Ana SayfaGüncel HaberlerMesut Yeğen: Türkiye Kürtlerin...

Mesut Yeğen: Türkiye Kürtlerin statüye sahip olmasını engelliyor

Devletin, içte ve dışta Kürtlerin statüye sahip olmasını engellemeye çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Mesut Yeğen, Kürt sorununun artık uluslararası siyasetin gündeminde yer aldığını söyledi. Yeğen, Suriye çözümü için federasyonun ağır bastığını vurguladı.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mesut Yeğen, TSK ve El Kaide bağlantılı ÖSO grupları tarafından Efrin’e yönelik 38’inci günde devam eden saldırılar ile devletin iç ve dış Kürt politikasını değerlendirdi. Devletin, iç ve dış politikada Kürtlerin statü sahibi olmasını engellemeye çalıştığını vurgulayan Yeğen, Kürt sorununun artık uluslararası bir boyut kazandığını söyledi. Türkiye’nin Efrin’e hem savaşın maliyeti hem de şehir savaşının zorluklarından kaynaklı olarak giremeyeceği değerlendirmesi yapan Yeğen, resmi yetkililerin “Afrin’de siviller zarar görmüyor” söylemlerine ise “Sivillerin zarar görmemesi mümkün değil” sözüyle karşı çıktı.
‘KÜRTLERİN STATÜ SAHİBİ OLMASINI ENGELLİYORLAR’
Devletin iç ve dış politikada Kürtlerin legal bir statüye kavuşmasını engellemeye çalıştığına dikkat çeken Yeğen, “Türkiye’nin, Irak Kürdistan’ı Kürtlerini biraz hariç tutmak üzere konuşursak hem Suriye hem de Türkiye’deki Kürtlerle ilgili yapmak istediği şey şu; Kürtler mevcut durumda sahip olduklarından daha fazla şeye sahip olmasınlar. Yani Türkiye’de de Kürtler bir statü sahibi değil, Suriye’de de bir statü sahibi değil. Ve Türkiye her iki taraftan da Kürtlerin legal bir statüye sahip olmasını engellemeye çalışıyor. Irak’ta da mevcut statünün bir konfederasyona ya da bağımsızlığa evrilme süreci vardı. Türkiye bunun da önüne geçmek istedi” dedi.
‘KÜRT SORUNU ULUSLARARASI SİYASETİN GÜNDEMİNDE’
Kürt sorununun uluslararası bir boyut kazandığını kaydeden Yeğen, Kürtlerin eskiye nazaran daha güçlü bir askeri ve siyasi konuma sahip olduğunu ifade etti. Yeğen, “Sadece 1991 öncesine bakarak konuşacak olursak eskisine göre daha fazla uluslararası siyasetin gündeminde bir sorun Kürt meselesi. Kürtler de 1991 öncesine kıyasla yine eskisinden çok daha kuvvetli durumda. Kendi iç irtibatlarını farklı ülkelerdeki Kürtlerle arttırmış durumdalar ve yine 91 öncesinden daha fazla siyasi ve askeri organizasyonlara sahip durumdalar. O itibarla Kürtler 91’e oranla daha etkili durumda” şeklinde konuştu.
‘EFRİN’E GİREMEZ’
Efrin’e yönelik saldırıların bir süre daha devam edeceği değerlendirmesi yapan Yeğen, savaş maliyeti ve şehir savaşının zorluklarından ötürü Türkiye’nin Efrin’e giremeyeceğini dile getirdi. Efrin’e bölgesel güçlerin de daha fazla tahammül edemediğini aktaran Yeğen, “Afrin’in bugüne geçen süre kadar daha bir süre operasyonun devam edeceğini düşünüyorum ama o süre de geçtiğinde Türkiye devleti, Afrin şehir merkezinin dışındaki etraftaki kırsal bölgeyi ele geçirmiş olarak duracaktır. Ve şehir merkezine bir operasyon yapmayacaktır. Çünkü buna bölgesel dengelerin de izin veremeyeceğini düşünüyorum. Ayrıca bir şehir savaşının askeri maliyeti fazla olduğundan girmeyeceklerini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
‘HİÇBİR ŞEY KARANLIKTA KALMIYOR’
Efrin’le birlikte tırmanışa geçen medyadaki dezenformasyona da dikkat çeken Yeğen, şunları vurguladı: “Türkiye’de yurttaşlar sadece Afrinle ilgili değil, ama 2016 Temmuz’undan bu yana neredeyse hiçbir meseleyle ilgili doğru düzgün bir enformasyon alamıyor. 2016 Temmuzuyla birlikte muhalif basın ya da demokratik kesimler büyük bir baskı altına alınmış durumda. Ana akım medyada teslim bayrağı açmış durumda. Dolayışla bir haber alma, enforme etme sorunu her yerde her meseleye dair mevcut ama dünya öyle bir dünya ki hiçbir şey gizli ve karanlıkta kalmıyor. Mevcut teknoloji bilgi edinmek isteyenlerin bilgiye ulaşmasını izin veriyor.”
‘SİVİLLERİN ZARAR GÖRMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL’
Devlet yetkililerinin ‘siviller zarar görmüyor’ sözlerinin aksine değerlendirmelerde bulunan Yeğen, “Bu türden savaş durumlarında sivillerin zarar görmemesi mümkün değil ama Türkiye kendi açısından yaptığı operasyonu meşru göstermek istiyor. Meşruiyetinin sağlanmasını yolu da ben bunu sadece askeri kuvvetlere yönelik bir operasyon olarak yapıyorum demek çok anlaşılmayacak bir durum yok. Bütün savaş tarihinde bu işi yapanlar bu türden söylemlere başvurmuşlardır” diye konuştu.
SURİYE’NİN GELECEK HARİTASI: NÜFUZ BÖLGELERİ
YPG’nin Efrin’de olmak üzere başka yerlerde de rejimle anlaşmaya varacağı öngörüsünde bulunan Yeğen, bölgenin savaş sonrası olası haritasını ise şöyle çizdi: “Henüz tam anlamıyla böyle bir sonuç çıkacak diyecek bir durumda değiliz, ama mevcut güçler dengesine baktığımızda herkesin silahtan elini çekmesini sağlayacak bir sonuç şu olabilir; Nüfuz bölgeleri oluşması. Suriye’de, yani Türkiye’nin Rusya’nın ve ABD’nin nüfuz bölgelerinin oluşması, bu da ne demek Fırat’ın doğusunun ABD nüfuzunda PYD kontrolünde kalması. Fırat batısının ve Halep’in kuzeyinde Türkiye ve Sünni muhaliftin elinde kalması ve geri kalan bölgede de rejimin elinde tesisi edilmesi. Bu sözünü ettiğim yerel aktörler ve onlara destek veren küresel aktörler yakın bir zaman da buna destek vermek zorunda kalabilirler.”
Yeğen, Suriye geleceğindeki ihtimallerden en ağır basanının ise federasyon olduğunu sözlerine ekledi.
MA / Selman Keleş – Devran Toptaş
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img