Ana Sayfa Blog Sayfa 141

Dersim’de bir Xızır geleneği: Qawut –

0

PİRHA – Hızır ayında Hızır’ı karşılamak için her yıl yapılan Hızır Qawutu Dersim ve birçok Alevi coğrafyasında önemli bir gelenektir. Dersim merkeze bağlı Hawsîk (Böğürtlen) köyü sakinleri de Xızır ayı için kavut yaptılar. Köylülerden Ayfer Ökdemir, “Hızır ayında Kavut yapmak geleneğimizde hep var. Cuma sabahı yapıyoruz ve köylüleri çağırıp birlikte yiyoruz” dedi.

Bolluğu, bereketi, hoşgörüyü, barışı, sevgiyi simgelen Xızır’ın (Hızır) Dersim Alevi inancındaki yeri çok önemlidir. Her yıl, Şubat ayının bölgelere göre değişen günlerinde Xızır Orucu tutulur. Dersim’de Xızır ayı gelenekleri kapsamında en önemli etkinlik, Hızır Qawutu (Kavut) yapmaktır. Xızır ayında Xızır’ı karşılamak için her yıl yapılan Xızır Qawutu Dersim ve birçok Alevi coğrafyasında önemli bir gelenektir.

“XIZIR AYINDA QAVUT YAPMAK GELENEĞİMİZDE HEP VAR”

Dersim merkeze bağlı Hawsik (Böğürtlen) köyü sakinleri Xızır ayı için kavut yaptılar.

Buğdayı yıkayıp ayıkladıktan sonra değirmen taşında öğüterek Kavut yaptıklarını belirten köylülerden Ayfer Ökdemir, “Hızır ayında Kavut yapmak geleneğimizde hep var. Cuma sabahı yapıyoruz ve köylüleri çağırıp birlikte yiyoruz. Buğdayı elediğimiz sırada altta kalan taneleri Cuma sabahı tuz serpip hayvanlara veriyoruz. Kimileri şerbetli yapıyor biz ise tuzlu yapıyoruz. Yağı da eritiyoruz, qawutun orta kısmını açıyoruz ve yağı döküp yiyoruz” dedi.

“BU YOL XIZIR’IN YOLUDUR”

Kürtçe konuşan köylü kadınlardan Karanfil Ökdemir ise şunları söyledi:

“Taşla sapının uyumlu olması gerekiyor. Bu Yol Xızır’ın yoludur, unutmayalım. İnsanlar orucunu tutsunlar, niyazını yapıp dağıtsınlar, iyi olur. Çünkü bu yol bizim yolumuzdur. Bırakmayalım. Xızır olduğu yerde duruyor, biz Xızır’ı bırakmışız.”

QAVUTUN YAPILMA AŞAMALARI

Hızır ayına ilişkin yapılan Hızır Qawutu’nun yapılma aşamaları şöyle:

Buğday önce sacda kızgın ateşle kavrulur. Kavrulan buğdaylar eski bir teknik olan taşlarla öğütülür ve sonra elekle elenir. Eleme işleminden sonra kimse el vurmayacak şekilde leğene bırakılarak Hızır beklenir. Eğer ev halkının kalbi temizse Hızır akşam eve gelip hazırlanan Qawuta (Kavut) dokunur. Ve sabah Hızır’ın geldiğini hisseden aile kurban keser.

Hızır’ın bir olduğuna ancak zorlu kış şartlarından dolayı Dersim’de tüm ilçe ve köylere ayrı ayrı gittiğine inanılır. Bu nedenle her ilçede üç farklı zamanda oruç tutulur.

Hızır orucunun son günü olan Perşembe kurbanlar kesilir ve komşulara zengin fakir ayırt edilmeden eşit şekilde dağıtılır. Ayrıca Perşembe günü lokmalar hazırlanır mezar ve ziyaretlere gidilir.

PİRHA/DERSİM

Elazığ Yıldızbağları Cemevinde Hızır Cemi yapıldı

0

PİRHA- Elazığ Cem ve Kültür Vakfı’na (El-Cem) bağlı faaliyet gösteren Yıldızbağları Cemevi’nde Hızır Cemi yapıldı. Cem erkanını Kureyşan Ocağı pirlerinden Cafer Yeşil ve Mahir Mailoğlu yürüttü. Zakirlerin deyiş ve nefesleriyle semah dönüldü.

Elazığ Cem ve Kültür Vakfı’na (El-Cem) bağlı faaliyet gösteren Yıldızbağları Cemevi’nde Hızır Cemi yapıldı. Cem erkanını Kureyşan Ocağı pirlerinden Cafer Yeşil ve Mahir Mailoğlu yürüttü.

Ceme katılan yurttaşlar zakirlerin Kürtçe ve Türkçe deyiş ve nefesleriyle semah döndüler. Cemin sonunda lokmalar pay edildi.

PİRHA/ELAZIĞ

Toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları sürüyor

0

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden sahasında yaşanan toprak kayması sonucu toprak altında kalan 9 işçiyi arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Toprak kaymasının olduğu esnada sahada bulunan 9 işçi gece gündüz arama çalışmaları yapılırken, Sosyal medyada iliç sayfaları toprak altında kaldığı düşünülen 8 kişinin fotoğrafını yayınladı. Toprak altında kalan 9 işçiye ulaşabilmek için çalışmalar aralıksız sürüyor. Yaklaşık 850 kişiden oluşan Arama kurtarma ekipleri çalışmalarına gündüz olduğu gibi akşam saatlerinde de devam ediyor.

KAYNAK Ajans Erzincan – 

Alevi kurumları Tunceli Cemevi için harekete geçti: Cemevi Diyanetin değil, Alevilerindir

0

PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Federasyonu, Tunceli Cemevinde yaşanan asimilasyon uygulamalarına ilişkin ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, Tunceli Cemevi’nin Dersim’deki Alevi toplumu için önemli bir ikrar evi olması gerektiği vurgulanarak, “Tunceli Cemevi Ali Ekber’in, devletin, Diyanetin değil Alevilerindir, Dersim halkınındır” denildi.

Ali Ekber Yurt’un başkanlığını yaptığı Tunceli Cemevi‘nin uzun bir süredir asimilasyon uygulamaları Alevilerin tepkisini çekiyor. Diyanet, AKP, MHP ile yakın diyaloglar içinde olan Cemevi yönetiminin artık değişmesi için Alevi kurumları harekete geçti.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Tunceli Cemevi’nde yaşanan sorunlara ilişkin bir ortak açıklama yaptı.

Ortak basın bildirisinde, Tunceli Cemevi’nin, Avrupa ve Türkiye’deki Alevi toplumunun ortak çabası ve katkılarıyla inşa edildiği belirtilerek, 2011 yılında gerçekleştirilen seçimlerin, Ali Ekber Yurt tarafından sahte üye kayıtları ve çeşitli entrikalarla manipüle edildiği, bu yolla cemevinin yönetiminin ele geçirildiği vurgulandı.

Açıklamada Ali Ekber Yurt’un, üye kaydını durdurduğu ve cemevinin kapılarını Alevi toplumunun dışındakilere açtığı, buna karşın Alevi inancına sırt çevirdiği ifade edildi.

Alevi kurumları ayrıca, cemevinin mülkiyetinin belediyeye ait olduğu ancak geçmişten günümüze kadar gelen belediye başkanlarının bu duruma müdahale etmediği, son günlerde yaşanan genel kurulun polis müdahalesiyle sabote edildiği ve cemevinin mahkeme kapılarına taşındığı kaydedildi.

“ALİ EKBER YURT YÜZÜNÜ DEVLET ERKİNE DÖNMÜŞTÜR”

Açıklamada şunlar kaydedildi:

Dersim’de Kutsal Mekanımız “Gole Çeto” üzerinde bulunan “Tunceli Cemevi” Avrupa ve Türkiye’deki Alevi “Yol” taliplerinin ortak emek ve katkılarıyla yapılmıştır. Fakat ne yazık ki Ali Ekber Yurt olarak bilinen şahıs, sahte imzalı üye yazımlarıyla, 2011’de yapılan seçimi çeşitli entrikalarla, devlet gücü ve mahkeme kararıyla adeta emek hırsızlığı ile ele geçirmiştir. O gün bu gündür, Ali Ekber Yurt, üye yazımını durdurmuş, bütün Hak’k Kelamı edenleri susturmuş veya üyelikten attırmış, yüzünü devlet erkine dönmüş, bir devlet kurumuna da müdür olmuş, ocağına, ikrarına, inancına, itikâtına arkasını dönmüş, cemevinin kapısını Alevilerden başka herkese açık tutmuştur.
Arsa ve dolayısıyla bina mülkiyeti belediyeye ait olmasına rağmen, nedense gelen-giden başkanlar da herhangi bir girişimde bulunup cemevimizi bu işgalden kurtarmamışlardır.

“CEMEVİ, DEVLETİN-DİYANETİN DEĞİL DERSİM HALKININDIR”

Geçen günlerde yapılan genel kurul, polis müdahalesiyle sabote edilerek, inanç mekanımız-dergâhımız, Yol’umuza hiç yakışmayan bir tavırla tekrar mahkeme kapılarına taşınmıştır.

Bizler Avrupa’da bulunan Yol hizmetkârı, Ocak Pirleri ve Tunceli Cemevi’nin yapımındaki emektarları olarak, “Yolumuza uygun bir çözüm önerisiyle, bütün ocak pirlerinden rızalıkla oluşan bir meclisin gözetiminde üye kayıt işleminin yeniden titizlikle ve hakkaniyetli yapılmasını, cemevindeki, inançsal hizmetlerin de bu kurulacak Ocaklar Meclisi’nin gözetim, denetim ve yetkisinde olmasını temenni ve talep ediyoruz.

Tunceli Cemevi Ali Ekber’in, devletin, Diyanetin değil Alevilerindir, Dersim halkınındır. Lütfen, elinizi hem inancımızdan hem dergâhlarımızdan çekiniz. İnancımıza, ikrarımıza, dergahımıza sahip çıkacağız! Emeğimizi gaspçılara, cemevimizi işgalcilere bırakmayacağız!”

PİRHA/İSTANBUL

Muhabirimiz Nuray Atmaca serbest bırakıldı

0

PİRHA- Dersim’de ifadesi alınmak üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldıktan sonra gözaltına alınan Dersim muhabirimiz Nuray Atmaca serbest bırakıldı. 

Dersim’de ifadesi alınmak üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrılan PİRHA Dersim Muhabiri Nuray Atmaca, ifadesinin alınmasından sonra gözaltına alındı. Atmaca daha sonra serbest bırakıldı.

PİRHA/DERSİM

İLGİLİ HABERLER

> PİRHA Dersim Muhabiri Nuray Atmaca gözaltına alındı

İstanbul’da Çalık Holding önünde eylem: İliç, büyük bir felakete yol açacak

0

PİRHA-Ekoloji ve emek örgütleri, İstanbul’da Çalık Holding önünde açıklama yaparak İliç’te yaşanan felakete tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Çöpler Altın Madeni ve Anagold şirketi acilen kapatılmalıdır. Suça ortak olan tüm kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma açılmalıdır” denildi.

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’ni faciasında 9 işçinin toprak altında kaldığı belirtilirken, altın madeninin çıkarılması için kullanılan siyanür başta olmak üzere bir çok kimyasal toprağa karşıtı.

Ekoloji ve emek örgütleri, İstanbul’da Çalık Holding önünde açıklama yaparak, yaşanan felakete tepki gösterdi.

Açıklamada, “Kaza değil katliam, İliç ölüm madeni kapatılsın’ pankartı açıldı. Basın açıklamasını Göksel Ezelkök okudu. Açıklamada, ‘Katil Çalık İliç’ten Defol’, ‘madenler ölüm saçıyor doğa mücadeleye çağırıyor’ dövizleri açıldı.

“SİYASİ İKTİDARDA GÖÇÜK ALTINDA KALMIŞTIR”

Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’nde göçük altında sadece işçilerin değil aynı zamanda siyasi iktidarın da kaldığını belirten Göksel Ezelkök, “Siyasi iktidar ÇED olumlu kararları, kapasite artışının kabulü, milyonlarca dolar vergi indirimi ile SSR Mining ve ortağı Çalık Grubunun vahşi madenciliği sürdürmesine göz yumdu. Zehirli kimyasallar içeren milyonlarca ton atığın çökmesi sonucu çalışan işçiler göçük altında kaldı. Kaç canın göçük altında olduğunu, ne kadar alanın zehirlendiğini bilmiyoruz. Siyanür ve toksik kimyasallarla koca bir Fırat havzası ve Fırat’ın ulaştığı tüm uluslararası sular tehdit altında. Ekokırıma yol açan facianın sonuçları, kamu yararı gözetmesi gereken kurum ve temsilcilerince ısrarla halktan gizleniyor. Yaşanılan tartışmasız ekokırım olup doğaya, tüm canlılara ve insanlığa karşı kasıtlı olarak işlenmiş bir suçtur. Çöpler Altın Madeni ve Anagold şirketi acilen kapatılmalıdır. Suça ortak olan tüm kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma açılmalıdır” dedi.

“SORUMLULARDAN HESAP SORMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin her tarafında ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Polen Ekoloji Kolektifi Üyesi Cemil Aksu ise “İliç, Çernobil gibi sınırları aşacak ve büyük bir felakete yol açacak. Yaşanan katliam sadece toprak kayması ve 9 işçi yaşamını yitirdi denilerek örtülemez. Türkiye’de yaşam alanlarımızın büyük çoğunluğuna maden ruhsatları verilmiş durumda o yüzden sorumlulardan hesap sormamız gerekiyor” diye belirtti.

“İLİÇ’TE YAŞANAN İKİNCİ BİR ÇERNOBİLDİR”

İliç’teki tehlikeyi herkesin haykırdığını söyleyen DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen, “Bugün bir kez daha haykırıyoruz, bu sadece İliç’in meselesi değil. İliç’te yaşanan ikinci bir Çernobildir. Bir an önce bütün sorumlular ekokırım suçlamasıyla yargılanmalıdır” diye konuştu.

Açıklama, ‘Katil Çalık İliç’ten defol’ sloganlarıyla sona erdi.

Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

İliç’teki madenlere karşı mücadele veren Sedat Cezayirlioğlu, gözaltına alındı

0

PİRHA- Erzincan, İliç’teki maden faaliyetlerine karşı çıkan ve facia sonrası köyüne alınmayan Sedat Cezayirlioğlu gözaltına alındı.

Erzincan, İliç’teki maden faaliyetlerine karşı çıkan ve facia sonrası köyüne alınmayan Sedat Cezayirlioğlu gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor…

PİRHA/DERSİM

Pir Sultan Abdal’ın soyundan olan torunu Mehmet Çelebi Hakk’a yürüdü

0

PİRHA- Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Hacılı köyünde, Pir Sultan Abdal’ın soyundan olan torunu Mehmet Çelebi Hakk’a yürüdü. Söyleşilerinin birinde Pir Çelebi, “Pir Sultanları örnek alarak haksızlıklara karşı durmalıyız, tıpkı Hz. Hüseyin gibi” demişti.

Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Hacılı köyünde, Pir Sultan Abdal’ın soyundan olan torunu Mehmet Çelebi Hakk’a yürüdü.

Pir Sultan Abdal’ın 600-700 yıllık evinin kapılarını yaşamı boyunca açık tutan ve insanların buraya ulaşmasını sağlayan Pir Çelebi, bir söyleşisinde, “Pir Sultan Abdal, burada evlenir ve çocukları olur, oğullarından biri olan Seyid Ahmet benim dedemdir” demişti.

Pir Mehmet Çelebi bir de şu öğüdü vermişti: Pir Sultanları örnek alarak haksızlıklara karşı durmalıyız, tıpkı Hz. Hüseyin gibi.

PİRHA/DERSİM

Fırat, Meclis’te hükümete seslendi: Alevilere hakim inancı dayatmayın!-

0

PİRHA – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Alevilere rağmen Alevi inancının tanımlanmaya çalışıldığını söyleyerek, “Bu ayrıştırma ve toplumu manipüle yöntemlerinize karşı her zaman her yerde mücadele etmeye çalışacağız. Tüm bu kötülüklere karşı darda kalanların yardımına koşarak kurtarıcı olan Hızır’ı candan çağırmaya devam edeceğiz” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis Genel Kurulu’nda Hızır ayı ve Alevilerin sorunlarına dair konuştu.

“ALEVİ KÖYLERİNE HİZMETLER GİTMİYOR”

Fırat, Alevi köylerine hizmet gitmediğini belirterek “Gittiğimiz yerlerde yolları olmayan, olsa da yolları kötü, bakımsız, çamurlu olan bir yer varsa bilin ki orası Alevi köyüdür. Su, elektrik, sağlık gibi alt sorunları varsa tartışmasız orası bir Alevi köyüdür” dedi.

Fırat, şunları ekledi:

“Yıllardır bu gibi haksızlıklara karşı mücadele eden bizleriz. Ancak uzay çağına girdiğimizi dillendirdiğimiz bu yüzyılda da ayrımcılıklar maalesef devam etmektedir. Tokat, Erzincan, Erzurum, Bingöl, Dersim ve birçok yörelerde özellikle bu hizmetlerin götürülmediğini acı bir şekilde görüyoruz.”

“ALEVİLER HAPİSHANEDE KENDİ İNANÇ ÖNDERLERİYLE GÖRÜŞEMİYOR”

Türkiye’de ayrımcılık ve nefret uygulamalarının devam ettiğini kaydeden Fırat, “İnancımız hala tanınmıyor. Mahkeme kararlarına uyulmuyor. Alevilere karşı toplumdaki, kamudaki baskı, şiddet ve nefret söylemleri cezasız kalıyor”dedi.

Hapishanelerde de durumun farklı olmadığını belirten Fırat, “İsteyen hükümlü çeşitli din görevlileriyle görüşürken, Aleviler maalesef kendi inanç önderleriyle görüşemiyorlar”diye konuştu.

“ALEVİ TOPLUMUNA HAKİM İNANCI DAYATMAYA DEVAM ETMEYİN”

Fırat, Alevi toplumuna, hakim inancın dayatılmaya çalıştığını da vurgulayarak şu taleplerde bulundu:

“Türkiye’de Aleviler hala var olma mücadelesi veriyor. Alevilerin cem ibadethaneleri kabul görmüyor. Bu anlamıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar hala uygulanmıyor. Bu anlayış cemevlerine ibadethane statüsü tanımadığı gibi aksi takdirde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurarak sorunları kangren haline getiriyor. Biz diyoruz ki Alevi toplumuna hakim inancı dayatmaya devam etmeyin. Hacıbektaş Veli Dergahı vb. olmak üzere Alevi mekanlarını Alevilere teslim edin. Madımak’ın utanç müzesi olmasının önünü açın.”

“ALEVİLER LÜTUF İSTEMİYOR”

Alevilere rağmen Alevi inancının tanımlanmaya çalışıldığını söyleyen Fırat, Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarının kesintisiz sürdürüldüğüne, Alevi köylerine giden yolların yapılmadığına ve alt yapı sorunlarının çözülmediğine dikkat çekerek şunları dile getirdi:

“Cemevlerimiz halkımızın cenazelerinin kaldırıldığı lokmalarının dağıtıldığı mekanlardır. Sosyal, kültürel birçok faaliyetin gerçekleştirildiği alanlardır. Ama hala sayamayacağım kadar da sorunları ve ihtiyaçları vardır. Kentlerdeki birçok cemevimiz hala belediyelerdeki kiracı konumundaki altyapı sorunlarıyla yoğun bir şekilde boğuşuyor. Zaman zaman yerel yönetimlerin yaptığı bazı hizmetler de lütufmuş gibi sunulmaktadır. Aleviler lütuf istemiyor. Anayasadan doğan hakkını, inancını özgürce yaşamak istiyor. Bütün bu sorunlar iktidarın dolayısıyla devletin, Alevilerin haklarını Anayasal güvence altına almamasından ve gerekli yasal düzenlemeleri yapmamasından kaynaklanıyor.”

“EĞİTİM ÖĞRETİM DAHA DA DİNSELLEŞTİRİLİYOR”

Fırat, okullarda çocuklara şeytan taşlama ritüeli yaptırıldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Zorunlu din derslerinin kaldırılmaması bir yana üstüne yeniler ekleniyor. ÇEDES gibi projelerle eğitim-öğretim daha da dinselleştiriliyor. İktidar bireyin cesaretine, fikirlerine sınırlar çizerek toplumların değerlerini bir diğerine karşıtmış gibi sunuyor, düşmanlaştırıyor. Hayatı yaşanmaz kılarak toplumu insani değerlerden daha da uzaklaştırıyor. Bu ayrıştırma ve toplumu manipüle yöntemlerinize karşı her zaman her yerde mücadele etmeye çalışacağız. Tüm bu kötülüklere karşı darda kalanların yardımına koşarak kurtarıcı olan Hızır’ı candan çağırmaya devam edeceğiz.”

PİRHA/ANKARA

Erzincan’da Yaşanan Felaketin Ardından Uzmanlar Uyardı! Türkiye’de Bu 18 İlçede Daha Siyanürle Arama Yapılıyor

0

Erzincan İliç’de yaşanan maden faciası sonrası siyanürlü toprağın Fırat Nehri’ne karışabileceği iddia edilmişti. Uzmanlar, Türkiye’de halihazırda 18 ilçede daha siyanürlü arama faaliyetinin sürdüğünü belirtirken, bu ilçelerde yaşayan vatandaşlara uyarılarda bulundu.Bugün saat 14.00 sularında Erzincan‘ın İliç ilçesinde altın maden arama sahasında yaşanan göçük, siyanürlü toprağın çok sayıda işçinin üzerine düşmesine neden olmuştu.

Saatlerdir 400 kişiyle sürdürülen arama çalışmalarına rağmen 9 işçiden haber alınamazken, bölgede yaşayan insanlar siyanürlü toprağın çevrede yaşatabileceği tahribat nedeniyle paniğe kapıldı.TÜRKİYE’DE 18 İLÇEDE DAHA SİYANÜRLE MADEN ARAMASI YAPILIYOR

İliç’de yaşanan facia sonrasında siyanürlü toprağın yoğun şekilde hareket ettiği gözlenirken, bölgede yaşayan insanlar için tehdit olabilecek bu durumun ardından uzmanlar, Türkiye’de farklı ilçeler için de uyarıda bulundu.

İşte siyanürle arama yapılan maden sahaları ve ilçeler:

Kayseri: Himmetdere, Kaş ve Öksür

İzmir: Ovacık, Çukuralan ve Efem Çukuru

Manisa: Sart

Uşak: Kışladağ

Gümüşhane: Mastra ve Yıldızbakır

Balıkesir: Kızıltepe ve İvrindiEskişehir: Kaymaz

Niğde: Bolkardağ

Ordu: Fatsa

Sivas: Bakırtepe

Konya: İnlice

Çanakkale: Lapseki