Ana SayfaGüncel HaberlerKüresel kapitalizmin arka mutfağı…

Küresel kapitalizmin arka mutfağı…

Brizé’nin önceki yapıtlarından daha yoğun, daha tok, daha etkileyici bir çalışma. İşçi direnişinin gerçek bir savaş olduğunu daha ilk adımda, adıyla vurgulayan; ne söyleyeceğini çok iyi bilen ve bunu herkese eşit söz hakkı tanıyarak yapan; konusunu farklı açılardan irdelerken nesnel kalmayı başaran son derece etkin bir toplumsal sinema örneği… Bir noktada, gerçeğin sineması dediğimizin yaratıcı belgesel türüyle yakın akrabalıklar sergileyen “Savaşta”, ana salondaki gösterimi sonunda en çok alkışlanan filmlerin ilk sıralarında yer alıyor. Bu yoğun ve bilinçli alkışları fazlasıyla hakederek…

Vincent Lindon, üç yıl önce Stéphane Brizé’nin filmi «Pazar Kanunu »ndaki (La Loi du marché) rolüyle Cannes’da en iyi oyuncu ödülü kazanmıştı.Yönetmenle oyuncunun Verimli birliktelikleri sürüyor. Vincent Lindon yine başrolde ve bu kez daha da etkileyici, süssüz ve yoğun bir yorum gücü sergiliyor. Fransa’nın orta boy bir taşra kentinde otomobil sanayine yan ürün tedarik eden fabrika, işçilerin iki yıl boyunca aynı ücretle daha fazla çalışmayı kabul etmeleri sonucu kâr etmeye başlamıştır. Ancak, bu özverili emeğin olumlu sonuçlarına karşın, Almanya merkezli çok uluslu ana şirketin yönetimi, finans stratejilerinin gerektirdiği yeni yapılanlama politikası nedeniyle fabrikayı kapatarak, üretimi başka bir ülkedeki tesise kaydırma kararı almıştır. Bu karara isyan ederek greve giden işçileri örgütleyen sendika lideri (Vincent Lindon)  özverili bir dayanışma ruhu sergilerken, kavgacı  külyutmaz kişiliğiyle ön plana çıkar. Sadece patronların uzmanlar ordusuna karşı değil, direniş gücü daha zayıf diğer sendika temsilcilerine karşı da savaşmak zorundadır. Fabrikanın 1100 işçisinden bir bölümü, işten çıkarılma primlerinin yükseltilmesini kabul etme eğilimindedir. Böl ve yönet poltikasının klasik oyunları, güçlülerin elindeki ilk silahtır…

Daha yüksek verimlilik, daha çok kâr ve hissedarlara daha fazla temettü…

Toplumsal başkaldırıyı frenlemek amacıyla devreye giren üst düzey Elysée Sarayı yetkilileri, küresel kapitalizmin ‘daha yüksek verimlilik, daha çok kâr ve hissedarlara daha fazla temettü’ diye özetlenebilecek temel felsefesi karşısında güçsüzlüklerini itiraf etmek zorundadırlar. Kanunların, işverenleri daha fazla koruyan hükümlerini gözden geçirmek, gündemde değildir zaten …

Her savaşta kayıp verilir ama, çarpışan güçler arasındaki fark orantısızsa, zayıf tarafın daha çok kayıp vermesi de, ne yazık ki “doğa” kuralıdır. Umutsuzluğa kapılan grevcilerin anlaşılabilir öfkesinin şiddete dönüşmesi, çıkmaz yolu işaretleyecektir. Her tür zorluk karşısında savaşmayı bilinçle sürdüren sorumlu sendika liderinin, ilk ve son bireysel eyleminde simgelenen ölümcül acı umudun alevini daha da yakıcı kılan Vincent Lindon, alabildiğine inandırıcı, içten, sağlam bir yorumuyla göz dolduruyor yine. Kendi yaşamlarını oynayan gerçek işçilerin desteğiyle beslenen anlamlı bir inandırıcılık, yaşanmışlık söz konusu burada…Ancak, Matteo Garone’nin « Dogman »nı gerisindeki metaforları daha da derinden duyumsatmayı başaran Marcello Fonte karşısında, Vincent Lindon’un ikinci kez oyuncu ödülü alması herhalde kolay olmayacak…

“Savaşta”nın genel başarısı, konusunun yakıcı güncelliğinden kaynaklanmıyor sadece. Bu başarının gerisinde uzun bir ön araştırma süreci yatmakta. Konunun ticari, ekonomik, hukuksal, sendikal, toplumsal ve bireysel boyutlarını araştırdıktan, Fransa’da medyanın gündemine gelen benzer durumlarda yaşananları ayrıntılarıyla inceledikten sonra kaleme alınan senaryo neredeyse kusursuz…

Stéphane Brizé, demagojiden ve duygusallıktan uzak durmayı başaran toplumsal sinema türünün kuşkusuz en özgün temsilcilerinden biri. Sonuçta, yeni sinema akımlarına, az tanınan adlara yönelik açılım süreci yaşayan, ancak herkesi ayağa kaldıracak kadar heyecan verici filmler bulmakta zorlandığı gözlemlenen festivalde, Stéphane Brizé’nin cumartesi akşamı ödül almak için sahneye çıkmaması sürpriz olacak…

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı
spot_img