Ana Sayfa Blog Sayfa 102

BF Kuzey Bölgesi Toplantısı Stadthagen Derneği’nde Gerçekleşti

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Bölge toplantısı, bugün Stadthagen Derneği’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat ve Genel Sekreter Ufuk Çakır’ın yanı sıra GYK üyeleri Melek Şahin, Deniz Kaşal ve Seydi Koparan da katıldı. Kuzey Bölge yöneticileri Erdoğan Biçici, Hüseyin Kayaturan, Elif Duman, Güllü Temiz, Ali İldem ve Şener Demirbağ ile birlikte AABF İnanç Kurulu ve bölge inanç grubu temsilcileri de toplantıda yer aldı.

Yaklaşık 80 kişinin katıldığı toplantıda federasyonun çalışmaları ve bölgedeki faaliyetler üzerine karşılıklı bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, AABF’nin gelecekteki projeleri ve bölgedeki ihtiyaçlar hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Toplantının sonunda, 18 Eylül’de gerçekleştirilecek seçimsiz genel kurul öncesinde birçok konunun tartışılacağı belirtildi. Bu önemli toplantı, Alevi inancının ve kültürünün yaşatılması için atılan adımlar açısından büyük bir önem taşıyor.

Darbelerin Kadın Hayatına Etkisi: Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nden Online Etkinlik

Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 23 Eylül Salı günü İnsan Hakları Derneği (İHD) Eşbaşkanı Eren Keskin’in katılımıyla “Darbelerin Kadın Yaşamına Etkisi” başlıklı online bir etkinlik düzenleyecek.

Etkinlikte, kadınların kimlikleri ve cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları çifte baskı, darbelerin toplumsal yaşama bıraktığı izler ve kadın mücadelesinin geleceği ele alınacak. DAKB, kadınların adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin önemine vurgu yaparak, bu konuda birlikte tartışma fırsatı sunmayı amaçlıyor.

Etkinlik, 23 Eylül Salı günü saat 20.00’de (AV) gerçekleştirilecek. Katılım için online platform üzerinden bağlantı sağlanacak ve katılım linki daha sonra paylaşılacak.

DAKB, tüm katılımcıları bu önemli buluşmaya davet ederek, kadınların sesinin duyulması ve haklarının savunulması adına birlikte mücadele etme çağrısında bulunuyor.

Devletin Alevi Hamlesine İYİ Parti de Dahil Oldu

Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde bugün “Horasan’dan Balkanlar’a Avrasya Alevi-Bektaşi İnanç Önderleri Buluşması” adı altında bir toplantı düzenlendi. Türkmen Alevi Ocakları Birliği tarafından organize edilen etkinliğe İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu katıldı.

Dervişoğlu konuşmasında, “Cemevi meselesi artık sonuçlandırılmalıdır” ve “Alevilik folklor değildir” ifadelerini kullandı. Ancak bu söylemler uzun süredir tekrar edilmesine rağmen somut bir adım atılmadığı için Alevi toplumu açısından inandırıcı bulunmuyor.

Geçmişte Alevilere yönelik katliamların organizasyonunda rol alan devlet aklının ve katliam aparatlarının bugün “Alevi dostu” söylemleriyle ortaya çıkması, Alevilerin inançlarının tanınmasından çok, siyasal hesaplarda manipüle edilmesine yönelik bir politika olarak değerlendiriliyor.

Ortadoğu Barış Konferansı tamamlandı: Türkiye’de barış için birlik şart!

Dersim’de düzenlenen ‘Ortadoğu ve Barış Konferansı’, “Bölgedeki gelişmeler Kürt sorunu ve demokrasi güçlerinin tutumu” başlıklı ikinci oturumla sona erdi. Emek Partisi (EMEP) tarafından Hüseyin Güntaş Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, EMEP MYK Üyesi Halil İmrek, Ortadoğu’da sınırların cetvelle çizildiğine dikkat çekerek, Kürt halkının kendi çözüm önerilerinin önemli olduğunu, ancak Türkiye’de bir barış cephesinin oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı.

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin’in yanı sıra, konuşmacılar arasında yer alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, komisyonun işlevinin önemine değinerek, barış ve demokrasi adına çıkacak sonuçların hep birlikte değerlendirilebileceğini belirtti. Günaydın, CHP’nin eleştirilere rağmen komisyonda kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ise, ezilenlerin perspektifinden değişim arayışına vurgu yaptı. Çiçek, mevcut sistemin değiştirilmesi gerektiğini, bu amaçla tarih boyunca süregelen mücadelelerin önemine dikkat çekti. Konferans, katılımcıların soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

BERİVAN-Kürtkızı NECATİ ŞAHİN

KÖLN BELEDİYE BAŞKANI olmasına ramak kaldı..
Necati Şahin de
“KAHİN” olduğu tescil edilmesine de….
Anlatayım
BERİVAN AYMAZ
Yeşiller Partisi tarafından Köln Belediye Başkanlığı’na aday gösterildi…
Güzel…
14 Eylül’de yapılan Seçimlerde oyların yüzde 28’ni alarak Birinci çıktı sandıktan.
Güzel…
İkinci turda SPD’li rakibi ile yarışacak. Yine Birinci çıkarsa Almanya Göç Tarihi’nin önemli bir dönmeci olacak.
BERİVAN ‘in kazanması
Güzel ötesi olacak..
BERİVAN’ın kazanması
benim de “KAHİN” olmam
tescillenmesi olacak ki
Bu da güzel…
NE ALAKA?
Anlatıyorum:
46 Yıl öncesini gidiyorum.
Yıl 1980
Güzeldi…
WDR Televizyonu:
40 saniyelik kısa film çekiyor.
Ben oynuyorum.
Almanya‘nın Neuwied Kasabası
Belediye Meclisi Toplantı Salonu..
Göğsümde Belediye Başkanı arması,
Sözsüz..
Elimde tokmak,
masaya vuruyor,
Belediye Başkanı olarak
Belediye Meclis Toplantı’sını başlatıyorum.
Film işte…
O zaman genç, karakuru,
kıvırcık, simsiyah saçları, kara kara bıyıkları ile yüz km öteden gören bile benim Yabancı olduğumu anlar.
Almanya‘nın en büyük TV Kanalı, O 40 saniyelik kısa Film ile Alman Halkına şu mesajı vermişti:
“Kendinizi alıştırın. Yabancılar geri dönmeyecek.
İlerde
Beldiye Başkanınız bile olacaklar… “
Oldular…
Çok Oldular…
Ama,
KÖLN gibi tarihi bir Kent?
*
Şimdi tekrar
37 Yıl geriye yolculuk yapıyorum…
Güzeldi…
Yıl 1988
Köln Belediye Salonu…
Rahmetli Arkadaşımız, Ressam GÖNÜL ŞEN’in Resim Sergisi …
Arkadaş Tiyatrosu/ Köln Öğretmenler Derneği olarak düzenlemiştik.
Açılış konuşmasını ben yapmıştım.
O konuşmamı
şöyle bir Dilek ile bitirmiştim:
“Geleceğe iyimser bakalım.
Bugün bizden bir Kadın, Sanatçı olarak KÖLN BELEDİYE Binası’na girdi.
Umarım, yakında, bizden bir Kadın da Belediye Başkanı olarak bu binaya girer…”
(Bizden derken Göçmenleri kastediyorum)
İşte, o Almanca konuşmamın finali:
“Sehen wir optimistisch in die Zukunft. Eine von uns ist heute als Künstlerin im Rathaus von Köln. Ich hoffe, dass bald eine von uns auch als Bürgermeisterin in dieses Haus einziehen kann und darf…”
O Gün
O Salonda BERİVAN’ın
Rahmetli Babası,
SAİT AYMAZ Ağbimiz de vardı…
Öğretmendi.
Üyemizdi…
Ağbimizdi…
Öncesi Bingöl Belediye Başkanı’dıydı da…
Umuyurum…
Çok çok diliyorum:
BERİVAN AYMAZ
28 Eylül’de de Birinci çıkar sandıktan….
Göç Tarihine,
Almanya Tarihine
Tarihi bir not düşer.
Savaş sonrası modern Almaya’nın kurucusu, Başbakanı
KONRAD ADENAUAR
Köln Belediye Başkanı’ydı.
BERİVAN,
bir Kürt Kızının,
Konrad Adenauer’ın Koltuğu’na oturması muhteşem ötesi.
Göçmenlerin ,
Kadınların,
Irkçılığın arttığı
Avrupa’da,
Demokrasi’nin de muhteşem bir zaferi olur…
Hadi BERİVAN…
O Tarihi Binaya Belediye Başkanı olarak gir…
Ben de “KAHİN” olam ya …
Sen, BERİVAN,
O tarihi binaya Başkan olarak gir…
Biz göçmen kökenli Milyonları
ŞAD eyle…
SAİT AYMAZ Ağbimizi,
GÖNÜL ŞEN arkadaşımızı
YAD eyle…
BERİVAN AYMAZ Gönül Şen

Turan Eser, Basel’de Anma Etkinliğiyle Yaşatılacak

Avrupa Alevi Hareketi’nin değerli isimlerinden Turan Eser, Hakk’a yürüyüşünün birinci yılında İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenecek bir törenle anılacak. Anma programı, 28 Eylül 2025 Pazar günü saat 13.00’de Eser’in kabri başında gerçekleştirilecek ziyaretle başlayacak. Ardından saat 14.00’te Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi’nde (Basel Cemevi) etkinlikler devam edecek.

Turan Eser, yaşamı boyunca Alevi toplumunun örgütlenmesi, hak mücadelesi ve kültürel kimliğinin korunması için önemli katkılarda bulundu. Belgeselleri, projeleri ve araştırmalarıyla Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’na (AABK) değerli katkılar sundu. Eser, yalnızca bir aktivist değil, Alevi hareketinin belleğini oluşturan çalışmalarıyla da hafızalarda yer etti.

Tören sırasında, dostları ve yol arkadaşları bir araya gelerek Eser’in anısını yaşatacak ve onun bıraktığı mücadele mirasını hatırlayacak. Turan Eser, 25 Eylül 2024 tarihinde Hakk’a yürüyerek Avrupa’daki Alevi toplumuna yol gösterici bir miras bıraktı. Eser, “hakikat, adalet ve özgürlük” mücadelesi ile anılmaya devam ediyor.

Bizden… mi…? NECATİ ŞAHİN

“Merhaba, ben Serdar,
SİZDEN değilim,
Sizin Dostunuzum…”

Aleviliği bilen,
Alevileri iyi tanıyan Sanatçı, Karadenizli Canım Arkadaşım Serdar Alevileri ile tanışırken böyle derdi…

Birlikte,
Alevi ortamlarına, evlerine, kurumlarına gittiğimizde ben tanıştırmadan,
O hemen
elini uzatır:
“Merhaba, ben Serdar
Sizden değilim, Sizin Dostunuzum…”

Serdar’ın selam verişindeki o derin zarif mesajı beni düşündürdü .

“BİZDEN…”
“BİZDEN MI…”

Alevileri parolası gibi.

Yanınızda tanımadıkları biri varsa kaşla göz arasında, bazen el işareti ile, bazen fısıldayarak, bazen bir kenara çekerek
Arkadaş “BIZDEN MI?”
diye sorarız ya…

Geçmişte, bir korunma, bir koruma içgüdüsü ile söylediğimiz bu terimin şimdilerde doğru bir terim olmadığı, sorunlu bir terim olduğunu düşünüyorum.

“Gelin BİZDEN mi?”
“Gelin güzel ama BİZDEN değilmiş…”
“Damat iyi bir çocuk
Ama BİZDEN değilmiş”
“O Doktor BİZDEN”
“O Sanatçı BİZDEN”
O….
B…

İşte,
bu “BİZDEN ” teriminin ayırımcı bir terim olduğuna;
Alevi olmayan dostlara karşı saygılı olmayan bir terim olduğu kanısına vardım.
Ve kullanmıyorum.

Kullanılmaması gerekir diye düşünüyorum.

Bir yandan
Ayrımcılığa karşı olduğumuzu söylüyoruz,
diğer yandan da “BİZDEN Duygusu” ile davranıyoruz.

Gönlümüzü okşayan “BİZDEN Duygusu”,
evrensel ilkemizi esir alıyor bazı bazı..

Nerden geldim bu “BIZDEN” deyimine?

Siyaset…

Kimi Alevilerin,
“BİZDEN” duygusunu
ideolojiden daha etkin hissetmeleri;
siyasette BİZDEN duygusudan medet ummaları sorunludur.

Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı oldu.
Solcumuz, devrimcimiz, sosyalistimiz, komünisttimiz sevinçten uçtuk…
“BİZDEN…”

BİZDEN duygusu,
bizi o kadar yönlendir ki
ideolojimizden o kadar uzaklaştırdı ki;
BİZDEN olan istedi diye, hiçbir ideolojik paydamız olmayan İslamist Ekmeleddin’e tıpış tıpış oy verdik.

Kılıçdaroğlu, ısrarla “etnik, inanç kimlikleri üzerinden siyaset yapmam” dedikçe;
Bizler de ısrarla
O “BİZDEN” demeye devam ettik.

Yetmedi,
PİRO dedik.
Dede dedik.
Ben daha bir hafta önce yazdığım mektubum da “Dedem Sultan” dedim.

Kılıçdaroğlu,
siyasetçi değil, Cemevimizin post dedesi sanki…

İşte, bu “BİZDEN” duygusu, realiteyi es geçemize neden oluyor bazen.

Kılıçdaroğlu’nun siyasetteki en önemli başarısı, siyaseti “BİZDEN” duygusu ile yapmamasıdır kanımca.

Umarım, şimdi, bu zorlu süreçte de yapmaz..

Doğuştan gelen
Etnik Haklar mücadelesi ile Etnik siyaset yapmak aynı şey değildir.

Etnik siyaset,
o Etnik topluluğa da zarar verir..

Bu günlerde iktidarın
Alevilere kurduğu tuzak budur.
CHP’yi bu tuzak ile parçalamak istiyor.

Erdoğan,
geleceğini bu tuzağın başarısına bağlamış gibi.
Bizler bu tuzağa düşersek İslamist rejime hizmet etmiş oluruz.

Dikkat…,!
“BİZDEN Duygusu”
bizi bu tuzağa düşürebilir.

Birkaç örnek vereyim:
CHP İstanbul İl kongresi seçimleri öncesi yandaş basın altını çize çize şöyle servis ediyordu :

“Alevi Kılıçdaroğlu’nun adayı Cemal Canpolat; İmamoğlu’nun adayı genç Özgür Çelik”
Bakar mısınız hinliğe…

Be kardeşim Özgür Çelik de Alevi…

“O zaman Sünni İmamoğlu’nun adayı Alevi Özgür Çelik…” diye yazaydın bari…

Be Kardeşim o zaman,
“Zindana attığımız
Beşiktaş, Beyoğlu, Avcılar, Şişli Belediye Başkanları da Alevi…” diye yaz…

Esir aldıklarınızı da etnik, inanç kimlikleri üzerinden de kategorize ediniz…
Ediniz ki, Ortadoğu ülkesi olma yolculuğumuz daha süratli ola…

Demem o ki;
Dikkat!
İktidar, siyaseti kendine göre yeniden dizaynı etme stratejisinin başarılı olması, Alevilere kurduğu tuzağın başarısına bağlı…

Birdenbire
“Alevisever” oluşu;
Tuzaktır işte…

“BİZDEN duygusunu saf dışı bırakırsak bu tuzağa düşmeyiz…
Yoksa bu tuzağa da düşeriz, başka tuzaklara da düşeriz…

Onun için Canım Arkadaşımın;
“Merhaba, ben Serdar
Sizden değilim, Sizin Dostunuzum” özdeyişindeki “dost mesajını” tekrar andım…

Son günlerde,
Alevi Örgütlerin yayınladıklari acemice bildiriler ile tuzağa düştüklerini;
Liyakatsız yöneticilerin ardındaki menfaatçı kurnazları;
Entelektüel insanlara karşı saldırılarını;
Kimi Alevilerin sosyal medya paylaşımlarındaki söz fukarılığını;
Suriye Alevi Soykırımı’na ilgisiz kalan Kurumları, Alevileri gördükten sonra;

“Hoşça Kalın…
Ben Necati Şahin
SİZDEN değilim…
Sizin Dostunuzum…”

Alevi Halkı Barış İçin Mücadelede: FEDA’nın Etkinliği!

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), “Alevi Halkı Barış İçin Mücadele Ediyor” temasıyla halk toplantıları düzenleyecek. FEDA, barış anlayışının inançlarının temelini oluşturduğunu belirterek, halklar arasında güven ve kardeşliği yeniden tesis etme hedefine vurgu yaptı. Bu amaçla çeşitli etkinlikler gerçekleştirerek, Alevi toplumunu bir araya getirmeyi hedefliyor.

Etkinliklerin ilki, 20 Eylül 2025 tarihinde Dortmund’da gerçekleştirilecek. “Alevi Barış ve Eşitlik Yolunda Buluşuyor” başlıklı panelde, 25. ve 27. Dönem TBMM İstanbul Milletvekili HDP’li Ali Kenanoğlu konuşmacı olarak yer alacak. Panel, DAKME Dortmund adresinde saat 14.00’te başlayacak.

21 Eylül 2025 tarihinde Hamburg’da “Aleviler Barış ve Demokratik Süreci Konuşuyor” başlıklı bir halk buluşması düzenlenecek. Aynı gün Paris’te ise 4. Olağan Kongre gerçekleştirilecek. Paris Pir Sultan Abdal Dergahı’nda saat 12.00’de başlayacak kongrede, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan katılımcılar arasında yer alacak ve “Aleviler Hak ve Hakikat Yolunda Eşitlik Talep Ediyor” konusunu ele alacak.

Bu etkinliklerle, Alevi toplumu barış, eşitlik ve adalet taleplerini dile getirerek, toplumsal diyalog ve anlayışın güçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Münih’te Alevi Kültürü İçin Bir Araya Gelen Ozan Emekçi ve Sanatçılar

Münih Alevi Toplumu, 19 Ekim 2025 Pazar günü halk konseri düzenliyor. Etkinlikte Anadolu’nun güçlü sesi Ozan Emekçi’nin yanı sıra Mahsuni Turan, Fırat Yusuf, Ünal Fırat ve Nefesli Hasan gibi önemli sanatçılar sahne alacak. Bu konser, kültürün ve dayanışmanın yaşatılacağı özel bir buluşma olarak öne çıkıyor.

Konsere dair detaylar da açıklandı. Etkinlik, Anton-Fingerle-Zentrum’da gerçekleştirilecek. Giriş saati 16.30, konserin başlangıcı ise 17.00 olarak belirlenmiştir.

Biletler, Münih Alevi Toplumu’ndan 20 Euro karşılığında temin edilebilecek. Bilet satış noktası Neuherberg Str. 2, 80937 Münih adresinde bulunmaktadır. Detaylı bilgi almak isteyenler, +49 152 23153557 numaralı telefondan iletişime geçebilirler.

Düzenleyiciler, bu konserin sadece bir müzik etkinliği değil, aynı zamanda kültürü, dayanışmayı ve birliği pekiştiren önemli bir buluşma olduğunu vurguladı. Etkinlik, katılımcılara kültürel bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Gücümüz Örgütlü Birliğimizdir HASAN SUBAŞI

Biz Aleviler, egemen sömürcü güçler ve onların iktidarları tarafından asırlar boyunca hep yok sayıldık, inkâr edildik, asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya bırakıldık, dönem dönem yapılan toplu katliamlarda vahşi kırımlara uğradık. Buna rağmen bugün hâlâ varlığımızı sürdürebiliyorsak, bu direncin en önemli kaynağı hem dün hem de bugün örgütlü mücadelemizdir.

1980’li yılların sonlarında kendi öz örgütlerimizi kurarak yalnızca inancımızı ve kültürümüzü yaşatmakla kalmadık; özellikle Sivas Katliamı’ndan sonra yatay ve dikey olarak büyüyen Alevi örgütlerimizin öncülüğünde aynı zamanda eşit yurttaşlık haklarımızı elde etmek ve toplumsal özgürlüğümüzü kazanmak için de büyük ve etkili bir mücadele yürüttük.

Herkesin bildiği gibi biz Aleviler kendi örgütlerimizi kurup haklarımız için mücadele etmeden önce kimse Alevilerin haklarından, örgütlenmesinden ve Cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi ya da inanç merkezi olduğundan söz etmiyordu. Bugün geldiğimiz noktada eğer birçok toplumsal, siyasal kesim Alevilerin hak ve özgürlüklerinin verilmesi, Cemevlerimizin Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edilmesi ve daha birçok hakkımız için yürüttüğümüz mücadeleye destek veriyorsa, bu örgütlü güçlerimizin öncülüğünde sürdürülen Alevi özgürlük mücadelesinin ortaya çıkardığı bir gelişme ve dayanışmadır.
Binbir emekle kurduğumuz Alevi kurumlarımız yalnızca inancımızı yaşadığımız mekânlarımız değil; aynı zamanda Aleviliği yarınlara taşıyacak toplumsal direncin ve örgütlü mücadelenin kaleleridir! Bunun değerini bilelim, her türlü saldırı karşısında kurumlarımızı sahiplenip savunalım!

Örgütlü Güç Özgürlüğün Kapısını Açar

Alevi toplumunu yok oluşun eşiğinden toplumsal varoluşun güvenli alanına taşıyan da, gelecekte özgürleşmenin yolunu açacak olan da örgütlü gücümüzdür. Bu bağlamda örgütlü Alevi güçlerimizin etrafında kenetlenmek sadece bir tercih değil, yol verdiği ikrara bağlı olan her Alevi için yerine getirmesi gerekli olan bir yol görevidir! Çünkü örgütlü birliğimizi koruyup büyütmeden ve mücadele etmeden özgür yarınlar ulaşmak asla mümkün değildir. Bu bilinçle örgütlü Alevi güçlerimizin etrafında kenetlenerek yolumuza, inancımıza sahip çıkarak, özgür yarınlar için mücadele edelim!