Ana SayfaGüncel HaberlerKoçgirî’den Dersim’e

Koçgirî’den Dersim’e

ERDOĞAN YALGIN

Tarih sayfaları Alevi katliamlarıyla doludur. Hele Kürt Rêya/ Raa Heqi-Alevilerinin katliamı ise soykırımla sınırsız bir boyut kazanmıştır. Emevi, Abbasi, Selçuki, Osmanlı dönemlerini (661-1918) bir kenera bırakacak olursak; sadece Cumhurriyet döneminde Kürt Alevilerine yönelik katlaim ve soykırımlar gerçekleştirilmiştir. Bunlardan birisi de Koçgirî bölgesinde Kürt Alevilere karşı yapılan katliamlardır. Osmanlı’nın resmi kayıtlarında kullandığı bir idari isim olarak Koçgirî; Kürtçe bir tanım olup, “göçedenlerin yeri, göçebeler alanı“ anlamına gelir.

16. yüzyıldaki idari merkez; önce Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Koçgirî-Gümüşkar bucağı idi. 1516 yılındaki Osmanlı tahrir defterlerinde, Hıristiyan olarak gözüken bu köyün nüfusu 8 haneydi. Daha sonraki tarihlerde (1591), bu rakam 19 haneye yükselmişti. Koçgirî-Gümüşkar köyü, 19. yüzyılda Sivas Zara’ya taşınmıştı. Zaman içinde literatürdeki Koçgirî adı, coğrafi alanını genişleterek Zara, Suşehri, İmraniye, Hafik, Refahiye, Kemah, Kurucay ve toplamda 350‘ye yakın bölge köylerinin tümüne verilmişti. Anlatımlar muhtelif! Bu bölgeye ilk göçün, Çaldıran savaşından hemen sonra, Yavuz döneminde (1515) gerçeklerştirildigi sanılmaktadır! Zaman içinde bu alan, Kürt Alevi aşiretlerin sürgün veya zorunlu iskanıyla doldurulmuştur.

1970’lerde istihbari bilgiler doğrultusunda hazırlanan “Aşiretler Raporu”nda “Sıvas ili bölgesindeki aşiretler” tasnifinde bölgedeki Kürt Alevi aşierteri hakkında bazı bilgiler vardır. İlgili raporda; 1917 yılında başlattıkları isyanın, 1921 yılında bastırıldığı belirtilmektedir. Osmanlı’nın yıkılışı sonrasında Koçgirî aşiretlerinin ulusal bilinci kamçılanmıştı. Dolayısıyla Ankara hükümetinden, Kürtlerin özlük haklarının tanınması istenmekteydi. M. Kemal önerliğindeki Ankara hükümeti ise buna asla razı olmayıp, oyalama taktikleriyle Koçgirî’ye, kapsamlı bir harekat yapılmasının planlarını geliştirmekteydi. Bütün ayak-oyunlarıyla hazılıklar tamamlandıktan sonra, Merkez Ordusu Kumandanı Arnavut kökenli, Bursa doğumlu Nureddin İbrahim Konyar, namı diğer Sakallı Nurettin Paşa (1873-1932), Koçgirî aşiretlerini ve lider kadrolarını ortadan kaldırmak maksadıyla tam yetkiyle bölgeye gönderildi. Buna ek olarak; daha sonraları M. Kemal’in muhafızlığını da (1920-23) yapan, cezaevi kaçkını Giresunlu Topal Osman Ağa’nın (1883-1923) yönetiminde 42. ve 47. Gönüllü Alayları kuruldu.

Gönüllü Laz Birlikleri oluşturulup, Koçgirî’ye gönderildi. Topal Osman ve birlikleri; daha önceleri Karadeniz’de; Rum ve Ermenilere yaptıklarını şimdi Koçgirî’de Kürt Alevilere yapacaktı. Osmanlı’nın son yıllarında başlayan ve Cumhurriyetle devam eden Kürt Alevi katliam ve soykırımlarında, yönetici elitlerin izlediği bir ortak hafıza hep göze çarpar. Meselâ Müşir (Mareşal) İbrahim Paşa; 1908-1909 yıllarında Dersim’e, Kürt Alevilerine karşı altı tabur kahredici ve korkutucu bir kuvvetle yapılan askeri tedip harekatını yöneten bir Osmanlı kumandanıdır. 1921’de ise Müşir (Mareşal) İbrahim Paşa’nın oğlu Sakallı Nurettin Paşa, Koçgirî’deki Dersimli Kürt aşiretlerine karşı savaşmaktadır.

Tarih, 1938’i gösterdiğinde yine Dersim’de; bu defa da Sakallı Nurettin Paşa’nın Vali ve Umum Müfettişi olan damadı General Hüseyin Abdullah Alpdoğan Paşa (1878-1972) Dersimli Kürt Alevilerine karşı savaştadır. Bütün bu yaşanan süreçler bir araya getirildiğinde, Osmanlı’nın Kürt Alevilerine karşı geliştirdiği katliam ve soykırım politikaları, yine aynı aile içerisinde, Cumhurriyet döneminde de aynı devamlılığını korumuştur. Bu durum, devletin ortak hafızasına, bir üst aklına işaret etmektedir. Müşir İbrahim Paşa’nın Kürt coğrafyasına ve Kürtlere karşı geliştirdiği bilgi ve tecrübeleri, miras yoluyla oğlu Nurettin Paşa’ya, ondan da damat General Hüseyin Abdullah Alpdoğan Paşa’ya intikal etmiştir. Bu miras, Kürt Alevilerinin nasıl imha edileceklerine yönelik geliştirilen bir devlet politikasıdır. Bu politikaların, günümüzde de aynen devamlılığı sözkonusudur. “Devlette, devamlılık esastır” sözü boşa söylenmemiştir!

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz
spot_img