Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş hakkındaki AİHM kararının ‘ilk tutuklulukla ilgili olduğunu, mahkemeleri yönünden bağlayıcılığı olmadığını’ savundu
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ankara 22. Ağır Ceza tarafından kabul edilen “Kobanê iddianamesi” kapsamında tutuklu bulunan 29 siyasetçinin ilk tutukluluk incelemesi 5 Şubat’ta yapıldı.Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 22. Ağır Ceza Mahkemesi tüm siyasetçilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Gerekçeli karar 70 sayfadan oluştu.
Mahkeme heyeti, gerekçeli kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’nin 22 Aralık 2020 tarihinde Demirtaş’ın tahliye edilmesine yönelik aldığı karara atıfta bulundu.
Demirtaş’ın yargılandığı Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nce hakkında verilen tutuklama kararının, mevcut dava dosyasında bulunmayan ve talep edilmeyen suçlardan oluştuğunu öne süren mahkeme heyetinin kararında “Mahkememiz ilk etapta iki dosyanın olay ve taraflarının aynı olmadığı ve mahkememize açılan yeni ve farklı bir dosyanın varlığının altını çizmektedir” denildi. AİHM içtihatları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci maddesi göz önüne alınarak, inceleme yapıldığı kaydedildi.
Uymak mecburi
AİHS 46’ncı maddesine işaret eden mahkeme, “Sözleşmeye taraf devletler AİHM kararlarına uymaya mecburdur” notunu da düştü. Kabinde ‘AİHM Demirtaş’ kararına atıfta bulunan mahkeme, karara dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin Demirtaş Türkiye Davası kararında 63. paragrafta Selahattin Demirtaş hakkında Diyarbakır Savcılığının 39 ayrı ceza soruşturmasını tek bir dosyada birleştirdiğini, hali hazır yerel mahkemeler önünde başvurucu hakkında yedi ayrı ceza davasının devam ettiğini, söz konusu soruşturmalar ve kovuşturmaların bu başvurunun konusunu oluşturmadığını belirterek verdiği kararın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili olacağını belirtmiştir. AİHM aynı kararda 4 Kasım 2016 tarihi sonrasında 12 HDP milletvekiline yapılan operasyon sonucunda sanığın yakalandığını, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla tutuklandığını, itirazın 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiğini belirtmiştir. AİHM başvurucu hakkında yukarıda belirtilen inceleme konusu tutukluluğu ile ilgili karardan sonra başvurucunun 20 Eylül 2019 tarihinde hükmedilen ve halen devam eden ikinci tutukluluğu (Mahkememiz dosyasındaki tutuklanması) değil 4 Kasım 2016’dan 7 Aralık 2018’e kadar devam eden tutukluluğunun inceleme konusu olmadığını, ilk tutukluluğunun inceleme konusu olduğunu belirtmiştir. Söz konusu mahkememizdeki tutuklulukla ilgili Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru halen derdesttir. Dolayısıyla mahkememiz dosyasında mevcut olan tutuklulukla ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış olduğundan ve bu durum da AİHM tarafından teyit edildiğinden bahsi geçen kararın mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.”
İtiraz edilecek
Tutuklu siyasetçilerin avukatları hafta içerisinde karara itirazda bulunacak.