kadınları, onun ve dava arkadaşlarının dik duruşları ve kahramanca direnişlerini kendilerine bayrak edinmiş ve onların izinden giderek, büyük bir mücadele ve direniş ortaya koymuştur.”