Emperyal güçlerin dünyayı hizaya çekmek için soğuk savaş döneminde başlattığı Münih Güvenlik Konferansı’nın 53’üncüsünde cihadist saldırılar, Müslüman ülkelerin durumu, Suriye savaşı, Rojava ve Rusya öne çıktı
Almanya’da yapılan 53. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’nda, Türkiye temsilcileri her önüne çıkandan Rojava ve YPG’ye karşı destek istedi. Konferansta Müslüman ve Arap ülkelerinin cihadist saldırılara karşı mücadeleye daha fazla katılmalarının sağlanması gerektiği vurgulandı. Merkel, “İslamist terör” sözünü bir kez daha kullanarak buna karşı ortak mücadele gerektiğini söyledi.
53. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı cuma akşamı başladı. Açılış konuşmasını Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen yaptı. Ursula von der Leyen, “uluslararası terörizme karşı mücadelenin İslamiyet’e karşı bir mücadele gibi gösterilmemesi gerektiğini” belirterek, bu mücadeleye daha fazla Müslüman ve Arap ülkesinin dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Leyen, şunları vurguladı: “Eğer Rusya ile de güvenilir bir ilişki yaratmak istiyorsak. Bu aynı zamanda uluslararası teröre karşı birlikte mücadele etmemiz de demektir. Özellikle de DAİŞ’e karşı. Bu mücadelenin genel olarak İslamiyet’e karşı bir cephe gibi görülmemesi konusunda dikkatli olmamız gerekir. Çünkü o zaman aramızda gittikçe büyümekte olan bir uçurumdan bizi tehdit edebilecek çok daha büyük şiddet ve terör oluşabilir. Hayır, tam aksine. Bizimle benzer görüşleri paylaşan daha fazla Müslüman ve Arap ülkesi ile ortaklıklar aramamız lazım.”
Mattis’ten Türkiye sınırı vurgusu
Konferansa katılan ABD Savunma Bakanı James Mattis de, NATO’nun önemine vurgu yaparak, tüm üye ülkelerin demokratik değerler ve özgürlük için mücadele ettiğini söyledi. NATO’nun çevresindeki bölgede “istikrarsızlık yayı’’ oluştuğunu ifade eden Mattis, “Demokrasilerimiz bu tehditlere karşılık vermekte kararlı. İttifakı bu yeni tehditlere karşı hazırlayacağız. Bu işin zor kısmı. Birlikte hareket etmemiz lazım. Caydırıcılığımızı ve savunmamızı güçlendirmeliyiz. NATO’nun Akdeniz’den Türkiye sınırına uzanan güney kanadındaki terörist tehditlere daha doğrudan karşı koymamız gerekiyor” dedi.
Yıldırım Pence görüşmesi
Konferansa Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da bulunduğu geniş bir heyet katıldı. Yıldırım, Almanya Başbakanı Merkel ile “göç ve terörle mücadele” konularını görüştü. Yıldırım, Işık ve Çavuşoğlu; kimi görse YPG’yi durdurmak, Rakka’ya TSK’yi sokmak için destek istedi. Işık, “PYD’yi Suriyeli Kürtlerin temsilcisi olarak görürsek son derece büyük bir yanlışa düşeriz” dedi ve ABD’den destek istedi. Gündemde Başbakan Binali Yıldırım ile konferansa gelen ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşme de var. Gündem başlığı YPG ve Rojava’ya ABD’nin Türkiye’nin yanında yer alması ve Gülen Cemaati. Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzanî de Pence ile görüşecek.
Merkel: İslamist teröre karşı ortaklaşmalı
Münih Güvenlik Konferansı’nda katılımcılara hitap eden Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’deki ziyareti sırasında sarfettiği ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın itirazıyla karşılandığı “İslamist terör” ifadesini bir kez daha kullandı. Merkel, “Rusya ile İslamist teröre karşı ortak mücadele yürütmek, Rusya ile normal ilişkilere sahip olmak ve Lizbon’dan Vladivostok’a uzanacak bir serbest ticaret bölgesi üzerinde çalışmaktan daha iyi bir şey olamaz… İslami terörle mücadelede ortak yaklaşımlar geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda ortak çıkarlara sahibiz ve birlikte çalışabiliriz” dedi. Merkel, Rusya-NATO Kurucu Senedi’ne bağlı kalmanın büyük önem taşıdığını da vurguladı.
Petraeus’un Rakka değerlendirmesi
Bir dönem Irak’taki ABD güçlerinin komutanı olan ve en son ABD İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) başkanı iken emekliye ayrılan General David Petraeus da konferansta yaptığı konuşmada “Edindiğim bilgilere göre büyük bir hassasiyet var, Rakka’nın bir Kürt kenti olmadığı ve bu nedenle Kürtler tarafından kurtarılamayacağı anlayışı var. Askeri anlayışa göre ‘tutamayacağın toprağı kurtarmamalısın” dedi.
MÜNİH