Ana SayfaGüncel HaberlerMehmet Tüm: Yerin üstünde...

Mehmet Tüm: Yerin üstünde açlığa terk edilen işçiler, yerin altında ölüme mahkûm ediliyor

Türkiye’deki maden işçilerinin çalışma koşullarının Avrupa’nın 100 yıl gerisinde olduğunu belirten CHP’li Tüm, konuya ilişkin şunları söyledi:

 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde hepimizin tek düşündüğü, maden ocaklarında yaşanan facialar, işçi katliamları ve güvencesiz çalışma koşulları oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisinin verilerine göre 2017 yılının ilk 11 ayında 84 maden işçisi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yitip giden sadece yaşamlar değil, madencilerin geride bıraktığı hayatlar da oldu. Ülkemizdeki maden ocaklarında çalışma koşulları, ne yazık ki Avrupa’nın en az 100 yıl gerisinde kalıyor. AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Soma faciasından sonra 1862 İngilteresi’ni örnek göstermesi tesadüf değildi; Avrupa’da son 50 yılda neredeyse tek bir ölümlü kaza yaşanmamışken, Türkiye her ay katliamların yaşandığı bir ülkeye döndü ve sadece son 5 yılda binlerce işçi maden ocaklarının denetimsiz ve güvencesiz koşullarında canını verdi. Saray iktidarı, yakınlarının ve yandaşlarının cebini düşündüğü kadar emekçiyi düşünseydi, ülkemizde tek bir iş cinayeti bile gerçekleşmezdi. Bugün geldiğimiz noktada, her yıl en az 100 madencinin öldürüldüğü, işçilerin denetimsiz ve kuralsız koşullarda çalıştırıldığı ve hatta OHAL’den istifadeyle Anayasal hak olan işçi grevlerinin bile yasaklandığı bir ülke durumuna geldik.

 Yerin üstünde açlığa terk edilen işçiler, yerin altında ölüme mahkûm ediliyor

 İşçilerin örgütlenerek haklarını kazanabileceğini vurgulayan CHP’li Mehmet Tüm, açıklamasının devamında şunları ifade etti:

 “Dün Soma’da Yusuf Yerkel’in attığı tekme bir zihniyetin yansımasıydı; bugün ise bu tekme iktidar nezdinde tüm işçilere atılmaktadır. Yerin üstünde açlığa terk edilen işçiler, yerin altında da ölüme mahkûm edilmektedir. Zonguldak’ta, Şırnak’ta, Elazığ’da yaşanan ölümlerin hepsinde bu iktidarın sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle tüm varlığını kâr hırsı üzerine kurmuş bir iktidardan bir şeyler beklemek yerine, işçilerin örgütlülük ve mücadeleyle haklarını kazanması gerekmektedir. Avrupa’da iş cinayetlerinin azlığında, maden ocaklarının devlet tekelinde olmasının yanı sıra işçi örgütlülüğünün yüksek seviyelerde olması da etkili olmaktadır. İşçiler sadece örgütlü mücadele ederek bu ‘örgütlü kötülüğe’ dur diyebilir. Bu duygu ve düşüncelerle 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nün işçi mücadelesini artırdığı ve işçi sağlığı ve iş güvenliğinin temel öncelik olduğu bir Türkiye yaratması inancıyla tüm madencilerimizin Dünya Madenciler Günü’nü kutluyorum.”

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img