Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Romanların yaşadığı Kore Mahallesi, diğer şehirlerdeki gibi “kentsel dönüşüm” kıskacında. Koşullarından kaynaklı okuma ve yazmanın düşük olduğu, çocuk yaşta evliliğin yoğun olduğu mahalle, bir yandan da uyuşturucu tüccarlarının ablukası altında. Tüm olumsuzluklara rağmen “kentsel dönüşüm” kapsamında evlerinin yıkılmasının mahallelerinin yok edilmesini istemeyen kadınlar yaşam alanlarına sahip çıkma mücadelesi veriyor. Fabrika, ev ve işyeri temizliği ile geri dönüşüm gibi uzun süreli ve düşük ücretli işlerde çalışan kadınlar, kendilerine biçilen yoksulluğa isyan ediyor. Mahallede yaşayan yurttaşlardan Seher Türker (37), kentsel dönüşümü kabul etmediğini söyleyerek “Sıkıntılarımız var ama buradaki hayatı başka yerde yaşayamayız. Paran olmadı mı gidip bakkaldan alabiliyorsun. Sen al bu milleti başka yere götür, oraya alışmamız zor. Biz burada büyümüşüz. Onlar zannediyor ki hayat kolaylaşacak ama daha da zorlaşacak. Sırf yıkım meselesinden referandumda ‘Hayır’ demeyi düşünüyorum. Yıkım istemiyorum. Yaşam alanlarımızı fakirlikle yapıyoruz. Param olsa doğalgazlı bir ev tutarım. Çocuklarımı daha güzel yerde yetiştiririm. Ama bizim gücümüz buna yetiyor” dedi.
Tek odalı gecekonduda yaşamak zorunda kalan 6 çocuk annesi Aynur Adıgüzel (40) de, evlerini çok zor şartlarda yaptıklarını belirterek “Evlerimiz yıkılmasın” çağrısında bulundu. Küçücük bir manav işleten Hatice Bavul (62) ise “Ben burada 26 seneden beri oturuyorum. İki çocuğumu kaybettim. Eşimin bacağı kesik. Üç tane torunum var, onlara bakıyorum. Kızım astım hastası olmasına rağmen çöpe gidiyor. İlaçlarını bile alamıyor” diye konuştu. Bavul referanduma ilişkin de “Attığım oylar bana para mı getirecek? Bir faydaları olmadıktan sonra neye yarar?” diye tepki gösterdi.
Necla Demir – Uğur Atabay / Tekirdağ – dihaber